Adds türkçesi Adds nedir

  • Antarktika ile ilgili olan veri rehberi kitabı.

Adds ile ilgili cümleler

English: Her warm personality adds charm to her beauty.
Turkish: Onun sıcak kişiliği güzelliğine çekicilik katıyor.

English: He adds examples in Russian.
Turkish: O, Rusça örnekler ekler.

English: It only adds fuel to the fire.
Turkish: O, sadece ateşe yakıt ekler.

English: She adds a lot of examples.
Turkish: O bir sürü örnekler ekler.

English: Ali adds a little money to his savings account each month.
Turkish: Ali her ay tasarruf hesabına biraz para ekliyor.

Adds ingilizcede ne demek, Adds nerede nasıl kullanılır?

Small adds : Küçük ilanlar.

Add accent bar : Vurgulu çubuk ekle.

Add after : Sonra ekle.

Add all : Tümünü ekle.

Add arrow : Ekle ok. Ok ekle.

Add cells as : Hücreleri ekleme şekli.

Add column field : Sütun alanı ekle.

Add autotext : Otomatik metin.

Add colon : Sütun ekle.

Add caption type : Resim yazısı türü ekle.

İngilizce Adds Türkçe anlamı, Adds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

String : Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. Dizi. Sicim. Kılçıklarını ayıklamak. Tel. Takmak (tel, ip). Dizgi. Dizmek. Sıra halinde gitmek. Sıralamak.

 

Say : Son söz. Buyurmak. Etmek (dua). Laf. Farzetmek. Okumak. Varsaymak. Söz. Okumak (dua). Demek.

Mix : Zincirleme eylemi. Karışım. Birleşim. Zincirlemek. Melezlemek. Karışık. Katmak. Katıştırmak. Miks. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Concatenate : Birleştirmek. Peşpeşelemek. Ardarda bağlamak. Birbirine bağlamak. Bağlamak. Ardarda bağlama. Sıralamak. Birleştir. Zincirlemek.

Inject : Zerk etmek. Enjekte etmek. Zerketmek. Katmak. Vurmak. İğne yapmak. Sokmak. Yerleştirmek. Sokuşturmak. Vermek.

Sneak in : Gölge gibi içeri süzülmek. Gölge gibi süzülmek. Gizlice sokmak. Yavaşça içeri girmek. Yavaşça içeri süzülmek.

String up : Sinirlendirmek. Sinir etmek. İpe çekmek. Asmak.

Stud : Damızlık. Ayaktopu ayakkabılarının altlarına çivilenen ve tabanla topuk genişliğinde uzayan 12,7 mm. genişlikte kösele ya da sert lastik parçaları. (tabanda iki, topukta ise bir tane bulunur ve çıkıntılar birbirine koşuttur.). Yaka düğmesi. Hara. Bir grup damızlık at. Tavan yüksekliği. Dikme. Krampon. Bir şahsın beslediği atlar. Çivi.

Gild the lily : Göklere çıkarmak. Allayıp pullamak. Güzeli daha da güzelleştirmeye çalışmak. Güzel olan bir şeyi güzelleştirmeye çalışmak. Güzelliğine güzellik katmaya kalkmak. Zaten çok güzel olan bir şeyi gereksizce süslemek.

Modify : Değişmek. Değiştirme. Azaltmak. Tamlamak. Hafifletmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Tadil etmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek. Değişiklik yapmak.

Adds synonyms : butylate, toss in, combine, work in, enrich, insert, mark, append, tell, slip in, fortify, put on, mix in, qualify, increase, supplement, welt, punctuate, button, intercalate, state, compound, include, paint the lily, adjoin, add on, stick in, milk, supply.

 

Adds zıt anlamlı kelimeler, Adds kelime anlamı

Take away : Elinden almak (bir hakkı). Ortadan kaldırmak. Kaldırmak. Paket yaptırıp götürmek. Çıkarmak. Dışarıya çıkarmak. Götürmek. Almak. Uzaklaştırmak. Çalmak.

Decrease : Eksilmek. İnmek. Küçültmek. Eksiltme. Azaltmak. Düşmek. Azalma. Eksiltmek. Düşüş göstermek. Azalmak.

Impoverish : Güçsüzleştirmek. Verimsizleştirmek. Yoksullaştırmak. Zayıflatmak. Kuvvetini kesmek. Fakirleştirmek.

Adds antonyms : subtract.