Affetmek nedir, Affetmek ne demek

Affetmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bağışlamak.
  • Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek.
  • Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek

"Affetmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Beni affedin, gelemeyeceğim."
  • "Beni bu çalışmadan bir defalık affedin lütfen."
  • "Açgözlülüğü içeride de dışarıda da affetmeyen gözü tok insanlarız." - A. N. Asya

Affetmek anlamı, kısaca tanımı:

Affedersin : Karşı çıkmak için söylenen bir söz. birisine rahatsızlık verildiğinde söylenen bir seslenme sözü. yanlış anlaşılma, görgü kurallarına aykırı düşme gibi durumlarda söylenen bir söz. özür dilemek için söylenen bir söz.

Affetmişsin : "hiç de öyle değil, yanılıyorsun" anlamında kullanılan bir söz.

Bağışlamak : Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Görevden çekmek, almak. Hoşgörmek.

Hoşgörü : Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

Karşılamak : Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek. Masrafı ödemek. Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek.

 

Mazur : Mazereti olan, mazeretli.

Görmek : Ziyaret etmek. Almak. Bir şey hakkında bir yargıya varmak, değerlendirmek. Yanına gidip konuşmak. Karşılaşmak, rastlaşmak. Sahne olmak, geçirmek. Takım arkadaşlarından en uygun olanına pas atmak. Kendisine yapılmak, bir davranışla karşılaşmak, maruz kalmak. Belirli bir zamanın içinde bir olaya tanık olmak, yaşamak. Vermek. Göz yardımıyla bir şeyin varlığını algılamak, seçmek. Saymak, herhangi bir şey gibi görmek. Yüzü bir yöne doğru olmak, bakmak. Bir işleme uğramak. Gezmek. Bir şeye erişmek. Gözlerin görmediği durumlarda başka duyu organlarıyla algılamak. Anlamak, kavramak, sezmek. Yapmak, etmek. Çok değer vermek.

Sorumlu : Üstüne aldığı veya yaptığı işlerden dolayı hesap vermek zorunda olan, sorumluluk taşıyan (kimse), mesul.

Görev : Bir nesne veya bir kimsenin yaptığı iş. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı iş, misyon. Resmî iş, vazife. Bir cümlede bir dil biriminin öbür birimlerle ilişkisi aracılığıyla yerine getirdiği iş. Bir değerin başka değerlerle olan ilişkisi. İşlev. Bir organ veya hücrenin yaptığı iş.

İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.

 

Affetmek ile ilgili Cümleler

  • Her şeyi anlamak her şeyi affetmektir.
  • Seni artık affetmek istiyorum şansını hâlâ zorluyorsun.
  • Beni affetmek zorunda kalacaksın.
  • Dünyada yapacak en zor şeylerden biri affetmektir.
  • Ali Mary'nin onu affetmek zorunda olduğu herhangi bir şeyi hiç yapmadı.
  • O hâlâ güzel bir kadın ama onu affetmek zor geliyor.
  • Affetmek mi yoksa unutmak mı daha zor?
  • Tom, onu terkettiği için babasını affetmek istiyor.
  • Affetmek zor değildir, yeniden güvenmek zordur.
  • Kendini affetmek zorundasın.

Diğer dillerde Affetmek anlamı nedir?

İngilizce'de Affetmek ne demek? : v. forgive, excuse, pardon, condone, absolve; release, dismiss, remit

Fransızca'da Affetmek : excuser, pardonner, passer

Almanca'da Affetmek : v. absolvieren, amnestieren, entschuldigen, schenken, vergeben, verzeihen

Rusça'da Affetmek : v. прощать, извинять, амнистировать, миловать, отстранять, простить, извинить, помиловать, отстранить