Ağ nedir, Ağ ne demek

  • İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü.
  • Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke.
  • Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü
  • Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file.
  • Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık.
  • Tuzak.
  • Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

"Ağ" ile ilgili cümle

  • "Balık ağı. Tenis ağı."
  • "Onu, ağına düşmüş bir av gibi ne öldürdü ne ondurdu." - S. Ayverdi
  • "Cumhuriyetin onuncu yılında ülkemiz demir ağlarla örülmüştü."

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: ağartı]

Büyük kapılara, içerden kapatmak için takılan mandal.

Zehir.

Bez

Ağaç ve çalılarda yuva yapıp yaprak yiyen tırtıl.

Ara, iç: Ahmet nerde? Buralarda köyün ağında gezip durur.

Tırtıl.

Ay ağılı, hale.

Eklem, mafsal: Koyunun ön bacağı ağından kırılmış.

[Bakınız: ağu]

Tarlaları sınırlıyan dikenli ağaç, çit.

Başörtüsü, namazbezi, tülbent.

Göze inen perde, ak.

Süt, yoğurt, ayran ve benzeri ürünler.

Tel örgü.

Kaput bezi.

Don, pantolon ve benzeri nesnelerin iki paça arasındaki birleşme yeri.

Ak, beyaz.

Donun lâstik geçirilen, şalvarın bele gelen yeri.

Ak.

İlkbaharda, böceklerin meyva ağaçları üzerinde yaptıkları pamuk.

 

Tarla sınırı.

Biyoloji'deki anlamı:

Örümcek ağı.

Damarlar, sinirler ve bağ dokusu telleri ağı. Rete.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Birçok nokta ile bunlar arasındaki bağlantılarla gösterilebilen bir dizgeye ilişkin yapı. örn. karayolu ağı, bilişim aği.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Elektriksel erkeyi bir bölge içine dağıtan iletken örgüsü.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Beyaz ışığı renklere ayırmak için nesne merceklerinin ya da aynaların önüne konulan koşut teller örgüsü. Tel yerine ince çizgiler de kullanılır.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Yüksekte çalışan cambazların gösterilerini yaptıkları yerin altına gerilen koruyucu ağ.

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Böyle bir işlevin görüntüsü.

Bir yönlü kümeden başka bir kümeye tanımlı olan işlev.

A bir yönlü küme ve X bir dilemsel küme olmak üzere (…)kümesi.

D yönlendirilmiş küme, X boş olmayan bir küme olmak üzere, herhangi bir g : D --> X fonksiyonu. Bu fonksiyona X üzerinde bir ağdır denir. D = N özel durumunda g ağı bir dizidir.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir kentin, bir ülkenin tek elde toplanmış sinema salonlarının oluşturduğu bütün.

 

Çeşitli ülkelerin, gerektiğinde, aynı izlenceyi yaymak amacıyla oluşturdukları bütün.

Aynı televizyon kurumuna bağlı yaymaçların, vericilerin oluşturduğu bütün.

Bir ülkede birbirine eşeksenli kablolar ya da telsiz bağlantılı ara yayaçlarıyla bağlı olup, aynı anda aynı izlenceyi yayınlayan yayaçların tümü.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Değişik su ürünlerinin takılarak, dolanarak ve hareketli bir torbada toplanarak avlanması amaçlarına yönelik olarak tasarlanan ve donatılan, göze büyüklüğüne bağlı olarak objenin bir kısmını geçiren, bir kısmını sıkıştıran veya geçmesini engelleyen, gözelerden oluşan, çeşitli biçim ve büyüklükte olan bir yüzey yapıtı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Şalvar ve pantalonun apış arasına rastlayan kısmı. (*Senirkent -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

Ağ ören böcek, tırtıl.

Ak, berrak.

Temiz, halis, değerli.

Donun ortasındaki parça.

Bilimsel terim anlamı:

İplik, tel, boru ve benzeri örülmüş bir yapı türü.

