Acid türkçesi Acid nedir

  • Asit gibi.
  • Dokunaklı.
  • Asitli.
  • Alkali maddenin tersi özellikler taşıyan, turnusolün mavi rengini kırmızıya çeviren, suda eridiği zaman hidrojen iyonları meydana getiren hidrojenli bileşik.
  • Acı.
  • Suda çözündüğünde hidronyum yükünü h3o+ veren kimyasalözdek. (yapısındaki hidrojenleri, baz kökleri ya da metallerle yer değiştirerek tuzları oluşturur, ph ölçeğinde 0-7 arasında değer gösterirler.) (bronsted) proton verme yatkınlığı olan kimyasal bileşik. (lewis) ortaklanmamış elektron çifti ya da çiftlerini almaya yatkın olan kimyasal özdek.
  • Bir çözeltiye hidrojen iyonu veren, suda çözündüğü zaman hidrojen iyonları açığa çıkaran, bileşimindeki hidrojenin yerine herhangi bir mineral alarak tuz meydana getirebilen ve turnusolün mavi rengini kırmızıya çevirme özelliği olan hidrojenli bileşim.
  • Asit çeliği.
  • Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Lsd.
  • Ekşi.
  • Asit.
  • Ekşime.
  • Ekşit.
  • Acı (söz).
  • İğneleyici.
  • Akü elektroliti.
  • Kırıcı.
  • Çözününce hidrojen yükünleri veren özdek.
  • Bir çözeltiye h+ iyonu (proton) çıkaran madde.

Acid ile ilgili cümleler

English: I ruined one of my best shirts when I spilled some battery acid on the sleeve.
Turkish: Koluna biraz batarya asidi döktüğümde en iyi gömleklerimden birini mahvettim.

 

English: Salicylates come from salicylic acid and its derivatives.
Turkish: Salisilat, salisilik asidi ve onun türevlerinden meydana gelir.

English: Inhaling concentrated acetic acid can harm your lungs.
Turkish: Konsantre asetik asit solumak akciğerlerinize zarar verebilir.

English: Is there a simpler amino acid than glycine?
Turkish: Glisinden daha basit bir amino asit var mı?

English: I read an article about acid rain yesterday.
Turkish: Asit yağmuru hakkında dün bir makale okudum.

Acid ingilizcede ne demek, Acid nerede nasıl kullanılır?

Acid albumin : Asit albümin. Asitler içinde çözünen ve asit reaksiyon gösteren protein.

Acid amide : Asit amit.

Acid anhydrite : Asit anhidrit.

Acid anionic surfactants : Genellikle fosforik asidin birleşimlerinden elde edilen ve gıda temas yüzeyleriyle süt taşıyıcı borularda oluşan kireç tabakasının giderilmesinde kullanılan temizlik maddeleri. Asit anyonik sürfektanlar.

Acid attack : Asit etkisi. Asit saldırısı. Asit saldırganlığı.

Acid base equilibrium : Asit-baz dengesi. Kanda uygun ph’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Asit baz dengesi. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kanda uygun ph'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge.

 

Acid car : Asit vagonu.

Acid base balance : Kanda uygun ph’yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge. kandaki tampon sistemleriyle solunum ve boşaltım sistemleri asit baz dengesinin korunmasını sağlar. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asit baz dengesi. Kanda uygun ph'yı devam ettirmek üzere asitlerin bazlara oranındaki denge.

Acid bronze : Asit tuncu.

Acid capasity : Asit kapasitesi. Bir baz molekülünün sulu çözelti durumunda verdiği hidroksil (oh) sayısı.

İngilizce Acid Türkçe anlamı, Acid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acetifies : Asetikleştirmek. Ekşimek. Asetik asit veya sirkeye dönüştürmek. Ekşitmek.

Dibasic acid : Dibazik asit. Çift bazlı asit.

