Şına nedir, Şına ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

1.Tekerleğin demir çemberi. 2.Tekerleğin demir çemberi ile tekerlek arasına çakılan taban demiri.

Kelep.

Odun yarmayı kolaylaştıran çivi.

Tekerlek çemberi.

Teknik terim anlamı:

Araba tekerlerindeki demir çember.

Şına ile ilgili Cümleler

  • Ali şınav çekiyor.
  • Her gün kaç tane şınav çekersin?
  • O, üç dakikada 100 şınav çekti.
  • Vin Diesel şınav çekerken kendini yukarıya çekmez, dünyayı aşağıya iter.
  • O, her sabah yirmi şınav çeker.
  • Ali her gün otuz şınav çeker.
  • Ali yirmi şınav yaptı.

Şına ile ilgili Atasözü veya Deyim

şınav çekmek : şınav hareketini yapmak.

Şına anlamı, kısaca tanımı

Şına demiri : Tekerleğin demir çemberi

Şınabat : İçinde üzüm ezilen büyük tekne.

Şınaçekmek : Araba tekerine şına takmak. (Aksaray Niğde.).

Şınaetli : Nazlı.

Şınana : İdare lambası.

Şınanay : İdare lambası. Hoppa kadın.

Şınav : Yüzüstü yere uzanılıp eller omuz açıklığında yere dayalı bir biçimde, ayak parmakları üzerinde, bel ve dizler bükülmeden dirseklerin yukarı aşağı doğru indirilip kaldırılmasıyla yapılan bir beden hareketi.

Şınavar : Büyük tekne.

Şınavat : Araba tekerleğine taban demirini geçirme işi. Altı dar, üstü geniş, dışında demir çember bulunan, tahtadan yapılmış büyük küfe: Üzüm taşımıya şınavat al, üzümün suyu akıp gitmez. Üzüm çiğneme teknesi.

 

Şınavıt : Büyük tekne.

Şınavut : Açgözlü, her gördüğünü isteyen. Açgözlü.

Odun yarma : Eller yukarıda kenetli açık duruşta, gövdenin hızla öne bükülerek yaylandırılmasıyla biçimlenen esnetme alıştırması.

Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.

Tekerler : Bursa ilinde, Büyükorhan belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Çemberi : Kadın başörtüsü, yemeni, yazma.

Demiri : Gri. Bu renkte olan.

Çember : Merkez denilen sabit bir noktadan aynı uzaklık ve düzlemdeki noktalar kümesinin oluşturduğu kapalı eğri. Yazma, yemeni, başörtüsü. Basketbolda içinden topun geçmesiyle sayı kazanılan ağlı demir halka. Aşılması, çözümü güç durum. Çocukların çevirip arkasından koştukları tekerlek biçiminde oyuncak. Bu biçime getirilmiş katı cisimlerin çevresi. Sandık, denk, fıçı vb.nin dağılmaması için üzerlerine geçirilen dayanıklı bir cisimden kuşak.

Araba : Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.

Teker : Tekerlek. Cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü. Bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi. İnce ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça. Tekerlek biçimde olan.

Kolay : Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç ve zor karşıtı. Kolaylık. Kolayca, sıkıntısız bir biçimde, basitçe.

Diğer dillerde Şeytantükürükleri anlamı nedir?

İngilizce'de Şeytantükürükleri ne demek ? : spittlebugs