Ability to pay approach türkçesi Ability to pay approach nedir

  • Güç yaklaşımı.
  • Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.
  • İktisat alanında kullanılır.

Ability to pay approach ingilizcede ne demek, Ability to pay approach nerede nasıl kullanılır?

Ability : Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Öğrenilmeden kazanılan ve kişinin ansal yeterlik ya da edim ve eylem konularında iş başarma gücü. Özlü toprak. Sanat. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği. Becerik. Kudret. Hüner. Çalışma gücü. İktidar.

To : İla. -mek -mak (mastar). E doğru. Kala. E. -e kadar. Karşı. Kadar. Oranla. Ye.

Pay : Ödeme. Para vermek. Ücret. Para ödemek. Etmek. Yarar sağlamak. Değmek. Yararı olmak. Cezasını çekmek. Ücret ödemek.

Approach : Başvurmak. Gelişme koşusu. Çok benzemek. Yaklaşım. Temasta bulunmak. Yanaşmak. Girişmek. Atma ya da atlamalardan önce en iyi aşamayı elde edebilmek amacıyla, yarışçının gelişme alanında hız kazanmak için yaptığı koşu. Yaklaşım sergilemek. Ulaşmak.

Ability to pay : Daha yüksek vergi ödeyebilecek zengin insanlardan bunun talep edilmesi prensibi (ekonomi). Ödemek için yeterli kaynaklara sahip olma. Ödeme gücü. Ödeme kapasitesi. Vergi ödeme gücü.

 

Ability to act : Rol kabiliyeti. Rol becerisi. Rol yeteneği.

Ability to pay principle of taxation : Vergilemede ödeme gücü prensibi. Kişilerin sahip oldukları finansal güç oranında vergilendirilmesi kuralı. Kişilerin akçalı güçleri oranında vergilendirilmesi kuralı. Bireylerin sahip oldukları mali güç oranında vergilendirilmesi kuralı. Vergi ödeme yeteneği kuralı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Principle of ability to pay : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

İngilizce Ability to pay approach Türkçe anlamı, Ability to pay approach eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ability to pay approach ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

 

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçenin giderleri. Olağanüstü bütçe gideri.

A pass through certificate : Tutsat senedi. Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt.

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

A group shares : Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü. A grubu hisse senedi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi. Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.

Ability to pay approach synonyms : a change in individual demand, abnormal budget receipts, a shift in demand, a change in supply, a shift in supply.