Aminobenzoic acid : Paraaminobenzoik asit. Sentezlenmiş folik aside gereken madde. (kimya) benzoik asit derivasyonu.

Chromic acid : Kromik asit. Krom asidi.

Acidic : Aside benzeyen. Asitleşmek. Aşırı asitli madde ihtiva eden. Asitsel. Yüksek oranda silika içeren. Asitik. Sudaki çözeltilerinde hidronyum yükünü h3o+ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir asidi içerme veya asitli olma durumu. asit benzeri ekşi tat. Asitsi.

Scalding : Kaynar. Kaynamış. Yakan. Kavurucu. Kavurmak için yeterli sıcaklıkta. Haşlama. Tüylerin kolay yolunabilmesi için yapılan ön işlem. Kızgın.

Acidity : Asitlik. Bir ortamdaki hidrojen iyonları konsantrasyonu. Asit derecesi. Asitlik derecesi. Asidik özellikte olan. asitlik derecesi. Asit durumunda olma. Ekşilik. Ph değeri 7.0‘ın altında olan sularda mevcut hidrojen iyonu konsantrasyonunun bir ölçüsü. Asidite.

Bursters : Kimyasal mühimmatların (kurşun, fişek, bombalar veya mayınlar gibi) içeriğini püskürten patlayıcı şarj. Püsküren şey. Kağıt düzenleyici. Kağıt ayırıcı. Ateşleyici. Fırlayan kimse. Taşkına. Paralama hakkı. Radyasyon patlaması boşaltan çinli obje.

Acerbic : Sert. İğneleyici (konuşma). Keskin. Büzücü.

Incisive : Zekice. Direkt. Soruna doğrudan eğilen. Kesici. Zeki. Keskin. Sivri. İsabetli.

Acid synonyms : sulfanilic acid, hydriodic acid, isocyanic acid, ethanedioic acid, sulfonic acid, oxaloacetic acid, para aminobenzoic acid, tribasic acid, oxalacetic acid, glycollic acid, permanganic acid, nitrohydrochloric acid, hydrogen chloride, oxybenzene, titanic acid, dichromic acid, paba, fluosilicic acid, prevacid, lysergic acid, ferrocyanic acid, phthalic acid, gamma acid, triphosphoric acid, phenylic acid, chlorohydric acid, fluoroboric acid, pantothen, hydroxyacetic acid, thiocyanic acid, itaconic acid, ferricyanic acid, tetrabasic acid.

Acid zıt anlamlı kelimeler, Acid kelime anlamı

Pleasant : Samimi. Keyifli. Tatlı. İç açıcı. Sıcak. Sevimli. Hoş. Zevkli. Şirin. Latif.

Amphoteric : İkircil. Çift etkili. Kimyasal maddenin alkali ph ortamında noniyonik olma ve ph abit tarafına doğru azaldığına katyonik hale gelmesi özelliği. Hem asit hem de baz özelliği gösteren, asit veya bazlarla birleşebilen. zıt özelliklere sahip olan. Ortamın ph durumuna göre bir bileşiğin hem asit hem de baz yüklü olması durumu. Ortamın ph derecesine göre bir bileşiğin hem bazik hem asidik olmak üzere iki taraflı iyonize olma durumu. Asitli bazlı etken. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem asit hem baz olarak çalışan (kimya). Amfoterik.

Alkaline : Sudaki çözeltilerinde hidroksil yükünü, oh¯ veren bileşikler ve bunların çözeltilerinin genel özelliği. Alkalik. Alkali reaksiyon gösteren. alkaliyle ilgili. Alkali. Baz. Bazlı. Alkali ihtiva etme, alkali özellikler gösterme hali. alkali maddelerin ağızda oluşturduğu his, bazik. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kalevi. Alkalin.

Acid ingilizce tanımı, definition of Acid

Acid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A sour substance. Tart. Having the taste of vinegar: as, acid fruits or liquors. Also fig.: Sour- tempered. Sour, sharp, or biting to the taste.