Account türkçesi Account nedir

  • Hesaba katma.
  • Pusula.
  • Hesaplaşma.
  • Açıklama.
  • Sayışım.
  • Avlamak.
  • Banka hesabı.
  • Tanım.
  • Hesap verme.
  • İtibar.
  • Hesap vermek.
  • Avantaj.
  • Hesap görme.
  • Göz önünde tutma.
  • Yarar.
  • Gözüyle bakmak.
  • Rapor.
  • Düşünmek.
  • Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.
  • Kar.
  • Karşılığı para ile ölçülen bir değer ve işlemi sayışmanlık yazılıklarına geçirmek, aynı türden olan işlemleri bir araya toplayarak göstermek, bir başka deyimle sayışmanlık işlemlerinin bilimsel bir yöntem ve düzen ile yazılımlara alındığı bir bölümleme birliği.
  • Olarak görmek.
  • Kişi, kurum ve kuruluşların borç ve alacaklarının sistemli bir biçimde kaydedildiği çizelge.
  • Saymak.
  • Söylenti.
  • Yakalamak (av).
  • Hesap.
  • Açıklamak.
  • Hikaye.
  • Önem.
  • Sebep.
  • Açıklamasını yapmak.
  • Değer.

Account ile ilgili cümleler

English: A politician must always be able to account for money he receives.
Turkish: Bir politikacı her zaman aldığı paranın hesabını verebilmeli.

English: Ali adds a little money to his savings account each month.
Turkish: Ali her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.

English: Ali deposited some money in his savings account just yesterday.
Turkish: Ali sadece dün tasarruf mevduadına biraz para yatırdı.

English: A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
Turkish: Deprem dolayısıyla bazı uçuşlar ertelendi.

 

English: Ali gave police a firsthand account of what had happened.
Turkish: Ali polise ne olduğuna dair ilk elden bilgiler verdi.

Account ingilizcede ne demek, Account nerede nasıl kullanılır?

Account activity : Hesap aktivitesi. Hesabın işleme sıklığı. Bir hesaptaki değişiklikler veya işlemler (bankada, vs.). Hesap hareketi.

Account agreed upon : Üzerinde anlaşmaya varılmış hesap. Üç, altı, ayda ya da yılda bir alış veriş ettiği kişilere ilişkin sayışımların bankalarca çıkartılarak kendilerine verilmesi (bu sayışım karşı tarafça incelenir ve sonuçlarda beraberlik sağlanarak imzalanır ve bir tıpkısı düzenleyen bankaya geri verilir). Kesin sayışım.

Account analysis : Muhasebe analizi. Bir hesabın bakiyesini hesaplamak ve önceden gerçeklemiş olan işlemleri incelemek. Hesap analizi.

Account auditing : Hesap denetimi. İşletme ve kurumların hesaplarının yasalar gereği maliye bakanlığınca denetlenmesi.

Account auditor : Hesap uzmanı. Hesap denetimi yapan maliye bakanlığı denetçisi.

Account for : Sorumlu olmak. İzah etmek. Hesaba katmak. Sebebi olmak. Açıklama getirmek. Nedenini açıklamak. Hesap vermek. Sebebi belirtmek. Açıklamasını yapmak. Anlatmak.

 

Account balance : Dengeleyen hesap. Hesap bakiyesi. Hesap durumu.

Account data : Hesap bilgileri. Bir banka hesabının kayıtlarında görünen bilgi.

Account deficit : Hesap açığı.

Account books : Ticari defterler. Tecim işleriyle uğraşanların tecim yasasına göre tutmakla zorunlu bulundukları yazılıklar. Hesap defterleri. Tecim yazılıkları. Hesap cüzdanı. Tecimci, tecim ortaklıkları ve kurumlara ilişkin işlemlerin gereği gibi yazılımları sağlamak için tutulan ve kullanılan yazdıklar. Sayışım yazılıkları. Muhasebe defterleri. Alacaklıların yardımcı defteri.

İngilizce Account Türkçe anlamı, Account eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Account ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scrips : Not. Yazı. Geçici ilmühaber. Kese. İsim listesi. Geçici makbuz. Geçici senet. Muvakkat. Dilenci torbası.

Explain : İzahatta bulunmak. Açıklama yapmak. Açıklamada bulunmak. Aydınlatmak. İzahat vermek. İzah etmek. Anlatmak.

Regard : Bakış. Anlamlı bakış. Bakım. Dikkatle bakmak. Bakmak. Takdir. Beğeni. Önemseme. Aldırmak.

Arithmetic : Aritmetik. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Matematiğin sayılarla ilgili bölümünü temel alan, sayıların özellik ve işlemlerini anlatan ders. Riyaziye. Ölçme. Sayma. Sayı bilgisi. Aritmetiksel.

Accent : Vurgulu okumak. Vurgulamak. Aksan vermek. Vurgu. Aksan. Üzerinde durmak. Şive. Ağız. Aksan işareti.

Definition : Berraklık. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kesinleştirme. Tarif. Tümdengelimci bir dizgede kavram ve işlemlerin temel niteliğini belirten ve kanıtlamalarda örtük olarak kullanılan sav. İzah. Belirtme. Belirleme.

Rates : Fırça atmak. Sınıflandırmak. Sayılmak. Bedeller. Azarlamak. Fiyat listesi. Addetmek. Hak etmek. Layık olmak.

Chivvy : (harekete geçmesi için vb.) dürtmek. Avlanmak. Sıkmak. Rahatsız etmek.

Minute : Tutanak. Dakik. Çok titiz. Bir saatin altmışta biri. Minik. Zaman dakikası; bir saatlik zaman süresinin altmışta biri. Zabıt tutmak. Zabıt. Dikkatli.

Account synonyms : historical paper, newssheet, ancient history, historical document, historical record, settlement of account, expediency, amount, count down, illustrations, chivies, effectiveness, benefit, definement, etymology, advisedness, declaration, considers, toeholds, chew, regard as, eminencies, emphases, banking account, grapevines, write up, comment, chevied, reckonings, chevying, life, ascendency, sick certificate.

Account zıt anlamlı kelimeler, Account kelime anlamı

Unimportance : Önemsizlik.

Direct discourse : Dolaysız söylem. Doğrudan söylem.

Account antonyms : indirect discourse.

Account ingilizce tanımı, definition of Account

Account kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Calculation. As, an officer must account with or to the treasurer for money received. To render or receive an account or relation of particulars. To reckon. Computation. As, the Julian account of time. To count. A record of some reckoning. Enumeration. To compute. A reckoning.