A good deal of türkçesi A good deal of nedir
A good deal of ile ilgili cümleler
English: She spent a good deal of money on her vacation.
Turkish: O, tatiline çok para harcadı.
English: They drink a good deal of tea in England.
Turkish: Onlar İngiltere'de çok çay içerler.
English: Ali volunteered a good deal of his time to helping those less fortunate than himself.
Turkish: Ali kendinden daha az şanslı olanlara yardım etmek için zamanının çoğunu harcamaya gönüllüydü.
English: They spent a good deal of money on the project.
Turkish: Projeye çok para harcadılar.
English: He has a good deal of intelligence for a child.
Turkish: Bir çocuk için epeyce bir zekaya sahip.
A good deal of ingilizcede ne demek, A good deal of nerede nasıl kullanılır?
A : Bir. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Herhangi bir. (herhangi) bir. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi.
Good : Çıkar. Doğruluk. Güzel. Uslu. Çok. Menfaat. İyilik. İyi. Yarar. Hayırlı.
Deal : Değinmek. Dağıtmak. Kağıt dağıtmak. İş yapmak. Oyun kağıtlarını dağıtma. İlgilenmek. Paylaştırmak. (bir sorunla) ilgilenmek. Patlatmak. Alışveriş etmek.
Of : -nin. İle ilgili. Nin. -li. -dan. Li. -nın. -in. -den. In.
A good deal : Çok. Hatırı sayılır miktarda. İyi iş. Bir hayli. Bir çok. Birçok. Büyük miktarda. Hayli. Oldukça çok. Pek çok.
A good deed : Salih amel.
A good bearer : Bol meyve veren ağaç. Meyve veren ağaç.
A good buy : Karlı alışveriş. Karlı bir alışveriş. Kelepir. İyi iş.
A good : Birçok. Epeyi. En az. Epey. Bir hayli.
İngilizce A good deal of Türkçe anlamı, A good deal of eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak A good deal of ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Many : Nice. Bir çok. Birçoğu. Hayli. Bir yığın. Binbir türlü. Adl. Bir hayli. Kaç. Köp.
A trifle : Bir parça. Biraz. Oldukça. Azıcık. Bir dereceye kadar.
A good : Epeyi. En az. Bir hayli.
Pretty : Çekici. Tatlı. Cici. İyi. Hayli. Şirin. Hoş. Kıyak. Bayağı.
Not a little : Ziyadesiyle. Bir hayli.
Spot of : Azıcık. Çok az.
Reasonably : Makulen. Akla yatkın olarak. Epeyce. Akla uygun olarak. Mantıklı olarak. Oldukça. Mantık çerçevesinde. Makul bir şekilde. Makul surette.
Manifold : Çoğaltılan yazı örneği. Dağıtıcı. Yüksek basınçlı iki dalgıç tüpünü birleştiren boru. Çeşitli. Birçok kopyasını çıkarmak. Emme borusu. Teksirle çoğaltmak. Türlü türlü. Çok.
A great many : Çok. Bir hayli. Pek çok.
A good deal of synonyms : many a, a lot of, a good deal, deuced, fairly, a great deal, quite, quite a bit, any number of, a great number of, by a long chalk, lots of, a great deal of, a hell of a lot, a drop of, a good few, a lot, considerable, multiple, goodish, notably.

Bu kısımda A good deal of kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede A good deal of ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce A good deal of anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz A good deal of ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.