A great deal türkçesi A great deal nedir

A great deal ile ilgili cümleler

English: Ali is in a great deal of pain.
Turkish: Ali epey acı içinde.

English: Ali knows a great deal about me.
Turkish: Ali benim hakkımda çok şey biliyor.

English: He has a great deal of experience.
Turkish: Onun epey tecrübesi var.

English: Ali made a great deal of money last year.
Turkish: Ali geçen yıl çok para kazandı.

English: Ali regretted having wasted a great deal of his life.
Turkish: Ali hayatının büyük kısmını boşa geçirdiğine pişman oldu.

A great deal ingilizcede ne demek, A great deal nerede nasıl kullanılır?

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. En yüksek not. La (müzik terimi). Bir. Amperin simgesi. Atom ağırlığı. Miktar belirtir. Belirli bir tür veya nitelikteki. (herhangi) bir. Argonun simgesi.

Great : Muazzam. Ünlü. Hayvani. Kocaman. Koca. Müthiş. Önemli. Çok iyi. Hevesli. İyi.

Deal : Alışveriş etmek. Uyuşturucu işi yapmak. Davranmak. İş. Değinmek. Kağıtları dağıtma sırası. Miktar. Paylaştırmak. Uğraşmak. Kağıt dağıtmak.

A great deal of : Pek çok. Birçok. Epey.

Entertain a great deal : Sık sık konukları ağırlamak.

Be in a great request : Rağbette olmak. Çok tutulmak.

A great many : Çok. Pek çok. Epey. Bir hayli.

 

A great number of : Epey. Çok sayıda. Oldukça çok. Bir sürü. Çok.

A great quantity of : Çok miktarda.

A great occasion : Büyük şans. Büyük fırsat.

İngilizce A great deal Türkçe anlamı, A great deal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak A great deal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quite a lot : Epeyce. Bir hayli çok. Oldukça fazla. Pek çok defa.

Affluents : Varlıklı. Irmak ayağı. Gürül gürül akan. Bol. Gönençli. Refah içinde. Zengin. Bir nehrin ayağı. Hali vakti yerinde.

Prettiest : Hoş. Güzel. Zarif. En sevimli. Sevimli. Cici.

Beaucoup : (fransızca) çok. Çok fazla (argo terim).

Far : Öte. Uzun. Uzak. Ötedeki. (pek) çok. Daha uzaktaki. Aşırı. Uzağa.

Copious : Bereketli. Çok bol. Dağarcığı geniş. Verimli. Bol (çok). Bol. Üretken. Anlamlı.

Any number of : Çok sayıda.

Abysmal : Berbat. Dipsiz. Koyu. Hudutsuz. Kesif. Çok kötü. Sonsuz. Derin. Çok derin.

A spate of : Bir sürü.

Respectable : Derli toplu. Hürmetli. Saygıdeğer. Önemli. Hatırı sayılır. Kıyafeti düzgün. Oldukça iyi. Dürüst. Hürmete değer.

A great deal synonyms : a good deal of, manifold, lots of, quite a bit, a lot, enormously, by far, noticed, pretty, a whole lot of, a fair sum, a whale of, a raft of, numerously, many a, a good few, numerous, goodish, abounding, above, plenty of, affluent, a great number of, countless, ever so much, prettier, a lot of, a good number of, a great deal of, much, considerably, notably, a good.