Şerit nedir, Şerit ne demek

Şerit; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Dar, uzun dokuma veya kumaş parçası.
  • Bir kara yolunda trafik çizgileri ile ayrılmış bölümlerden her biri.
  • Şeritgillerden, vücudu yassı, birbirine kenetlenmiş boğumları bulunan ve bazısı metrelerce boyda olan bir bağırsak asalağı, tenya, sığır tenyası, sığır şeridi, abdestbozan.
  • Dar, uzun kıyı parçası
  • Herhangi bir maddenin dar, düz, ince ve uzun parçası.

"Şerit" ile ilgili cümle

  • "Sol şerit geçişe ayrılmıştır."
  • "Deniz şeridi. Kara şeridi."
  • "Güzel bir şeritle künyemi göğsüme bağladım ve gittim." - F. R. Atay

Yerel Türkçe anlamı:

İp.

Kadınların boyunlarından göbeklerine dek taktıkları altın dizisi.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Koşut ve birbirine yakın iki çizgi arasında kalan alan parçası; tayfda birbirin yakın iki dalga boyu arasında kalan parça.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Bir Riesz uzayında, kendi altkümelerinin en küçük üst sınırlarını da içeren som altuzay.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

Kalınlığı 1 cm.den daha az, çok ince tabaka.

Bilimsel terim anlamı:

Genellikle pamuk ya da ipek ipliğinden dokunmuş, 1-2 cm. eninde kumaş. Döşemede kumaş kenarlarını örtmede kullanılır.

Şeritgiller sınıfından yassı solucanların ortak adı; tenya.

 

İnce uzun ve yassı olan metal parçalar.

Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk

Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk.

İngilizce'de Şerit ne demek? Şerit ingilizcesi nedir?:

tapeworm, ribbon, band, normal sub-space, strip, lamına

Fransızca'da Şerit ne demek?:

taenia ou ténia, ruban, ténia

Osmanlıca Şerit ne demek? Şerit Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

şerit

Şerit anlamı, kısaca tanımı:

Şerit değiştirmek : Trafikte hız durumuna ve yol şartlarına göre belirli kurallar içinde bir yol şeridinden diğerine geçmek.

Şerit balığı : Kurdele balığı.

Şerit ihlali : Trafikte kullanılması gereken şeritte değil de diğer şeritte gitme.

Şerit makarna : Uzun ve ince makarna.

Şerit metre : Bezden yapılmış, sarılmaya uygun metre.

Şerit perde : İçeriden görülmeksizin dışarıyı görmeyi sağlayan, şerit biçiminde metal veya plastik levhalardan yapılmış bir tür pencere kapama düzeni, jaluzi.

Manyetik şerit : Yüzeyinde manyetik kayıt yoluyla bilginin depolanabildiği bir mıknatıslanabilir kaplaması olan bir şerit.

Sağ şerit : Trafikte sağ tarafta yer alan yol çizgilerinin oluşturduğu bölüm.

Sol şerit : Trafikte yolun veya caddenin sol tarafında yer alan yol çizgilerinin oluşturduğu bölüm.

 

Daktilo şeridi : Daktilodaki harflerin kâğıt üzerine yazılmasını sağlayan karbonlu şerit.

Emniyet şeridi : Güvenlik şeridi.

Güvenlik şeridi : Otoyollarda kesiksiz çizgiyle belirlenen ve en sağ şeritte bulunan, acil durumlarda cankurtaran, itfaiye, polis vb. araçların gidebilmesi için ayrılmış yol bölümü, emniyet şeridi. Suç kanıtlarının kaybolmaması için güvenlik güçlerinin olay yerini çevirdiği şerit.

Sahil şeridi : Deniz kıyısı boyunca uzanan düzenli alan.

Sığır şeridi : Şerit.

Suşeridi : Su kamışıgillerden, şeridi andıran, 1 metreye kadar uzayabilen, yaprakları açık yeşil renkte sucul bir bitki (Sparmanaum).

Tırmanma şeridi : Kara yollarında, yokuşlarda ağır araçlara ayrılmış en sağdaki şerit.

Trafik şeridi : Taşıtların bir dizi hâlinde güvenle seyredebilmeleri için taşıt yolunun işaretle ayrılmış bir bölümü.

Şeritçi : Süs şeridi yapan veya satan kimse.

Şeritçilik : Şeritçinin işi.

Şeritgiller : Şeritler.

Şeritleme : Şeritlemek işi.

Şeritlemek : Şerit geçirmek, şeritle süslemek.

Şeritler : Vücutları şerit biçiminde ve parçalı olan, asalak olarak insan veya hayvanların bağırsaklarında yaşayan yassı solucanlar takımı, şeritgiller.

Şeritli : Şeridi olan.

Şeritsiz : Şeridi olmayan.

Dokuma : Yapı, oluşum. Minder örtüsü, yatak kılıfı vb. için kullanılan ve boyalı pamuk ipliğinden dokunan bez. Tezgâhta dokunarak elde edilen (kumaş). Dokumak işi, tekstil. Kumaş olabilen, kumaş yapılabilen.

Kumaş : Varlığı ve kişiliği oluşturan nitelik veya malzeme. Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma.

Parça : Nesne. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül.

Kıyı : Kara ile suyun birleştiği yer. Kenar, periferi. Issız, tenha yer. Sahil.

Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

İnce : Taneleri ufak, iri karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Hafif, gücü az. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Trafik : Yoğunluk. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer.

Dar : Yurt. İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan, geniş ve bol karşıtı. Yetersiz. Güçlükle, ucu ucuna, ancak. Az, elverişsiz, sınırlı. İdam mahkûmlarını asmak için dikilen direk. Ev. Genişliği az veya yetersiz olan, ensiz, mikro. Sıkıntılı.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı olarak, derinlemesine.

Şerit ile ilgili Cümleler

  • Onların meyve taşımak için kullandıkları sepetler kamış şeritlerinden yapılır.
  • Şeritler yataydı.
  • Yaşam bir zebra gibidir; beyaz şerit, siyah şerit ve en sonunda popo.
  • Yolun iki şerite ayrıldığı bir yere geldik.
  • En sağdaki şerit yapım aşamasındadır.
  • Sinyal vermeden şerit değiştirmeyin.
  • Yolu bilen önündeki araca kızdı dönüş yapacaksa neden o şeritte ilerliyor diye fakat kendisi de U dönüşü yaptı.
  • Ödünç alabileceğim bir şerit metren var mı?

Diğer dillerde Şerit anlamı nedir?

İngilizce'de Şerit ne demek? : n. band, strip, cord, stripe, ribbon, tape, braid, lane, traffic lane, roadway, tapeworm, fascia, fillet, gut, lace, riband, strap, tab, welt, spline

Fransızca'da Şerit : cordon [le], ruban [le], bande [la], bandelette [la], bord [le], liséré [le], ténia [le]

Almanca'da Şerit : n. Band, Streifen, Bändel, Nestel, Borte, Biese

Rusça'da Şerit : n. лента (F), полоса (F), кайма (F), тесьма (F), оковка (F), пластинка (F), галун (M), лампас (M), нашивка (F), связка (F), цепень (M), солитер (M)