Uçantop oyununda iki takımın alanını ayıran, iki direk arasına belli ölçü ve yükseklikte gerilen, ipten örülü delikli perde.

Oyun alanını ortadan ikiye bölen ve ortasında yerden yüksekliği 91 cm. olan ipten kafes örgü.

Masatopu oyununda alanı iki eşit bölüme ayıran, uzunluğu 1.83 m., üst kenarının masa yüzeyinden yüksekliği 15,5 cm. olan ipten kafes örgü.

genel uygulayım: Belli sayıda bağımsız aygıt ve bunları birleştiren çevrimlerin oluşturduğu bütün.

(II) bilişim: Daha çok, sürekli telefon bağlantılarıyla birbirine bağlanmış bilgisayarlar dizgesi.

elektrik: Elektrik dağıtımını sağlayan birıbirine bağlı çevrimlerin tümü.

İngilizce'de Ağ ne demek? Ağ ingilizcesi nedir?:

plexus, rete, network, net, web, grating, safety net, reticle, circuit, television network, programme (abd: program) network, network of television stations, (abd) system (of television stations), transmission network, television transm, reticule

Fransızca'da Ağ ne demek?:

réseau

Ağ anlamı, tanımı:

Ağ atmak : Balık avlamak için denize ağ salmak.

Ağ çekmek : Yakalanan balıkları toplamak için ağı sudan çıkarmak.

Ağına düşürmek : Tuzağına düşürmek.

Ağbenek : Bu mantarın yol açtığı ekin hastalığı. Ağ görünüşünde olan, arpa yapraklarına yerleşerek oldukça önemli zararlara yol açan, açık veya koyu kahverengi asklı mantar.

Ağbeneklilik : Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

Ağ iğnesi : Tahtadan veya plastikten yapılan, ağ örmekte kullanılan, iğ biçiminde alet.

Ağ ipliği : Keten, kenevir, naylon vb. maddelerden ağ yapımında kullanılan iplik.

Ağ kayığı : Balık ağlarını taşıyan kayık.

Ağ kepçe : Ağdan örülerek yapılmış olan ve balıkçılıkta kullanılan, uzun saplı sepet.

Ağ kurdu : Elma, erik vb. yemiş ağaçlarına zarar veren bir kurt.

Ağ kurşunu : Balık ağlarını suda tutmaya yarayan zeytin çekirdeği biçiminde delikli kurşun madde.

Ağ mantarlar : İnsan ve hayvanlarda hastalığa yol açan ve birçok türü içine alan ilkel bitkiler topluluğu.

Ağ tabaka : Göz yuvarlarının iç yüzeyinde görme sinirinin yayılması ile beliren, ışığa duyarlı, ağımsı bölüm, retina.

Ağ tonoz : Gotik mimaride kullanılan, ağ biçiminde parçalı tonoz.

Ağ torba : Genişliği 25, uzunluğu 50 santimetre olan, ağdan yapılmış, kırmızı yosunları suya dalarak avlamada kullanılan, ip ve kayıktaki makara yardımı ile suyun yüzeyine çıkıp inebilen bir torba.

Ağ yatak : Hamak.

Dış ağ : Yerel ağlarla birbirine bağlı birçok bilgisayarın Genel Ağ'ı kullanarak birbirleriyle iletişim kurduğu bilgi iletişim ağı.

Genel ağ : Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı, İnternet.

İç ağ : Yerel ağ.

Serpme ağ : Serpme.

Yerel ağ : Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, sınırlaması ve yöneticisi olan sadece kurum veya iş yeri içinde kullanılan bilgi iletişim ağı, iç ağ.

Alamana ağı : Kıyılardan uzak sularda avlanmak için iki alamana kayığı tarafından kullanılan, uzunluğu 200-250, genişliği 7-25 kulaç olan büyük ağ.

Bilgisayar ağı : Kaynaklarını paylaşmak üzere birbirine bağlanmış iki veya daha fazla bilgisayarın oluşturduğu yapı.

