Afferent lymph vessel türkçesi Afferent lymph vessel nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Lenf yumrusuna lenf sıvısı getiren damar, afferent lefatik damar.
  • Getirici lenf damarı.

Afferent lymph vessel ingilizcede ne demek, Afferent lymph vessel nerede nasıl kullanılır?

Afferent : İçeri ileten. Merkeze giden. Merkeze ileten, getiren, getirici. Getirici. Herhangi bir sıvıyı veya duyuyu getiren yapı, afferent. Getirici sinir. Getiren (sinir). Herhangi bir sıvıyı ya da duyguyu getiren yapı. afferent. Aferent. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Lymph : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yapısal olarak kana benzeyen, kandan farklı olarak eritrosit içermeyen, plazmasının protein miktarı kan plazmasındaki protein miktarından çok daha az olan, kanın kapillar damarlarla filtre edilmesi sırasında oluşan bir madde, lenf, lenfa. Lenf bezi. Lenfatik damarlar içinde akan renksiz sıvı. Akkan. Ak kan. Lenf damarlarında dolaşan renksiz bir sıvı olup kan plazması ile lenfositlerden oluşur. lenf. Lenfa. Lenf.

Vessel : Tonajı ve adı ne olursa olsun denizlerde ve iç sularda su ürünleri araştırmasında, istihsalinde, naklinde, işlenmesinde kullanılan kayık, sandal, yelkenli, şat, sal, mavna gibi vasıtalarla buharlı veya motorlu bilumum yüzer araçlar. Gemi. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Damar.

 

Afferent lymphatic vessel : Getirici lenfatik damar. Afferent lenfatik damar. Bir lenf bezine lenf getiren damar, afferent lenfatik damar. Getirici lenf damarı.

Lymph vessel : Lenf damarı. Lenf daman. İçinde lenf bulunan damarlar.

İngilizce Afferent lymph vessel Türkçe anlamı, Afferent lymph vessel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Afferent lymph vessel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Abdominal distention : Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği. Abdominal gerginlik.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

Afferent lymphatic vessel : Bir lenf bezine lenf getiren damar, afferent lenfatik damar. Getirici lenfatik damar. Afferent lenfatik damar.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal palpation : Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

 

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karnın altı. Karın. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.

Afferent lymph vessel synonyms : a crochordon, abdominal fat necrosis, abamectin, abdominal ovariectomy, a amplitude mod, a band, abaxial.