Accompanied türkçesi Accompanied nedir

  • Yanında olmak.
  • Eşliğinde.
  • Aynı anda yapmak.
  • Yanında.
  • Eşlik etmek.
  • Birlikte olmak.
  • Refakat etmek.

Accompanied ile ilgili cümleler

English: Ali accompanied me on the piano.
Turkish: Ali bana piyanoda eşlik etti.

English: He was accompanied by his girlfriend.
Turkish: Ona kız arkadaşı tarafından eşlik edildi.

English: Ali accompanied Mary to the event.
Turkish: Ali etkinlikte Mary'ye eşlik etti.

English: Ali accompanied Mary on the guitar.
Turkish: Ali gitarda Mary'ye eşlik etti.

English: He was accompanied by his aunt.
Turkish: Ona teyzesi tarafından eşlik edildi.

Accompanied ingilizcede ne demek, Accompanied nerede nasıl kullanılır?

Accompanied by : İle müterafık. İle beraber. Refakatinde.

Be accompanied by : Beraberinde gelmek.

Be accompanied : Eşlik edilmek. Yoldaşının olması. Arkadaşının olması. Kavalyelik edilmek. Refakat edilmek.

Unaccompanied : Eşlik edilmeyen. Tek başına. Yalnız. Refakatsiz. Yanında kimse olmayan.

Unaccompanied freight : Sahibi tarafından refakat edilmeyen kargo. Kendi başına gönderilen yük.

To piano accompaniment : Bir piyanonun arka fon müziğine göre. Piyanonun eşliğine göre.

With guitar accompaniment : Arka fonda gitar müziği olan bir şekilde. Gitar fonuyla. Fonda gitar sesiyle. Gitar eşliğinde.

 

Accompaniments : Turşular. Şekerlenmiş meyveler. Eşlik eden şey. Zeytinler. Lezzetlendiriciler. Eşlik. Vokal. Refakat.

Accompanist : Eşlik eden kimse (müzik terimi). Eşlik eden. Eşlik eden kimse. Beraber çalan kimse. Akompanist. Eşlik eden kişi. Vokalist. Akompanist (müzik terimi). Eşlikçi.

Accompany : Birlikte oluşmak. Arkadaşlık etmek. Birlikte gitmek. Birlikte olmak. Yanında olmak. Beraberinde gitmek. İle beraber yapmak. Refakat etmek. Eşlik etmek. Aynı zamanda olagelmek.

İngilizce Accompanied Türkçe anlamı, Accompanied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accompanied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Escorted : Kavalyelik etmiş. Himaye veya nezaket için refakat etmiş. Korumak. Himaye için refakat etmiş.

Neighbor : Yaklaşmak. Komşu. Bitişik olmak. Komşu olmak. Bitişik. Bkz.neighbour. Yan.

In favour of : -in çıkarına. -in yararına. -in avantajına. Yararına. Leyhine. Lehinde. Lehine.

Favour : Benzemek. Onay. Lütuf. İyilik etmek. Sevilme. Yardım. Destek. Desteklemek. Taraftarlık.

Consort : Düşüp kalkmak. Bağdaşmak. Hayatını paylaşmak. Orada burada takılmak. Birleşmek. Arkadaşlık etmek. Uymak. Birlikte vakit geçirmek.

Neighbored : Yan. Bitişik olmak. Bitişik. Komşu olmak. Komşu. Yaklaşmak.

About : Hususunda. Dair. Aşağı yukarı. Doğrusunda. Değişli. Üzere. Ötede beride. Sularında. Takriben. Hemen hemen.

Behind : Ardındaki. Desteğinde. Arkada. Arkaya. Kıç. Ardında. Kıç (argo terim). Arkadan. Geride. Geriye.

Standing by : Beklemek. Sadık kalmak. Hazır beklemek. Hazır olmak. Yardıma hazır olmak. Beklemede kalmak. Desteklemek.

Accompanied synonyms : attend on somebody, consorts, convoying, attended, be in with, to the accompaniment of, beside, flank, flanks, adjacent to, companion, accompanying, escort, in company with, at the side of, beside the point, consorting, in addition, come along, at hand, hang together, adjacently, at, go about, convoyed, consorted, convoy, stand by, stand to, convoys, alongside, close by, neighbour.

 

Accompanied zıt anlamlı kelimeler, Accompanied kelime anlamı

Unaccompanied : Yanında kimse olmayan. Refakatsiz. Eşlik edilmeyen. Yalnız. Tek başına.