A good buy türkçesi A good buy nedir

  • Karlı alışveriş.
  • İyi iş.
  • Karlı bir alışveriş.
  • Kelepir.

A good buy ile ilgili cümleler

English: It was a good buy.
Turkish: Bu iyi bir alıştı.

English: That's a good buy.
Turkish: Bu iyi bir satın alma.

A good buy ingilizcede ne demek, A good buy nerede nasıl kullanılır?

A : Pek iyi. Herhangi bir. Bir. (herhangi) bir. Argonun simgesi. Atom ağırlığı. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. La (müzik terimi). Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Good : Çok. İyilik. Emin. Çıkar. Doğruluk. Hayır. Yararlı. Sağlığa yararlı. Dolu dolu. Yarar.

Buy : Kabul etmek. Satın almak. İnanmak. Yutmak.

A good : Birçok. Epey. Epeyi. Bir hayli. En az.

A good bearer : Bol meyve veren ağaç. Meyve veren ağaç.

A good deal : Büyük miktarda. Pek çok. Hayli. Bir hayli. Çok. Oldukça çok. İyi iş. Bir çok. Hatırı sayılır miktarda. Birçok.

A good deal of : Bir damla. Epey. Birçok.

A good job : İyi iş. İyi yapılmış iş veya görev.

A good distance off : Epeyce uzakta. Oldukça uzak. Epey uzakta.

A good loser : Oyunu kaybedince kızmayan kimse.

İngilizce A good buy Türkçe anlamı, A good buy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A good buy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirt cheap : Batan geminin malları bunlar. Sudan ucuz. Ucuz. Ölü fiyatına. Çok ucuz. Bedava. Yok pahasına.

 

A good job : İyi yapılmış iş veya görev.

A good deal : Bir çok. Oldukça çok. Çok. Büyük miktarda. Hayli. Birçok. Bir hayli. Hatırı sayılır miktarda. Pek çok.

Bargains : Teklif (pol.). Teklif. Uzlaşma. Pazarlık etmek. Değiş tokuş etmek. Karşılık (pol.). Anlaşma. Anlaşmak. Uyuşmak.

Bargain : Karşılık (pol.). Uzlaşma. Teklif. Teklif (pol.). Değiş tokuş etmek. Pazarlık. Anlaşma. Pazarlık etmek. Anlaşmak.

Steal : Hırsızlık yapmak. Süzülmek. Uğrulamak. Aşırmak. Gizlice hareket etmek. Zula etmek. Tırtıklamak. Çaktırmadan yapmak. Çalmak.

Fat job : Yağlı iş. Güzel iş.

Best buy : Karlı pazarlık. En uygun satın alım. En uygun satın alma. En uygun fiyat. Teklif edilen parayla alınması mümkün olan en kaliteli mal. En uygun alışveriş.

Secondhand : Elden düşme. İkinci elden. İkinci el. Dolaylı. Eski. Kullanılmış. Müstamel. Kulaktan dolma. Başkasından öğrenilmiş.

For a song : Çok ucuza.

A good buy synonyms : good buy, thorough work, good job, very cheap.