Aggravating circumstances türkçesi Aggravating circumstances nedir

  • Cezayı ağırlaştırıcı nedenler.
  • Ağırlaştırıcı sebep.
  • Suçu ağırlaştırıcı sebepler.
  • Hukuk alanında kullanılır.
  • Ağırlaştırıcı nedenler.
  • Cezayı ağırlaştırıcı sebepler.
  • Cezayı ağırlatıcı nedenler.

Aggravating circumstances ingilizcede ne demek, Aggravating circumstances nerede nasıl kullanılır?

Aggravating : Kötüleştirici. Sinirlendirici. Cezayı arttırıcı. Can sıkıcı. Şiddetlendirici. Ciddileştirici. Ağırlaştırıcı. Çileden çıkarıcı. Kötüleştirme.

Circumstances : Ahval. Şartlar. Mali durum. Koşullar. Durumlar. Varlık. Zenginlik.

Aggravatingly : Can sıkıcı bir biçimde. Çileden çıkartacak şekilde. Ağrır bir şekilde. Sinir bozucu bir halde. Rahatsız edici bir şekilde. Şiddetlendirerek.

Abide by the circumstances : Her koşulda itaat.

Accommodate oneself to circumstances : Ayağını yorganına göre uzatmak.

Actual circumstances : Fiili gerçek durumlar. Asıl durumlar.

İngilizce Aggravating circumstances Türkçe anlamı, Aggravating circumstances eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aggravating circumstances ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

American law of corporation : Dernekler tüzesi.

Accused : Suçlanan. İtham edilen. Zanlı. Sanık. Maznun. Müttehem. Suçlu.

 

Abetment : Tahrik ve teşvik. Yardımda bulunma. Suça katılma. Yardakçılık etme. Azmettirme. (suça) yardımda bolunmak. Suç ortaklığı. Kışkırtma. Tahrik etme. Suça teşvik.

Act of witness : Tanıklık.

Administrative districts : İlçe. İdari bölüm. İdari bölge. Kaza.

Abstention : Kaçınma. Sakınma. İmtina. Vazgeçmek. Uzak durma. Çekinme. Çekimser oy. Çekimserlik. Çekimser kalma.

Abduction : Kız kaçırma. Adam kaçırma. Uğrulama. Kaçırma. (kas) dışarı çekme. Abdüksiyon. Kaçırma (bir kimseyi). Dışaçekim. Adam kaldırma.

Administration of justice : Yargı idaresi. Adalet yönetimi. Yargı. Adliye. Kaza uygulamaları.

Administer an oath : Yemin ettirmek. Ant içirmek. Andiçirme.

Annulment : Fesh. İhlal etme. Fesih. Yokarma. Bozma. Evliliğin iptali. İlga. Bozma (yasa veya yargı veya sözleşme vb'ni). Iskat.

Aggravating circumstances synonyms : allegation, acts contra bonos mores, a wide saloon, absente, abstainer.