Şeref nedir, Şeref ne demek

Şeref; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Şeref" ile ilgili cümleler

  • "Kolay şöhret, güç sanatın şerefini daima kıskanmıştır." - F. R. Atay
  • "İnsanın şerefi. Yurdun şerefi."

Şeref isminin anlamı, Şeref ne demek:

Erkek ismi olarak; Büyüklük, ululuk, üstünlük. Kız ismi olarak; Büyüklük, ululuk, üstünlük.

Şeref tanımı, anlamı:

Şeref vermek : Onurlandırmak, şereflendirmek.

Şerefe : İçki içilirken kadeh kaldırarak karşısındakine değer verildiğini belirtmek için söylenen söz, sağlığına veya sağlığınıza.

Şeref kıtası : Devlet başkanlarının, yüksek aşamada devlet adamları ve kumandanlarının karşılanma ve uğurlanmalarında hazır bulunan tören kıtası.

Şeref konuğu : Bir toplantı, davet, balo vb.ne çağrılan konuklar arasında kendisine ayrıcalık tanınan, en çok değer ve önem verilen kişi, şeref misafiri.

Şeref locası : Tiyatro, sinema vb. yerlerde şeref konuklarına ayrılan özel loca.

Şeref misafiri : Şeref konuğu.

Şeref salonu : Havaalanı, saray vb. büyük yapılarda kral, başkan gibi kişilerin oturdukları veya önemli törenlerin, karşılamaların yapıldığı yer.

Şeref sözü : Namus sözü.

 

Şeref tribünü : Stadyum, hipodrom vb. açık seyir yerlerinde devlet başkanlarına, yüksek makamlardaki devlet adamlarına, komutanlara ve kulüp yöneticileri ile diğer yetkili kişilere ayrılmış özel koltuklu bölüm.

Şeref üyesi : Onur üyesi.

Şeref yeri : Bir toplantıda, özel saygı gösterilen kimse için ayrılmış yer.

Şerefiye : Bir yer bayındır duruma getirildiğinde çevrede bulunan mülklerin değeri arttığından, sahiplerinden belediyece alınan para. Kooperatiflerde üst katlardaki evlerin veya caddeye bakan evlerin sahiplerinden alınan fazla ücret.

Şereflendirme : Şereflendirmek işi, onurlandırma.

Şereflendirmek : Kendisine saygı duyulan bir kimse, bir yere gelerek oradakileri mutlu etmek, onurlandırmak.

Şereflenme : Şereflenmek işi, onurlanma, teşerrüf.

Şereflenmek : Onurlanmak, teşerrüf etmek.

Şerefli : Onurlu.

Şereflikoçhisar : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Şereflilik : Şerefli olma durumu.

Şerefsiz : Şereften yoksun olan, onursuz.

Şerefsizlik : Şerefsiz olma, şerefini koruyamama durumu, onursuzluk.

Şerefyap : Şeref kazanan (kimse).

Şerefyap olmak : Onur kazanmak.

Başkası : Diğer bir kişi, herhangi bir kimse, diğeri, ötekisi.

Saygın : Saygı gören, sayılan, hatırlı, itibarlı, muteber.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Değer : Bir ulusun sahip olduğu sosyal, kültürel, ekonomik ve bilimsel değerlerini kapsayan maddi ve manevi ögelerin bütünü. Üstün nitelik, meziyet, kıymet. Üstün, yararlı nitelikleri olan kimse. Bir değişkenin veya bilinmeyenin sayı ile anlatımı. Bir şeyin para ile ölçülebilen karşılığı, bedel, kıymet, paha, valör. Bir şeyin önemini belirlemeye yarayan soyut ölçü, bir şeyin değdiği karşılık, kıymet. Kişinin isteyen, gereksinim duyan bir varlık olarak nesne ile bağlantısında beliren şey.

 

Onur : Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis.

Toplum : Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet. Topluluk.

Şöhret : Tanınmış, ünlü kimse. Ün.

İyi : İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Esen, sağlıklı. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Bol, çok, aşırı. Doğru olan. Yerinde, uygun. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Yeterli, yetecek miktarda olan. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren.

Şeref ile ilgili Cümleler

  • Bu şeref kime ait olacak?
  • Şerefsizlik ve ahlaksızlıkta senin üstüne tanımıyorum.
  • Tom, fizik öğretmeni ve sizin gibi şerefsizlere yardım etmeyecek.
  • Çok şerefli hissediyorum.
  • Şerefsizlikten önce ölüm!
  • Şerefe! İyi sağlığa!
  • Şerefinle bırak sana saat ve şilt hediye edilecektir.
  • Şerefin kadar konuş desem, sonsuza dek susacak insanlar tanıyorum!
  • Şerefe!
  • Yakaladın mı o şerefsizi?
  • En ön sırada oturma şerefine nail oldum.
  • Şerefin olsaydı beni ihanetle suçlayıp iftira atmazdın.
  • O şerefsiz.
  • O şerefsizdir.

Diğer dillerde Şeref anlamı nedir?

İngilizce'de Şeref ne demek? : n. honor, laurels, honour [Brit.], dignity, glory, reputation, repute, flower, kudos, pride

Fransızca'da Şeref : honneur [le], réputation [la]

Almanca'da Şeref : n. Ehre, Ehrenhaftigkeit, Würde

Rusça'da Şeref : n. честь (F), достоинство (N), почет (M)