Şekil nedir, Şekil ne demek

Şekil; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Şekil" ile ilgili cümleler

  • "Geometrik şekil."
  • "Yönetim şekli."
  • "Bu şekilde hareket etmek doğru değildir."
  • "Yalnızlığın şekilleri vardır, kimsesiz bir yerde yalnızlık, sosyete ve kalabalık içinde yalnızlık." - R. N. Güntekin
  • "Bu kitapta birçok şekil var."
  • "Ne yapıp yapmış bu havai konuşmayı bir röportaj şekline sokmak yolunu bulmuştu." - Y. K. Karaosmanoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Dayak.

Fotoğraf

Resim, fotoğraf

Hukuki terim anlamı:

biçim. ~ noksânı: biçim bozukluğu.

Orta Öğretim alanındaki anlamı:

[Bakınız: biçim]

Bilimsel terim anlamı:

Bir kelimenin veya bir sözün gramer bakımından dış görünüşü. bk. Eksiksiz, Eksikli, Bulaşma, Derli gekil. Tüm ve İndirimli şekiller için de bk. İndirim.

İngilizce'de Şekil ne demek? Şekil ingilizcesi nedir?:

figure, shape

Fransızca'da Şekil ne demek?:

forme

Şekil tanımı, anlamı:

Şekil almak : Belli bir biçime girmek, biçimlenmek, şekillenmek.

Şekil ve şemail : Görünüş.

 

Şekil vermek : Belirli bir biçime girmesini sağlamak, biçimlendirmek, şekillendirmek.

Şekle sokmak : Herhangi bir biçimde sonuca ulaştırmak. uygun bir biçime girmesini sağlamak.

Şekil bilgisi : Yapı bilgisi.

Şekil değiştirme : Dönüşüm.

Benzer şekiller : Kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte karşılıklı açıları eşit olan şekiller.

Yüzey şekilleri : Engebe.

Şekilci : Biçimci. Bürokrat.

Şekilci olmak : Belli biçimler, kalıplar dışına çıkamamak.

Şekilcilik : Biçimcilik.

Şekildaş : Biçimleri aynı olanlardan her biri.

Şekillendirme : Biçimlendirme.

Şekillendirmek : Biçimlendirmek.

Şekillenme : Biçimlenme.

Şekillenmek : Biçimlenmek.

Şekilli : Şekli olan.

Şekilperest : Biçimci.

Şekilsiz : Biçimi bozuk. Belirli biçimi olmayan.

Şekilsizlik : Şekilsiz olma durumu, biçimsizlik.

İki şekilli : Birbirinden farklı iki biçimde billurlaşan.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Tarz. Herhangi bir şeyin benzeri. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl.

 

Açıklama : Açıklamak işi, izah.

Resim : Açık gösterge, kesin sonuç. Fotoğraf. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Tören. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç.

Çizim : Çizilerek oluşturulmuş biçim. Çizme işi. Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Tutum : Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi. Tutulan yol, tavır.

Tarz : Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi. Biçim, yol. Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept.

Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Gidiş çabukluğu, hız. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Kez, defa. Yolculuk. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Kumaşta bulunan çizgi. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Gaye, uğur, maksat. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi.

Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Beraber. Tek. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Sadece.

Kuruluş : Yapı, yapılış, bünye. Kurulma işi. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis. Kasılma.

Anlatım : Bir duyguyu, bir düşünceyi, bir konuyu söz veya yazı ile bildirme, ifade. Anlatma işi.

Şekil ile ilgili Cümleler

  • Amerika'ya getirildikten sonra babam İngilizceyi akıcı şekilde konuşuyor.
  • Benim neslimin insanlarının hepsi bu konuda aynı şekilde düşünüyor.
  • Seni seviyorum ama o şekilde değil.
  • Böyle aceleyle nereye gidiyorsun? Bizim bol zamanımız var, bu nedenle güvenli bir şekilde sür.
  • Birbirimize karşı ciddi şekilde konuştuk.
  • Şekil çok önemlidir.
  • Ali uygun şekilde Fransızca konuşmuyor.
  • O korkunç bir şekilde yanlış olurdu.

Diğer dillerde Şekil anlamı nedir?

İngilizce'de Şekil ne demek? : n. form, shape, figure, contour, face, image, modality, mold, mould, semblance, turn, wise

pref. morpho

Fransızca'da Şekil : forme [la], figure [la], mode [le], façon [la]

Almanca'da Şekil : n. Fasson, Figur, Form, Gestalt, Gestaltung, Passform

Rusça'da Şekil : n. форма (F), вид (M), рисунок (M), фигура (F), схема (F), диаграмма (F), план (M)