Abolition of forced labour convention türkçesi Abolition of forced labour convention nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi.
  • Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Abolition of forced labour convention ingilizcede ne demek, Abolition of forced labour convention nerede nasıl kullanılır?

Abolition : Lağıv. Lağvetme. Lağv. Feshetme. Lağvedilme. İlga. Yürürlükten kaldırma. İptal. Yürürlükten kaldırılma. Kaldırma.

Of : Karşı. In. Nin. -nın. İle ilgili. Yüzünden. Den. Hakkında. Li. -nin.

Forced : Mecbur. Cebri. Zoraki. Basınçlı. Mecburi. Zorlanmış. Termal. Zorunlu. Rıza dışı. Zorlama.

Labour : (gemi) denizde çalkalanmak. İşçi sınıfı. Emek harcamak. Belli bir bedel karşılığı üretim sürecinde üretim faktörlerinden biri olarak yer alan beden ve/veya beyin gücü. Çabalamak. Emek. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak üzere giriştiği, hem doğal ve toplumsal çevresini, hem de kendi kendisini değiştiren çalışma süreci. Çalışmak. İşçi. Ayrıntılara girmek.

 

Convention : İki ya da daha çok devlet arasında yapılan bağlayıcı yazılı sözleşme. Sayma. Uzlaşma. Adet. Toplantı. Bilgisayar, iktisat, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Gelenek. İki veya daha çok devletin saldırmazlık, savaşta ittifak ve iktisadi ilişkiler gibi konularda yasal sonuçlar doğurmak üzere yapılan sözleşme. Kongre. Anlaşıt.

Abolition of the caliphate : Halifeliğin kaldırılması.

Basic international labour conventions : Temel uluslararası çalışma sözleşmeleri. Uluslararası çalışma sözleşmelerinin çalışma hayatıyla ilgili temel hakları kapsayan zorla çalıştırma sözleşmesi, örgütlenme özgürlüğü ve örgütlenme hakkının korunması sözleşmesi, örgütlenme ve toplu sözleşme hakkı sözleşmesi, eşit ücret sözleşmesi, zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi, ayrımcılık (istihdam ve meslek) sözleşmesi, asgari yaş sözleşmesi, çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri sözleşmesi’nden oluşan sözleşmeler.

Forced labour convention : Zorla çalıştırma sözleşmesi. Askerlik hizmeti, mahkumların belirli bir denetime göre çalıştırılmaları, savaş, yangın ve deprem gibi olağanüstü durumlar dışında zorla ya da zorunlu çalıştırmanın her tür biçimine son verilmesini öngören ve 1930 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

 

Abolition of restrictions : Kısıtlamaların kaldırılması.

International labour conventions : Uluslararası çalışma sözleşmeleri. Dernek kurma, örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, zorla çalıştırma ve çocuk emeğinin yasaklanması, çalışma hayatında ayrımcılığın yok edilmesi, çalışma yönetimi, endüstriyel ilişkiler, işlendirme politikası, çalışma koşulları, sosyal güvenlik, iş güvenliği ve sağlığı, kadınların işlendirilmesi ile göçmen işçiler ve denizciler gibi çalışma hayatıyla ilgili her türlü konuda 1919’dan bu yana uluslararası çalışma örgütü tarafından hazırlanan ve üye ülkelerin işçi-işveren-hükümet üçlüsü tarafından kabul edilip yasama organları tarafından onaylanmasıyla birlikte öngörülen koşulların uygulanması konusunda bağlayıcı hükümler içeren ve uluslararası çalışma ölçünlerini belirleyen sözleşmeler.

İngilizce Abolition of forced labour convention Türkçe anlamı, Abolition of forced labour convention eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abolition of forced labour convention ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal budget : Olağanüstü bütçe. Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe.

Abnormal budget expenditures : Olağanüstü bütçe gideri. Olağanüstü bütçenin giderleri.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention synonyms : ability rent, a shift in individual demand, ability to pay approach, abnormal budget receipts, a change in supply.