Abambulacral area türkçesi Abambulacral area nedir

  • Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.
  • Abambulakral bölge.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Abambulacral area ingilizcede ne demek, Abambulacral area nerede nasıl kullanılır?

Area : Alan, yer, saha. Ülke yüzölçümü. Alan. Arazi. Boşluk. Mesaha. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yöre. Harekat bölgesi. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği.

A service area : A yayın alanı.

Acting area : Oyun alanı. Oyunun oynandığı alan ya da yükselti.

Action area : Eylem alanı. On yıl ya da daha uzun bir süreyle yoğun bir bayındırım etkinliğine konu yapılması istenen, bir bütün olarak ve ayrıntılarıyla gelişmesi tasarlanan yer.

Active area : Etkin alan. Aktif alan.

Adambulacrale area : Adambulakral bölge. Derisi dikenlilerde ambulakral alanları bitişik olan bölgeler. Derisi dikenlilerde ambulakral alanlara bitişik olan bölgeler.

İngilizce Abambulacral area Türkçe anlamı, Abambulacral area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abambulacral area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

Aardvark : Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Aardvarks : Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Yerdomuzu.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Akasya. Arap zamkı.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Abambulacral area synonyms : a site, a protein, a chromosome, abiotic environment, a cells.