• Bölüm.
  • Etki etmek.
  • Oynamak.
  • Edim.
  • Numarası yapmak.
  • Görevini yapmak.
  • Bir tiyatro yapıtında olay dizisinin ana kesimlerini oluşturan ve kendi içinde bütünlüğü olan bölüm.
  • Eylem.
  • -e etkimek.
  • Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi.
  • Oynamak (rol).
  • Etki.
  • Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde.
  • Davranmak.
  • Rol yapmak.
  • Yapmak.
  • Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu.
  • Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış.
  • Oyuncunun çeşitli ses, el, kol, mimik anlatmalariyle bir kişiyi canlandırması ya da göstermesi. bir tiyatro yapıtındaki belli bir karakteri canlandırmak ya da bir tipi göstermek.
  • Hukuk, kimya, sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır.
  • Numara yapmak.
  • Hareket etmek.
  • Oyunluktaki belirli bir kişiyi canlandırmak.
  • Yasa.
  • Rol oynamak.
 

Act ile ilgili cümleler

English: Ali appointed Mary to act as his assistant.
Turkish: Ali Mary'yi onun asistanı olarak çalışması için atadı.

English: Acids act on metals.
Turkish: Asidler metalleri etkiler.

English: Ali and Mary just got married, but they don't act like newlyweds.
Turkish: Ali ve Mary yeni evlendi ama onlar yeni evlenmiş gibi davranmıyorlar.

English: Ali didn't act alone.
Turkish: Ali tek başına hareket etmedi.

English: A wise man would not act in that way.
Turkish: Akıllı bir adam bu şekilde hareket etmezdi.

Act ingilizcede ne demek, Act nerede nasıl kullanılır?

Act a part : Rol kesmek. Oynamak. Rol oynamak. Gerçek amacını saklamak. Rol almak. Gerçek düşüncelerini gizlemek.

Act against : Aksine hareket etmek.

Act arbitrarily : Keyfi davranmak.

Act as : Olarak bulunmak. Görevi görmek. Olarak işlev görmek. İşlevi görmek. Başkasının vazifesini yapmak. Gibi davranmak. Sıfatıyla hareket etmek.

Act as a go between : Köprü olmak.

Act dumb : Aptala yatmak.

Act curtain : Sahneye veya salona açılan perde. Ana perde. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde.

Act contrary to nature : Doğadışı davranmak. Anormal bir şekilde davranmak. Doğal olmayan bir biçimde.

Act for : Başkasının adına hareket etmek. Birine yadım etmek. Başkasını temsil etmek. Başkasının yerinde olmak. Başkasının adına bir şey yapmak. Başkasının hesabına çalışmak.

Act drop : Oyun perdesi. Çerçeve sahneli tiyatroda oyun yerini seyircinin görüşüne açan ve kapayan, büyük perde. Çerçeve sahneli tiyatroda, bir bölümün başladığını ya da bittiğini belirten perde. genellikle bu sahnenin kumaş perdesidir; ancak bu amaçla başka bir perde de kullanılabilir. örnek : (epik tiyatro'nun yarım perdesi gibi. Sahneyi seyircilerden ayıran büyük tiyatro perdesi. Bölüm perdesi. Önperde.

İngilizce Act Türkçe anlamı, Act eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Act ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Toy : Önemsiz şey. Oyuncak. Küçük. Eğlenmek. Önemsememek. Çocuk oyuncağı.

Manoeuvre : Birtakım hareketlerle birşeyi belirli bir yere getirmek. Dolap. Dolap çevirmek. Birtakım manevralar yapmak (bir amaca ulaşmak için). Manevra yaparak belirli bir yere getirmek. Hile. Önlem. Manevra. Dalavere yapmak. Hile yapmak.

Deport : Sınır dışı etmek. Sürmek (sınırdışı vb). Yurtdışına sürmek. Sürmek. Uzaklaştırmak. Sınırdışı etmek. Tehcir etmek. Sinir dışı etmek. Borsa oyuncusunun elinde bulunmayan, ileride fiyatının düşeceğini beklediği ve vade sonunda teslim etmek üzere yüksek fiyattan sattığı taşınır değeri, vade tarihinde yeteri kadar bulamaması durumunda, üçüncü kişilerden belli bir primle geri ödemek üzere satın alması.

Participate : Ortak olmak. İştirak etmek. Katılmak. Hissedar olmak. Pay almak. Dahil olmak. Katılımda bulunmak.

Statute : Tüzük. Kanun. Statü. Kaide. İzlenek. Anatüzük. Hüküm. Nizam. Emir.

Accomplishes : Yerine getirmek. Almak (yol, zaman). Üstesinden gelmek. Başarı elde etmek. Başarmak. Başarıyla tamamlamak. Tamamlamak. Bitirmek. Sonuçlandırmak.

Verbs : Fiil.

Concoct : Hazırlamak. Birbirine karıştırarak hazırlamak. Birbirine karıştırıp hazırlamak. Uyduruvermek. Tertip etmek. Uydurmak. Karıştırmak. Kafadan atmak. Bir şeyler karıştırmak veya kaynatmak.

Bear : Sineye çekmek. Duymak (sevgi). Bulundurmak. (birine bir duygu) beslemek. Spekülasyon yapmak. Sahip olmak. Vurguncu. Dönmek. Dayanmak. Taşımak.

Fakes : Taklit etmek. Aldatmak. Sağ gösterip sol vurmak. Olduğundan iyi gibi göstermek. Sahtesini yapmak.

Act synonyms : step to the fore, lower oneself, go off half cocked, persist in, legal instrument, legislative act, plow ahead, lord it over, satisfise, satisfice, act superior, partner, deed, performed, gestes, departs, fetch up, chapter, carry on, disturb, simulate, fiat, movement, efficacies, sways, contingent, compartment, manage, department, lege, perform, work on, cavorted.

Act zıt anlamlı kelimeler, Act kelime anlamı

Behave : Çalışmak (mühendislik terimi). Terbiyesini takınmak. Terbiyeli olmak. Hareket etmek. Görgülü davranmak. Davranmak. Hizaya gelmek. Nazik davranmak. Davranış sergilemek.

Discontinue : Kullanımdan kalkmak. Vazgeçmek. Durmak. Son vermek. Devam etmemek. Bitmek. Arkası kesilmek. Sona ermek. Ara vermek. Durdurmak.

Refrain : Frenlemek. Nakarat. Alıkoymak. Kaçınmak. Kendini tutmak. Geri durmak. Çekinmek. Sakınmak.

Act antonyms : inactivity, activity.

Act ingilizce tanımı, definition of Act

Act kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The exercise of power, or the effect, of which power exerted is the cause. To move to action. To exert power. To actuate. To produce an effect. A performance. A deed. As, the stomach acts upon food. That which is done or doing. To animate.

Act ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Act kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Act ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Act anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Act ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zarar vermeyece...
  • Elektron yakalama: yıldırım elektronları toprağa boşalmadan önce yakalanabilir mi?...
  • Pafta: pafta numarasındaki i harfinin anlamı nedir örn.24i gibi...
  • Geri kazanım: Çok teşekkürler geri kazanım atık toplama ve atık yağ toplama ile ilgili güzel bir yazı olmuş....
  • Hallaçlık: hallacı nasıl bulabilirim mersindeyim...