Adverse türkçesi Adverse nedir

Adverse ile ilgili cümleler

English: The way to protect yourself and your family from being adversely affected by television is to be more selective of the programmes you watch.
Turkish: Kendinizi ve ailenizi televizyonun ters etkilerinden korumanın yolu, izlediğiniz programlar için daha seçici olmaktır.

English: Our plane was cancelled because of adverse weather conditions.
Turkish: Hava muhalefeti nedeniyle uçuşumuz iptal oldu.

English: It's advisable to check whether there'll be any adverse affects if you drink alcohol while taking the medication you've been prescribed.
Turkish: Reçete edilmiş ilacınızı içki içerken almanızın herhangi bir yan etkisi olup olmayacağını kontrol etmeniz tavsiye edilir.

Adverse ingilizcede ne demek, Adverse nerede nasıl kullanılır?

Adverse agonist : Ters agonist. Modifiye iki durum modeline göre almacı etkin durumuna değil de etkin olmayan durumuna yüksek çekicilik gösteren agonist ilaçların ortama eklenmesiyle, etkin ve etkisiz durumlar arasındaki dengenin etkisizlik lehine geçmesi sonucu bir diğer ilacın spontan etkinliğini azaltan ilaç.

Adverse balance : Olumsuz bakiye. Bilanço açığı. Bilançoda açık.

 

Adverse balance of trade : Bilanço açığı.

Adverse effect : İstenmeyen etki. Advers etki. Aksi tesir. Ters etki. Yan etki. Olumsuz etki.

Adverse evidence : Bir davada karşı tarafa hizmet eden kanıt (hukuk terimi). Aleyhinde bir duruma neden olan delil. Olumsuz kanıt.

Adverse title : Olumsuz ayrıcalık. Karşı iddia. Muhalif gerçek.

Adverse to : -e muhalif.

Adverse winds : Ters rüzgar. İlerlemeyi engelleyen rüzgarlar (yelkenli teknede, vs.). Ters yönden esen rüzgar. Tersten esen.

Adverse reaction : Olumsuz reaksiyon. Advers reaksiyon. Ters reaksiyon. Yan etki.

Adverse witness : Mukabil tanık. Karşıt tanık. Mügayir tanık. Karşı tanıklık. Bir davada karşı tarafa yardımcı olan kanıt sunan tanık. Aykırı tanıklık. Aleyhte tanık. Bir davada karşı tarafa yardımcı olan delil sunan tanık (hukuk terimi). Aleyhinde bir duruma neden olan delil gösteren tanık.

İngilizce Adverse Türkçe anlamı, Adverse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adverse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contradictor : Karşı taraf. Rakip.

Contravention : Karşı gelme. Kanuna aykırı hareket etme. İhlal. Çiğneme. Kanunu ihlal etme.

Dissension : Bozuşma. Kavga. İhtilaf. Niza. Çekişme. Fitne. Uyuşmazlık. Nifak. Anlaşmazlık.

 

Adversarial : Hasım taraf. Daha az mücadeleci. Düşman.

Insusceptible : Hissiz. Duyarsız. Duygusuz. Vurdumduymaz. Yapılamaz. Adam sendeci.

Impractical : Pratik olmayan. Uygulanamaz. Pratikten yoksun. Yapılamaz. Kullanışlı olmayan. Beceriksiz. Kullanışsız. Saçma. Mantıksız.

Opposition : Karşıtlık. Bir görüş, kanı, tutum, davranış ya da eyleme karşı olma ya da karşı çıkma. Direnme. Hukuk, fizik, eskrim, ekonomi alanlarında kullanılır. Başkaldırma. Salınımlarda yarım dönümlük evre değişimine girme. iki gezegenin güneşin iki yanında bir doğru üzerimde bulunma evreleri. Ayrışçılık. Karşıtçılık. Karşısav.

Con : Hile yapmak. Kafalamak. Sahtekarlık yapmak. Aldatmak. Kandırmak. Dolandırmak. Dikkatle okumak. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş.

Dissidence : İhtilaf. Görüş ayrılığı. Fikir ayrılığı. Anlaşmazlık. Karşı koyma.

Black hearted : Kötü kalpli. Fena. Ahlaksız. Kötücül. Kötü huylu.

Adverse synonyms : before, alien, unfavorable, contra, negatory, dissensions, agin, amiss, badtempered, bad, favourless, against, awful, contrarieties, beastlier, abhorrent, inadequate, incapable, negatives, antagonists, adverseness, derogate, disabled, abrupt, averse, contrariety, opposed to, antipathetical, favorless, awfuller, damaging, ineligibles, blackest.

Adverse zıt anlamlı kelimeler, Adverse kelime anlamı

Favorable : Ahım şahım. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. İyi. Yandaş. Hoşa giden. Lütufkar. Müsait. Taraftar. Uygun. İyi niyetli.

Adverse ingilizce tanımı, definition of Adverse

Adverse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Conflicting. As, adverse winds. To resist. To oppose. An adverse party. Opposite. Acting against, or in a contrary direction. A spirit adverse to distinctions of caste. Opposed. Contrary.