Şaka nedir, Şaka ne demek

Şaka; Yazın alanında kullanılan bir kelimedir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Güldürmek, eğlendirmek amacıyla karşısındakini kırmadan yapılan hareket veya söylenen söz, latife

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İri ve güzel aşık.

İri bulgur.

Dörtte bir.

Şaka, bk. şakka// şaka şenlik: bk. yanğur yunğur.

Teknik terim anlamı:

Güldürmek amacıyla, birilerini kırmaksızın şaşırtmak ya da aldatmak için söylenen söz, koşuk. bk. takılma.

Şaka ile ilgili Cümleler

  • “Şaka ettiğini ama şakanın tadını kaçırdığını söylüyordu.”
  • O ona şaka yollu sordu: "Henüz nasıl araba süreceğini öğrenmedin mi?"
  • Şakadan hiç anlamaz.
  • O şakalarla beni kızdırma.
  • Bazı insanlar onun şakalarına güler ama diğerleri gülmez.
  • Şaka yaptığımı mı düşünüyorsun?
  • Şaka yapıyor gibi mi görünüyorum?
  • “Kalbinin yırtıldığını, kilitlenen çenelerinin çatırdadığını, şakaklarının attığını duyardı.”
  • Şaka yapmıyorsunuz!
  • “Ben o eski adam değilim, şakaklarım nasıl beyazlanmış, görmüyor musun?”
  • Şaka yapma lütfen!
  • “Bizim oralılar şakacıdırlar, şaka kaldırırlar.”
  • Şaka yapmayı bırak.
  • Bay Smith her zaman derslerine bir şaka ile başlar.
  • “Geçen gün, şaka maka derken az daha kavga ediyorduk bu yüzden.”
  • “Şakaya getirip söyledim, latife ediyordum.”
  • “Mustafa Kemal Paşa, bu isteği ilk önce şakaya alarak şöyle cevaplandırmıştı.”
  • Sözlerimi şakaya aldı.
  • “Rica ederim gülmeyiniz, iş pek naziktir, şaka götürmez.”
  • “Bu gayretin boşluğunu anlayarak işi şakaya dökmeye başlıyor.”
  • Lütfen şaka yapmayı bırak.
  • “Öyle zannedildiği gibi şakaya gelecek bir adam olmadığını göstermek için bu, ne güzel bir fırsattı!”
  • “Kaç kez şakaya sığınıp benzer yanıtlar vermişti.”
  • Kime şaka yapıyoruz?
 

Şaka ile ilgili Atasözü veya Deyim

iki eli şakaklarında düşünmek : derin derin düşünmek.

işi şakaya dökmek : ciddi başlayan bir sözü veya davranışı şakaya çevirmek.

şaka etmek : bir kimseye eğlenmek amacıyla takılmak.

şaka gibi gelmek : bir türlü inanamamak.

şaka götürmemek : bir durum veya iş hafifsemeye, dikkatsizliğe gelmemek şakadan hoşlanmamak.

şaka kaldırmak : şakaya dayanmak, katlanmak.

şaka maka derken : “işi ciddiye almadık ama” anlamında kullanılan bir söz.

şaka söylemek : bir şeyi, şaka yapmış olmak için söylemek.

şaka yapmak : şaka niteliğinde bir şey yapmak veya söylemek.

şakakları ağarmak (veya beyazlanmak) : yaşlanmak.

şakakları atmak : çok sinirlenmek.

şakası yok : “hatır gönül tanımaz, gerekeni yapar” anlamında kullanılan bir söz.

şakaya almak : söylenilen gerçek sözü şaka gibi kabul etmek.

şakaya gelmek : şakaya katlanır olmak.

şakaya gelmemek : şakaya dayanamamak hafifsemeye, savsaklamaya gelmemek.

şakaya getirmek : ciddi bir şeyi açıktan açığa söyleyemeyip şaka görünümü vererek söylemek.

şakaya sığınmak : şakaya vurmak.

şakaya vurmak : ciddi bir söz veya davranışı şaka yoluyla geçiştirmek.

 

Şaka kısaca anlamı, tanımı

Kızıl şaka : Çok ileri götürülen şaka

Şakak : Göz, alın ve yanak arasında, elmacık kemiğinin üstünde bulunan çukurumsu bölge.

