Affirmative türkçesi Affirmative nedir

Affirmative ile ilgili cümleler

English: Ali nodded affirmatively.
Turkish: Ali olumlu olarak başını salladı.

Affirmative ingilizcede ne demek, Affirmative nerede nasıl kullanılır?

Affirmative action : Olumlu eylem. İstihdam etmede kadınlar ve azınlıkların arttırılmış temsilini teşvik etme (ya da üniversiteler, vs.). Pozitif ayrımcılık. Olumlu ayrımcılık. Olumlayıcı eylem. Onaylayıcı eylem.

Affirmative sentence : Olumlu cümle. Olumlu tümce.

A decided affirmative : Kuvvetli ve olumlu karar.

Answer in the affirmative : Olumlu cevap vermek.

Answer the affirmative : Olumlu cevap vermek.

In the affirmative : Onaylayarak. Olumlu olarak.

Affirmatives : Müspet. Doğrulayan. Doğrulayıcı. Kesin. Olumlu cevap. Olumlu. Olumlayıcı.

Disaffirmation : Karardan dönme. Cerh. İptal. Vazgeçme. Tanımama. Ret. Geri çevirme. İptal etme. Nakzetme. İnkar.

Reaffirmation : Yeniden doğrulama. Tekrar iddia etme.

Self affirmation : Öz-olumlama.

İngilizce Affirmative Türkçe anlamı, Affirmative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affirmative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Corroborating : Destekleyici. Kuvvetlendirici. Onaylayıcı.

 

Sanctioners : Yaptırımcı. Onaylayan. Bir yasayı uygulamak adına ceza ve ödülleri uygulayan kimse. Onaylayan kimse. Yetkili. Ciro eden kimse. Cirocu. Onaylayıcı. Onay vermeye yetkili olan kimse.

In support of : Desteklemek için. Desteklemek için doğrulayan. Yararına. Lehine.

Surest : Muhakkak. Sıkı. Güvenilir. Kati. Mutlaka. Şüphesiz. Emin. Sabit.

Accurate : Yanlış yapmamaya özen gösteren. Tam. İnce. Dakik. Sahi. Yanlışsız. Doğru. Hassas.

Validator : Dokümanlar üzerine acente adı ve diğer ayrıntıları basan makine. Yetki sağlayan kimse. Geçerli kılan. Onaylayıcı. Geçerli kılıcı. Bilet ve belge basan makine (ulaşım sektörü). Geçerli kılan kimse. Onaylayan.

Surer : Muhakkak. Soruşturmak. Sabit. Sıkı. Sağlam. Elbette. Güvenilir. Şüphesiz.

Clear cut : Açık biçimde tanımlanmış. Kolay anlaşılır. Açık ve net. Açık. Biçimli. Keskin hatlı. Belirgin. Düzgün.

Attestator : Tasdik eden kimse. Tasdik eden. Tanık. Tanık olarak imzalayan. Şahit olarak tanrı huzurunda yemin eden kimse. Onaylayan kimse. Şahit. Teyit eden kimse. Onaylayan.

Affirmative synonyms : plausive, affirmatives, corroboratory, authenticators, approbatory, confirmatory, approving, absolute, categoric, favourable reply, declension, yeas, yeses, attestative, certain, favouring, approbative, peremptory, positive, corroborative, sanctioner, positives, constructive, clean cut, assertory, as sure as fate, conclusive, avoucher, validatory, a hundred percent, as large as life, content, predicative.

 

Affirmative zıt anlamlı kelimeler, Affirmative kelime anlamı

Unfavorable : Kötü. Aleyhte. Bir ölçek sınarının dile getirdiği yargıya katılmayan ya da olumsuz yanıt veren kişi, ona ters düşen tutum ya da görüş. Sakıncalı. Açık veren (hesap). Ters. Uygun olmayan. Tercih edilmeyen. Aksi. Elverişsiz.

Neutral : Artı ve eksi yükü olmayan, yansız. Ilın. Yansız. Rengi belli olmayan. Yayma özellikleri gelen ışığın dalga boyuna bağlı olmayan yayıcı. Etkisiz eleman. Tarafsız. Elektrik yükü olmayan. kimyada ne asit ne de alkali tepkisi göstermeyen. Nötr. Ilın uç.

Negative : Bir imlemede artı doğrultunun tersine yönelmiş sayılara verilen im. yalnız iki eşlemi bulunan nesneler den birine verilen im; eksi yük gibi. sayıların sıfırdan küçük olanlarına verilen im. iki sayıdan, iki nicelikten birini ötekinden çıkarma işlemini belirleyen im. 1—a. kon dizgesinde, özeğe göre seçilen, bir bölgede alınan yerlerin imi. b. çıkarma işlemi imi. 2-durgun elektrikte ebonit çubuğun sürtünmesiyle oluşan yük imi. bir atom ya da atom kümesinin elektron kazanmasıyla oluşturduğu yük imi (bk. eksin). Çürütmek. Eksi. Olumsuz söz. Etkisiz hale getirmek. Ters. Negatif. Negatif görüntü elde etmek için alıcıda kullanılan boş film. bu yolda kullanılmış fakat henüz işlemelikte işlenmemiş dolu film. işlemelikte işlenerek üzerinde negatif görüntü belirmiş olan film. negatif görüntü. (genellikle) doğadakinin ters renk tonunda görüntü veren duyarkatları ve bu görüntüleri anlatır. tv. uç değiştirme yoluyla almaçta oluşturulan ve doğadakinin ters renk tonunda olan görüntü. Reddetmek.

Affirmative ingilizce tanımı, definition of Affirmative

Affirmative kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Opposed to negative. That side of question which affirms or maintains the proposition stated. That which affirms as opposed to that which denies. An affirmative proposition. As, an act affirmative of common law. As, there were forty votes in the affirmative, and ten in the negative. Ratifying. Confirmative.