Absolute türkçesi Absolute nedir

  • Bilgisayar, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Müstakil.
  • Muhakkak.
  • Kesin.
  • Sonsuz.
  • Kati.
  • Saltık.
  • Mükemmel.
  • Mutlak.
  • Salt.
  • Tam.
  • Kayıtsız şartsız.
  • Katıksız.
  • Absolüt.
  • Düzey.
  • Koşulsuz, bağımsız, göreli olmayan ve kendi başına tam sayılan bir olgunun bu niteliği.
  • Absolü.
  • Sade, saf, tam, karışımsız olan, absolüt.
  • Saf.
  • Saf, karışım göstermeyen, temiz, absolü.
  • Tüm.
  • Katışıksız.
  • Sınırsız.

Absolute ile ilgili cümleler

English: Ali is a man of absolute sincerity.
Turkish: Ali mutlak bir dürüstlük insanıdır.

English: He's an absolute fool.
Turkish: O katışıksız bir aptal.

English: Ali told Mary the absolute truth.
Turkish: Ali Mary'ye mutlak gerçeği söyledi.

English: A computer is an absolute necessity now.
Turkish: Bir bilgisayar şimdi mutlak bir ihtiyaçtır.

English: He has absolute power.
Turkish: Onun mutlak gücü var.

Absolute ingilizcede ne demek, Absolute nerede nasıl kullanılır?

Absolute abundance : Salt bolluk. Mutlak bolluk. Popülasyon içerisindeki bir balık türünün toplam sayısı.

Absolute acceptance : Şartsız kabul. Bir koşula bağlı kalınmaksızın kabul etme. Koşulsuz kabul.

Absolute accommodation : Mutlak uyum.

Absolute address : Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Gerçek adres. Mutlak adres. Salt adres. Bir verinin bulunduğu bellek konumunun, donanım üzerinde erişimin doğrudan yapılabileceği biçimde belirtilen adresi.

 

Absolute advantage : Tam üstünlük. Toplam avantaj. Mutlak avantaj. Bir şirketin bir malı aynı endüstri kolundaki diğer işletmelerden daha ucuza üretebilme kabiliyeti (ekonomi). Mutlak üstünlük. Bir malın başka bir mala göre her yönden beliren üstünlüğü.

Absolute brightness : Salt parlaklık. Bir yıldızın 20 parsek uzaklığa indirgenmiş parlaklığı.

Absolute altitude : Bir uçağın çıkabileceği maksimum irtifa. Mutlak irtifa. Mutlak yükseklik.

Absolute assignment : Alacağın devir ve temliki. Hakkın devir ve temliki. Değiştirilemez veya iptal edilemez çek.

Absolute chronology : Salt çağbilimi. Mutlak kronoloji. Yerbilim oluşlarının yıllarla bekletilmesi.

Absolute cell reference : Bir elektronik karttaki bir hücrenin kesin adres referansı. Mutlak hücre adresi.

İngilizce Absolute Türkçe anlamı, Absolute eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Absolute ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

And no mistake : Şüphesiz. Su götürmez. Kuşkusuz. Kesinlikle. Öyle olduğu kesin.

Chaste : Nezih. Yasaklanmış cinsel ilişkilerde bulunmayan. Basit. İlletli. Süssüz. Gösterişsiz. Bozulmamış. Lekesiz. İffetli. Namuslu.

 

Degree : Öğrenim derecesi. Ünvan. Viski, likör ve benzeri sıvıların 1 santigrat devinme kertesinde oylumunca kapsadığı saf alkol ki yüzde ya da binde oranıyle değerlendirilir. bir şeyin değerini belirtmek üzere kullanılan ölçü birimi. Sıcaklık ölçeği birimi, suyun donma noktasını 0, kaynama noktasına 100 sayarak düzenlenen bölmelerin her biri. açı birimi; bir çemberin çevresi 360 eşit parçaya bölünürse bir parçayı özekten gören açı. bir denklemdeki terimlerin en yüksek üstlüsünün üst sayısı. Karşılaştırmalı üstünlük derecesi (dilbilgisi terimi). Bilgisayar, eğitim, fizik, ekonomi alanlarında kullanılır. Not. Mertebe. Sıralı notalar. Mevki.

Belting : Kayış. Kemerleme. Müthiş. Kırbaçlama. Kayışlama. Harika. Sarma. Kemer takma. Kayış geçirme.

Rank : Rütbelendirmek. Sıra olmak. Dizi. Bir sıra düzeni oluşturan aşamalardan her biri. Sınıf. Kademe. Sıraca. Tabaka.

Entires : Hepsi. Tamam. Bütünlüklü. Bütün. Yekpare.

Ambrosial : Tadı güzel. Çok lezzetli. Nefis. Güzel tatlı. Enfes.

All comprehensive : Her tarafını kuşatan. Geniş kapsama alanı olan. Yaygın. Her şeyi kapsayan.

Infinites : Sayısız. Tükenmez. Sonsuz olan şey. Hudutsuz. Sonsuzluk. Muazzam bir. Çok büyük bir (sabır veya dikkat vb). Nihayetsiz.

Autocephalous : Piskoposlar veya patriarkal alandan bağımsız (din). Kendi baş piskoposu bulunan bir tür kilise.

Absolute synonyms : array, definite, certain, dogmatical, cosmic, unadulterated, beyond measure, accomplished, abs, alls, bottomless, clearest, separate, clean bred, detached, affirmative, final, determined, the whole of, assertive, dateless, salt, purer, confiding, beauts, certainly, definitive, immeasurable, cheese it, extremest, conclusive, lead pipe, to the core.

Absolute zıt anlamlı kelimeler, Absolute kelime anlamı

Relative : Oranlı. Göreceli. Nispi. Aynı kandan gelen ya da geldiklerine inanan bireylerle, birtakım uygulama ve kutsamalarla aralarında kan birliği sağlanan bireylere verilen ad. bk. akrabalık, dirimbilimsel akraba, atasoylu akrabalık. Bir olayın başka olaylarla ilişkili, bağlantılı ve onlara bağımlı olması niteliği. Bağlı. Göreli. Akraba. Bağıntılı. İlgili.

Incomplete : Yarım kalan. Tamamlanmamış. Bitmemiş. Sonuçlanmamış. Eksik. Noksan. Natamam. Kusurlu.

Absolute ingilizce tanımı, definition of Absolute

Absolute kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In space of three dimensions, the imaginary circle at infinity. Loosed from any limitation or condition. Unconditional. Uncontrolled. As, absolute authority, monarchy, sovereignty, an absolute promise or command. Absolute power. An absolute monarch. In a plane, the two imaginary circular points at infinity. Unrestricted.