Address türkçesi Address nedir

  • Söz yöneltmek.
  • Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir.
  • Adres.
  • Nutuk çekmek.
  • Ünvan.
  • Hitap etmek.
  • Nutuk.
  • Söylev vermek.
  • Kendini bir işe adamak.
  • Söylev.
  • Adres yazmak.
  • Konuşma yapmak.
  • (sorunların) üzerine gitmek.
  • Göndermek.
  • Bilişim alanında kullanılır.

Address ile ilgili cümleler

English: Ali handed me a piece of paper with his address written on it.
Turkish: Ali bana üzerinde adresi yazılı olan bir kağıt parçası uzattı.

English: Ali handed Mary a piece of paper with his address written on it.
Turkish: Ali Mary'ye üzerinde adresi yazılı bir kağıt parçası verdi.

English: Ali doesn't know Mary's address yet.
Turkish: Ali Mary'nin adresini henüz bilmiyor.

English: Ali asked for Mary's address and wrote it down on a piece of scrap paper.
Turkish: Ali Mary adresini istedi ve onu bir parça kâğıt üzerine not etti.

English: Ali decided to delete his email address from every page on his website.
Turkish: Ali web sitesindeki her sayfadan e-posta adresini silmeye karar verdi.

Address ingilizcede ne demek, Address nerede nasıl kullanılır?

 

Address a letter : Mektup adresini yazmak. Göndermek istediğiniz kişinin adresini mektuba yazmak.

Address a remark to : Birine bir söz yöneltmek.

Address an audience : Seyirci önünde konu anlatmak. Bir grup önünde konuşma yapmak. Dinleyici önünde konuşma yapmak.

Address book : Adres rehberi. Adres defteri. Bir kimsenin adresler ve telefonları kaydettiği defter. (bilgisayar) elektronik posta adresleri listesi.

Address bus : Adres veri yolu. Adres yolu. Adres anayolu. Adres veriyolu. Adres ana yolu. Adres taşıtı.

Address format : Adres düzeni. Adres biçemi. Adres biçimi.

Address forcefully : Zorla söylev vermek.

Address labels : Adres etiketleri.

Address generation : Adres oluşturma. Adres üretme. Adres üretimi. Adres geliştirme. Adres hesaplaması.

Address conversion : Adres çevirme. Adres dönüştürme.

İngilizce Address Türkçe anlamı, Address eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Address ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Perorate : Uzun konuşmanın sonunu getirmek. Uzun ve sıkıcı konuşma yapmak.

Dissertation : Bitirme projesi. Tez. Doktora tezi. Deneme. Bitirme tezi. Disertasyon. Uzmanlık tezi. Bilimsel inceleme. Travay.

Cater : Temin etmek. İhtiyacını karşılamak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Sağlamak. Yemek sağlamak. Yiyecek içecek sağlamak. Yiyecek tedarik etmek.

 

Parameter : Ana kitle hakkında ortalama, varyans gibi tahmini yapılan karakteristik değerler. Kristal değişmezleri. Başlangıç noktası ile kristal eksenlerinin, kristal yüzeylerini kestiği nokta arasındaki eksen parçaları. Parametre. Değiştirge. Örneklemeyle kestirilmeye çalışılan bir ayrıtın evrendeki gerçek değeri. Katsayı. Bir işlevin uzbilimsel yazımına giren, dileğe bağlı değerler alabilen bir nicelik. Sınırölçüleri. Değişkenlerin yanı sıra dursayı gibi görülen, ancak her yeni değeri için işlevi değiştiren cebirsel simge ya da sayı.

Alphanumeric character set : Yazaçları, sayamakları, kimi kez de güdüm damgalarını, özel damgaları ve boş damgayı kapsayan damga takımı. Abecesayısal damga takımı.

Bespeaks : Tutmak. İstemek. Ayırtmak. Göstergesi olmak. Rica etmek. Ismarlamak. Bir şeye delalet etmek. Sipariş vermek. Konuşmak.

Bundle off : Sepetlemek. Acele ile gitmek. Alelacele göndermek. Apar topar gitmek. Postalamak.

Consigned : Sevkedilen. Teslim etmek. Sevketmek. Bırakmak. Emanet etmek.

Caption : Başlık. Televizyon için hazırlanan, elle çizilmiş yazı ve resim gereci. Tutuklama. Görüntüde yer alan, fakat görünçlüğün bir parçası olmayan her çeşit yazıyı anlatır terim. Manşet başlık. Fotoğraf altı yazısı. Altyazı koymak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Altyazı. Çizi.

Expedited : Yollamak. Hızlanmış. Hızlandırılmış. Kolaylaştırmak. Hızlandırmak.

Address synonyms : computer address, universal resource locator, alphabetic data, orations, consign, accesibility, degrees, sermoning, uniform resource locator, denotation, declamations, declaims, addressing, acess arm, confers, alphabetic string, degree, oratorize, code, alphabetic character set, actual address, bespeak, appellation, consigning, hold forth, appellations, declaiming, discoursing, street, disquisitions, caters, orate, sermons.

Address ingilizce tanımı, definition of Address

Address kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Act of preparing one`s self. To direct. To prepare one`s self. To aim.