Burkitt lymphoma türkçesi Burkitt lymphoma nedir

  • Tropik bölgelerdeki insanların lenfoit hücrelerinde görülen ve epstein barr (eb, ebv) virüsü tarafından meydana getirilen bir kanser tipi.
  • Burkitt lenfoma.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Burkitt lymphoma ingilizcede ne demek, Burkitt lymphoma nerede nasıl kullanılır?

Lymphoma : Lenfositlerin neoplastik bozukluğu. Ak kan uru. Lenfom. Lenfoma. Lenfoyit doku kanseri. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Lenfoid dokudan gelişen herhangi bir tümör. kötücül lenfositlerin lenf yumrusu, dalak, karaciğer, kemik iliği gibi organlarda veya daha nadiren göz, deri veya sindirim kanalında çoğalması sonucu biçimlenen bir çeşit kötücül tümör, kötücül lenfom, lenfosarkom. sınıflandırılması baskın hücre tipine ve hücrelerin farklılaşma derecesine göre yapılır, kötücül lenfom, lenfosarkom. köpek ve kedilerde genellikle hiperkalsemiyle birlikte seyreder.

Burkitts lymphoma : İnsanlarda, başta ipek maymunu ve uzun kollu maymungiller olmak üzere maymunlarda çene, yüz veya karın içi lenf yumrularında gelişip hızla yayılan, en çok afrika’nın merkeze yakın bölgelerinde görülen bir çeşit kötücül lenfom, afrika lenfomu, burkitt tümörü. hastalığın nedeni olarak epstein-barr virüsü sorunlu tutulur. Burkitt lenfomu.

Burkitts tumor : Burkitt lenfomu. Burkitt tümörü.

 

Adenolymphoma : Adenolenfom. Epitel hücreleri ve lenfoid hücrelerden oluşan, tükürük bezinin kistik boşluklar içeren iyicil tümörü, kistadenom lenfozum, warthin tümörü.

African lymphoma : Burkitt lenfomu. Afrika lenfomu.

Epitheliotropic lymphoma : Epitel hücrelerine karşı afinite gösteren t lenfositlerden köken alan, düzensiz, büyük ve solgun lenfositlerin varlığıyla belirgin lenfoid doku tümörü. özellikle yaşlı köpeklerde nispeten yaygındır. Epiteliotropik lenfom.

İngilizce Burkitt lymphoma Türkçe anlamı, Burkitt lymphoma eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burkitt lymphoma ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Abiotic environment : Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Burkitt lymphoma synonyms : acacia, aardvark, a site, abacus bodies, abductor muscle, abo blood groups system.