Şakak kemiği : Neurocranium’un kısmen yan, kısmen de alt kısmının oluşumuna katılıp art kafa, kamamsı, alın ve duvar kemiğiyle sınırlanmış olan kemik, os temporale.

Şakak kemikleri : Kafatasının yanlarında bulunan ve birkaç parçadan meydana gelen bir çift kemik. Temporal kemikler. (karşılık: temporal kemikler),Kafatasının yanlarında bulunan ve birkaç parçadan meydana gelen bir çift kemik.

Şakak parası : Boyna, başa takılan para.

Şakak yolu : Şakak kemiğiyle duvar kemiğinin oluşturdukları yol, meatus temporalis.

Şakakul : Tekesakalı da denilen bitkinin yenilebilen, ak, tatlı, gevrek kökü.

Şakalak : Küçük kavun, kelek. Büyük, iri, yuvarlak: Şakalak üzüm. Davranışlarında çekingen olmayan, atak kimse. 20 cm. kadar uzunluğu olan mısır sapının her iki yanından onar cm.'lik birer bölümün kesilmesiyle yapılan, sallandıkça "şak şak..." diye ses çıkaran çocuk oyuncağı. [Bakınız: şakıldak]. Kullanıldığı yerler: Başkışla Karaman Konya, Özgüney Yalvaç Isparta.

Şakalamak : Yarmak, bölmek.

Şakalanmak : İkiye ayrılmak, parçalanmak.

Şakalaşabilme : Şakalaşabilmek işi.

Şakalaşabilmek : Şakalaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Şakaloğlu : Erzincan şehrinde, Çatalçam nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Şakama : Güneşin en kızgın durumu.

Şakaman : Alçak gönüllü. Şakacı.

Şakar : Şen, şakrak. Şen, neşeli, şakrak. Yiğit, cesur.

Şakata : Hırçın, yaramaz.

Şakatur : Eriğe benzeyen, olgunlaştığında sarı renkli, mayhoş bir meyve.

Şakayı kakaya çevirmek : Şakayken kaka olmak.

Şakayıkgiller : Yaprakları bileşik ve almaşlı dizilişli, çanak ve taç yaprakları beş parçalı, erkek organları çok sayıda ve sarmal dizilişli, meyve kabuğu etli olan, ülkemizde 6 türü bulunan, çok yıllık, otsu ya da çalımsı bitkiler.

Şakayken kaka olmak : El ve dil ile yapılan şakadan, hoş olmayan bir sonuç veya kavga çıkmak.

Ağız şakası : Sözle yapılmış olan şaka, dil şakası.

Dil şakası : Ağız şakası.

El şakası : Elle yapılmış olan şaka.

Eli şakağında : Düşünceli, kaygılı olan (kimse).

Eşek şakası : Başka birine yapılmış olan ağır şaka.

Kamera şakası : İzleyenleri eğlendirmek amacıyla, önceden hazırlanan bir oyunun, gizli bir yere konmuş kamera aracılığıyla, habersiz kişiler tarafından oynanması.

Nisan bir şakası : Nisan bir.

Soğuk şaka : Hoş karşılanmayan, yersiz nükte veya sözle yapılmış olan şaka.

Şaka maka : Önemsemeyerek. Farkında olmadan.

Şaka yollu : Ciddi bir şeye şaka görünümü vererek.

Şakacı : Şaka yapmasını seven, şakalaşmadan hoşlanan, latifeci.

Şakacıktan : Şakadan.

Şakacılık : Şakacı olma durumu.

Şakadan : Şaka olarak, şaka diye, şakacıktan, mahsus.

Şakalaşma : Şakalaşmak işi.

Şakalaşmak : Karşılıklı olarak şaka etmek, şaka yapmak.

Şakasız : Şaka yapmaksızın, ciddi olarak.

Şakayık : Düğün çiçeğigillerden, çiçekleri türlü renkte, çok yıllık güzel bir süs bitkisi (Paeonia mascula).

Diğer dillerde Şaka anlamı nedir?

Osmanlıca Şaka : latife, ç.letaif