Advancement türkçesi Advancement nedir

Advancement ile ilgili cümleler

English: Stop the enemy's advancement.
Turkish: Düşmanın ilerlemesini durdur.

Advancement ingilizcede ne demek, Advancement nerede nasıl kullanılır?

Opportunity for advancement : Yükselme fırsatı. İlerleme şansı.

Advancements : Gelişme. Terfi. Yükselme. İlerleme.

Advance angle : Avans açısı.

Advance bill : Malın yüklenmesinden ve gönderilmesinden daha önce gönderenince düzenlenen ödek. Avans poliçesi. Malın sevkinden önce keşide edilen poliçe. Önden çekilen ödek. Malı alıcıya göndermeden önce çekilen poliçe. Peşin çekilen poliçe. Malı sevk etmeden önce ihracatçı tarafından düzenlenen poliçe. Malın şevkinden önce keşide edilen poliçe.

Advance booking : Önceden yer ayırtma. Yer ayırtnm. Tiyatroda önceden yer ayırtma işlemi.

Advance factory : Ruhsatlı fabrika. Onaylı üretim bölgesi. İlerleme fabrikası.

Advance canvass : Üreticinin, satışları artırmak amacıyla kampanya yapacağı bölgedeki perakendecileri kampanya öncesinde ziyaret ederek desteklerini sağlamaya yönelik perakende reklamcılığında kullanılan etkinliği artırma tekniği. Önyoklama.

Advance notes : Kaptan tarafından acenteye çekilen poliçe.

Advance guard point : Öncü ucu.

 

Advance money : Avans vermek.

İngilizce Advancement Türkçe anlamı, Advancement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Advancement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Buddings : Yetişmekte olan. Tomurcuklanma. Aşı. Meslekte ilerleme. Gelişme çağında olan. Tomurcuklayan. Göz aşısı. Tomurcuklanan.

Developments : Olaylar. Gelişmeler. Tab etme. Geliştirme. Kalkınma. Site. Büyüme. Geliştirilmiş ürün. Son durum.

Preferments : Atama. Arz. Tayin. Sunma.

Ascension : Ufuktan yükseklik derecesi (astronomi terimi). Göğe yükselme. Ağış. Gökcisminin yükselişi. Miraç. Hz.isa'nin göğe yukselişinin 40. günü. Uruç.

Procession : Tören alayı. Geçit töreni. Dizi. Oluş. Alay. Kafile. Sıra.

Arising : Türeyen. Doğan. Yukarıya doğru giden. Yükselen. Uyanış. Kaynaklanan. Ortaya çıkma.

Ascent : Yokuş. Tırmanma. Bayır. Bir yer veya mekandan çıkmak için kullanılan yer. Yukarı doğru göç. Harfin üst çıkıntısı. Gitme. Yükseliş. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama.

Furthering : İleriye götürme. Yardım. Devam ettirme. Teşvik etme. İlerletme. Geliştirme.

Maturation : İltihaplanma. Cerahatlenme. Matürasyon. Olgunlaşma. Tam olarak farklılaşmış ve işlevsel duruma geçmiş olan ergin olma durumu, eşeysel olgunluğa erişme, matürasyon. Yetkinleşme. Kalıtım ve çevre koşulları arasında etkileşim sonucu olan biyolojik gelişme. bedensel, fizyolojik ve sinirsel gelişme dolayısıyle bir organizmanın özelliklerinde görülen değişmeler. bireyin davranışlarında öğrenme ve alıştırma yapma yoluyla değil de büyüme sürecinin doğal sonucu olarak görülen değişme. Biyoloji, eğitim alanlarında kullanılır. Olma.

 

Advancement synonyms : clear sailing, work flow, onward motion, advancements, commission, progress, perfections, movement, escalation, motion, march, ageing, distinctions, forwarding, workflow, promotion, promotions, breakthroughs, push, ageings, progression, preferment, ascents, leapfrog, furtherance, expansion, forwardness, headway, boost, distinction, improvement, budding, evolvements.

Advancement zıt anlamlı kelimeler, Advancement kelime anlamı

Retreat : Geri çekilmek. İnziva köşesi. Kaçmak. Ricat etmek. Yeniden işlemek. Köşesine çekilmek. Gerilemek. Gerileme. Geri hamle yapmak. Ricat.

Discouragement : Hevesini kırma. Engel. Cesaretsizlik. Cesaretin kırılması. Hevesin kırılması. Vazgeçme.

Advancement ingilizce tanımı, definition of Advancement

Advancement kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Improvement. Progression. As, the advancement of learning. The act of advancing, or the state of being advanced. Promotion to a higher place or dignity. Furtherance.