Agee türkçesi Agee nedir

Agee ingilizcede ne demek, Agee nerede nasıl kullanılır?

Carrageen : Denizkadayıfı. Kuzey atlantik kıyılarında bulunan yenebilen bir suyosunu. Deniz kadayıfı. Solunum yolları rahatsızlıklarında yumuşatıcı olarak sanayide jel ve sübye hazırlanmasında kullanılan kırmızı yosunların kurutulmuş talluslarına verilen ad.

Carrageenan : Yenebilen kırmızı suyosunundan elde edilen koloidal madde (gıda ürünlerinde veya endüstriyel ve ilaç ürünlerinde yoğunlaştırıcı ve dengeleyici olarak kullanılan). Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kırmızı alglerin hücre duvarında bulunan galaktozun bir polimeri. Yosundan elde edilen lifli kıvam arttırıcı katkı maddesi. Kırmızı deniz yosunlarından elde edilen, kıvam artırıcı gıda katkı maddesi. Karragenan. Karajenan.

Carrageenin : Yenebilen kırmızı suyosunundan elde edilen koloidal madde (gıda ürünlerinde veya endüstriyel ve ilaç ürünlerinde yoğunlaştırıcı ve dengeleyici olarak kullanılan).

Dragee : Draje. Badem şekeri.

Mortgagee : İpotek alan. İpotek alan kişi. İpotek yapan alacak sahibi. İpotek yapan alacaklı. Lehine ipotek verilen kişi. Rehin alan. İpotek karşılığı borç para veren. İpotek alacaklısı. İpotekli alacaklı. Mürtehin.

 

Age determination : Hayvanların diş durumuna bakılarak yaklaşık olarak yaş tahminlerinin yapılması. Dönem tespiti. Yaş tayini. Yaş belirleme.

Age bracket : Yaklaşık olarak aynı yaşta olan insanlar grubu. Yaş dilimi. Yaş grubu.

Age difference : Yaş farkı.

Mortgagees : İpotekti alacak sahibi. İpotek yapan alacak sahibi. İpotek yapan alacaklı. Mürtehin. İpotekli alacaklı. İpotek alacaklısı. İpotek karşılığı borç para veren. İpotek alan kişi. İpotek alan. Rehin alan.

Selvagee : Kenarı kumaş ile kaplanma.

İngilizce Agee Türkçe anlamı, Agee eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Agee ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Oblique : Eğik. Yoldan çıkmış. Oblik. Meyilli. Sallanma hareketi. Eğik, eğimli. Eğilim. Dolaylı.

Askew : Yan. Çarpık olarak. Yana doğru. Eğri olarak.

Laterally : Yandan. Yana doğru. Yan olarak.

Edgeways : Kenara doğru. Yan yan. Yana doğru.

Cock a hoop : Övüngen. Neşeyle. Coşkulu. Mutlu bir şekilde. Neşeli bir şekilde. Bozuk. Kibirli. Eğlenceli bir şekilde. Neşeli.

Sideward : Yana doğru. Yana. Yan. Yandan. Yan yan.

Rakish : Direkleri arkaya doğru yatık. Gösterişli. Uçarı. Alışılmışın dışında ve rahat. Hızlı. Özgür. Çapkın. Havalı. Şık.

Bandying : Lafa laf koymak. Çarpık bacaklı. Sağa sola atmak. Yumruklaşmak. Öte beriye vurmak. Ağız dalaşı yapmak. Tartışmak. Sağa sola atmak (tenis). Verip veriştirmek.

Bevelled : Konik. Pahlı. Şevli. Eğimli. Şev. Pahlanmış.

Catenaries : Eğri (matematik). Bir elektrikli trenin ana kablosu. Zincir eğrisi. Farklılık ölçüsü. Katener. Pipodan sarkan cam.

Agee synonyms : james agee, decumbent, sideways, curved, sidewise, crabwise, arcuate, circumflexes, paralyzed, sloping, aslant, sideling, bandies, acock, cockeyed, beveled, deviating, catawampus, tilting, edgewise, bandy, aslope, canted, italic, sidelong, paralysed, skew, circumflex, crooked, leaning, awry, bowed, leanings.