Bilişim ağı : Teknik, ekonomik ve toplumsal alanlardaki iletişim sistemi.

Borda ağı : Savaş gemilerinde korunmak için bordada bulunan ağ.

Boru ağı : Tesisatı oluşturan boruların bütünü.

Çektirme ağı : Yan yana ilerleyen iki tekne tarafından çekilen geniş ağızlı büyük balık ağı.

Çevirme ağı : Balık sürülerinin önce çevrelerinin sarılması, sonra ağın altının kapatılması yoluyla kaçmalarını önleyerek avlamayı sağlayan bir ağ türü.

Dalyan ağı : Huni biçiminde oldukça dar gözlü balık ağı.

Dip ağı : Palamut vb. balıkları avlamak için denizin dibine atılan ağ.

Istakoz ağı : Kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan küçük ağ.

İletişim ağı : İletişim araçlarının birbirleriyle ortak bağlantı kurma veya iş birliği sağlama durumu veya düzeni.

Karides ağı : Karides avlamakta kullanılan bir ağ türü.

Marya ağı : Uzunluğu altmış, genişliği üç dört kulaç olan bir tür balık ağı.

Sürtme ağı : Açık denizlerde iki gemiyle sürüklenerek kullanılan, iki kollu ve geniş torbalı balık ağı.

Voli ağı : Kayıkla denize salındıktan sonra her iki kolunun halatlarıyla karaya çekilen balık ağı.

Tuzak : Kuş veya yaban hayvanlarını yakalamaya yarayan araç veya düzenek. Birini güç ve tehlikeli bir duruma düşürmek için kurulan düzen, komplo.

Ağ açmak : Kadınlar âdet gördükten sonra hamama gidip temizlenmek.

Ağ arayüz kartı : (AAK)

Ağ atmak : balık avlamak için denize ağ salmak.

Ağ ayakları : Aralarına ağın gerildiği, tel ya da çift oyun alanının yan çizgilerinden 91,5 cm. uzaklığa dikilen 1,06 m. yüksekliğinde iki direk. Ağın aralarına gerildiği çabuklar.

Ağ aygıt arayüzü özellikleri : (AAAÖ)

Ağ baht : İyi talih.

Ağ bakla : Beyaz kuru fasulye.

Ağ bankacılığı : Banka müşterilerinin evlerinden ya da işyerlerinden banka bilgisayarı ile bağlantılı elektronik ağ ortamı aracılığıyla bankadaki hesapları üzerinden işlem yapmaları.

Ağ bez : Beyaz patiska, kâğıt bezi.

Ağ böce : Ağaç ve çalılarda yuva yapıp yaprak yiyen tırtıl.

Ağ ile ilgili Cümleler

  • Kablosuz ağ şifresini verir misiniz?
  • Çocuk bir ağ ile kuşu yakaladı.
  • İsa, Galilee Denizi boyunca geçerken, Simon ve kardeşi Andrew'in göle bir ağ attıklarını gördü.
  • Büyük bir örümcek bir ağ örüyordu.
  • Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.
  • Ağ televizyonda kullanılan saygısız dil küçük çocuklu ebeveynlerin kabloluya abone olmayı istememelerine sebep oluyor.
  • Sosyal ağ sitelerini severim.
  • Ali ağ olmadan ipte yürümek istemiyordu.
  • Bu türde örümcekler ağ örmezler.
  • Bir ağ ile ağustos böceklerini yakaladık.

Diğer dillerde Ağ anlamı nedir?

İngilizce'de Ağ ne demek? : [AG] adj. reticular

n. fishnet, net for catching fish, net, netting, network; spider's web; cobweb, dragnet, filet, graticule, mesh

Fransızca'da Ağ : filet [le], lacet [le], réseau [le], (pantolon) entrejambe [le]

Almanca'da Ağ : n. Garn, Gewebe, Netz, Schlinge

Rusça'da Ağ : n. сеть (F), сетка (F)