Advanced türkçesi Advanced nedir

Advanced ile ilgili cümleler

English: Ali advanced Mary two week's salary.
Turkish: Ali Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.

English: Encryption technology has advanced to the point where it's pretty reliable.
Turkish: Şifreleme teknolojisi onun oldukça güvenilir olduğu noktaya göre gelişti.

English: I'm going to teach one of Tom's advanced classes while he's in Boston.
Turkish: O, Boston'dayken Tom'un ileri sınıflarından birine öğretmenlik yapacağım.

English: He advanced his departure by two days.
Turkish: Gidişini iki gün erteledi.

English: He was advanced to a managerial post.
Turkish: O, idari bir göreve yükseltildi.

Advanced ingilizcede ne demek, Advanced nerede nasıl kullanılır?

Advanced aerodrome : İleri hava meydanı. Gelişmiş havaalanı.

Advanced age : İlerlemiş yaş.

Advanced at full steam : Son süratle yol aldı. Tüm hızıyla ilerledi.

Advanced cardiac life support : Acls (tıp veya medikal terimi). İleri kalp yaşam desteği. Ciddi olarak düzensiz kalp atışının tedavisinde kullanılan acil tedavi ve donanım.

Advanced compression : Gelişmiş sıkıştırma.

 

Advanced controls : Gelişmiş denetimler.

Advanced configuration and power interface : İleri kurulum ve güç arayüzü. Gelişmiş yapılandırma ve güç arayüzü. Microsoft ve toshiba tarafından geliştirilen ve bir windows işletim sisteminin çevresel aletlere sağladığı güç miktarının kontrol edilmesine olanak sağlayan güç yönetim sistemi (bilgsayar). İleri konfigürasyon ve güç arayüzü.

Advanced controls for volume control : Ses denetimi için gelişmiş denetimler.

Advanced english : İleri ingilizce.

Advanced connection settings : Gelişmiş bağlantı ayarları.

İngilizce Advanced Türkçe anlamı, Advanced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advanced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crucible : Pota (kimya terimi). Pota. Kroze. İçinde eritme ya da yakma işlemleri yapılan, porselen, grafit ya da metal küçük kap. Maden eritme kabı. Zorlu deneme. Kröze. Kap.

Pacesetters : Alanında lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Lider. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Alanında öncü.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Higher : Daha yüksek. Bir üst. Daha yukarı.

 

Progressives : İlerleyici. İlerleyen. Tedrici. İleri giden. Terakkiperver. İlerici. İleri düşünceli kimse. Yenilikçi. İlerleyici (hastalık).

Further : Ötedeki. Bundan başka. Öteye. Kolaylaştırmak. Daha uzağa. Başka bir. Bir başka. Daha öte. Daha fazla. Başka yerde.

High pitched : Çok tiz. Dik meyilli. Tiz (ses). Tiz.

Forth : Açığa. Diğer. Sair. Dışarı. Başka. Dışarıya doğru. Sonra.

Foremost : En başta ele alınması gereken. Herşeyden çok. En önemli olan. En başta gelen. Baş. En önemli. Başta gelen. Önde gelen. En öndeki.

Advanced synonyms : pioneers, pioneer, pioneering, pioneered, advanced level, developed, improved, access mechanism, ahead, past cure, enhanced, avant garde, dominant, pacesetter, grooviest, mod, latter days, sophisticated, onward, far, apostle, exalted, eminent, haute, bannerbearer, high, fwd, gone, acros, grandiose, heftier, access key, latterday.

Advanced zıt anlamlı kelimeler, Advanced kelime anlamı

Retarded : Alıkoymak. Geri zekalı. Hızını kesmek. Rötarlı. Yavaşlamış. Frenlemek. Tehir edilmiş. Gecikmeli. Yavaşlatmak. Geciktirilmiş.

Early : -in başlarında. İlk. Eski. İlk zamanlarında. Erkenden. Önceki. Erken.

Advanced ingilizce tanımı, definition of Advanced

Advanced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : In the van or front.