Acclimatized species türkçesi Acclimatized species nedir

  • Aklimatize türler.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İklime uymuş türler.
  • Yeni iklim veya farklı bir çevreye uyum sağlamış ve toplumda kültürel iyileşme olmaksızın kendi nesillerini sürdürebilen türler, aklimatize türler.

Acclimatized species ingilizcede ne demek, Acclimatized species nerede nasıl kullanılır?

Acclimatized : Klimatize edilmiş. Havaya alışmak. İklime alıştırmak. Ortama alıştırmak. İklimlendirilmiş. Alışmak.

Species : Canlı türü. Nevi. Enva. Cins. Çeşit. Kalıtsal yapıya bağlı olarak ortak karakterlere sahip olan ve kendi aralarında birleştirildiklerinde döl verme yeteneğinde yavrular elde edilen bireylerin oluşturduğu hayvan grupları. Birbirlerine benzeyen, sadece kendi aralarında verimli gen alış verişi yapabilen (üreyebilen) bireylerin oluşturduğu populasyon. taksonomik bir birim olan türün biri cins adı diğeri tür adı olmak üzere iki adı vardır. örnek: homo sapiens (insan). bu isimler daima italik yazıyla yazılır. birinci isim cins adıdır ve büyük harfle başlar, ikinci isim o cinse giren türü bildirir ve küçük harfle başlar. biyolojik tür, spesyes. Türlü. Tür. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Bird species : Kuş türleri.

Charged species : Yüklü türler.

Congeneric species : Aynı cinse ait tür. Konjenerik türler.

 

Continental species : Kontinental tür. Belirli kıtalara yayılmış tür.

İngilizce Acclimatized species Türkçe anlamı, Acclimatized species eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acclimatized species ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

 

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Abaxial : Eksenden uzak. Eksen dışı. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksenden uzak, eksen dışı.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Acclimatized species synonyms : abdomen, abattoir, a c syndrom, a dna, abdominal pain, abdominal palpation.