Aile nedir, Aile ne demek

Aile; bir toplum bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik.
  • , karı.
  • Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü.
  • Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya
  • Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü.
  • Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.

"Aile" ile ilgili cümle

  • "Birbirlerine nasıl tutkun, yangın bir aile olduklarını sayıp döktü." - L. Tekin
  • "Kendilerinin hangi asil aileye mensup olduklarını bilmiyorum." - N. Hikmet

Matematik terimi olarak kelime anlamı:

Ortak özellikleri olan matematiksel nesneler kümesi. (Örneğin yüzeyler ailesi, operatörler ailesi gibi.)

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Canlı organizmaların sistematik sınıflandırılmasında benzer cinslerin bir araya gelmesiyle oluşan kategori, familya.

Sosyoloji'deki anlamı:

Evlilik ve kan bağına, başka deyişle karı-koca, ana-baba-çocuklar, kardeşler ve benzeri arasındaki ilişkilere dayalı olan bir toplum çekirdeği.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Canlıların sınıflandırılmasında benzer cinslerin meydana getirdiği grup anlamında kullanılan terim.

 

Bilimsel terim anlamı:

Erkeğin ve kadının çocuklarıyla oluşturdukları, iş bölümüne dayalı, küçük (çekirdek) ve büyük ya da dar ve geniş aile gibi tipleri olan toplumsal ve ekonomik temel birlik, a. bk. büyük aile, küçük aile.

İngilizce'de Aile ne demek? Aile ingilizcesi nedir?:

family

Aile hakkında bilgiler

Aile, toplumun en küçük birimi olarak kabul edilir. Aile denince genellikle bir evde oturan anne ve baba ile, varsa onların evlenmemiş çocukları anlaşılır. Bu tip aileye "çekirdek aile" denir.

Çekirdek ailedeki çocukların evlenmesiyle de yeni bir çekirdek aile ortaya çıkar. Ama aile sözcüğünün bundan daha geniş anlamı da vardır. Daha çok sayıda akrabadan oluşan birimi, hatta bir soyu ya da sülaleyi tanımlamak için de aile sözcüğü kullanılır. Günümüzde eşcinsel ailelerin varlığı da yadsınamaz bir gerçektir.

"Aile" sözcüğü günlük dilde çok değişik grupları tanımlamak için de kullanılır. Örneğin "Hasan iyi bir aileydi" dendiğinde, Hasan'ın sorumlu bir baba ve koca olduğu anlaşılır. Oysa birisi "Benim ailem Adana'dan gelmiş" dediği zaman, annesiyle babasının, hatta belki de dedelerinin Adana'da yaşamış olduğunu belirtir. Bir başkası "Bu bir aile toplantısıdır" dediğinde, o toplantıda yalnızca akrabaların bulunacağı anlaşılır. Bunlar amcalar, dayılar, teyzeler, halalar, yeğenler ve evlilik bağıyla aileye katılmış kişilerdir. Bütün bunlar bize, "aile" kavramının her zaman evliliğe ya da ortak atalara dayalı ilişkileri kapsadığını göstermektedir.

 

Ana madde: Çekirdek aile

Aile ile ilgili Cümleler

  • Fabrika işçilerinin aileleri okul, hastane ve mağazalara ihtiyaç duyar; böylece bu hizmetleri sağlayacak daha fazla insan yaşamak için bu bölgeye gelir ve de bir şehir oluşur.
  • Şu anda Erivanlı emekli Gregory Tepoyan Zafer Günü kutlaması için Moskova'ya yaya gidiyor. Bu yürüyüş iki bin kilometreden fazla olan, o cephede herkese ölmüş adamıyor. Ailesinde beş erkek savaştan geri dönmedi, babası da dahil.
  • Aslında tarih, bizim yapmamızdan ötürü bize ait değildir. Uzun zaman önce kendi kendimize sınav yapma süreci ile birbirimizi anlardık, şimdi birbirimizi ailede, toplumda ve yaşadığımız devlette apaçık bir yolla anlıyoruz.
  • Fabrika işçilerinin ailelerinin okullara, hastanelere ve mağazalara ihtiyaçları vardır, bu yüzden bu hizmetleri sağlamak için daha fazla insan bölgede yaşamak için gelir. Böylece bir şehir gelişir.
  • Çalışan her kimsenin kendisine ve ailesine insanlık haysiyetine uygun bir yaşayış sağlayan ve gerekirse her türlü sosyal koruma vasıtalarıyla da tamamlanan adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
  • Sulla düşmanlarını öldürmeye başladı, ve Sezar onun öldüreceğini insanların listesindeydi. Sezar'ın annesinin ailesi onun hayatı için yalvardı ve Sulla, isteksizce, onu bağışladı. Sonra Sezar Roma ordusuna katıldı ve Sulla'nın ölümünden sonra döndü.
  • Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
  • Her yılın olduğu gibi, bu yılın da sonuna gelmiş bulunmaktayız. İçerisinde bulunduğumuz aralık ayının bitmesine müteakip farklı bir sene başlayacak ve biz, kocaman bir yılı geride bırakmış olacağız. İşte bu sebepler, hem bir hüzün hem de bir sevinç kaynağı olarak görülebilmektedir. Dolayısı ile de farklı gruplar, yılbaşını kutlamak istemektedirler. Bu, onların en tabii hakkı olduğu gibi yılbaşında hediyeleşmek de bir o kadar önemli bir müessese hâline gelmiştir. Ancak bu noktada da bireylerin akıllarına takıla en büyük soru, yılbaşı için alınabilecek hediyeler konusudur. Çünkü insanlar, sevdiklerine bu senede bir olan etkinlik için en güzel ve ideal hediye tercihini yapmak istemektedirler. Bundan dolayı kafaları karışmakta ve bir sürü hediye seçeneği arasında kaybolmaktadırlar. Biz, www.birdunyakravat.com ailesi olarak, size en uygun kravat modelleri ve çeşitlerini sunmaktan mutluluk duymaktayız.
  • "Ev" kelimesi bir çatısı ve tüten bacaları olan bir dikdörtgen binanın zihinsel görüntüsünü anımsatır, ki bu çimenlerle ve ağaçlarla çevrili olabilir ve mutlu bir aile tarafından oturulabilir.
  • üniversal üniversitede çalışmaktayım yanlış veya doğruların olmadığı her rengin olduğunu bildiğim kocaman bir aile insanlar paylaşmalı ve birbirini mutlu etmeli çünkü hayat paylaşınca güzel...

Aile anlamı, tanımı:

Evlilik : Evli olma durumu.

Çocuklar : "arkadaşlar!" anlamında kullanılan bir seslenme sözü.

İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.

Toplum : Topluluk. Aynı toprak parçası üzerinde bir arada yaşayan ve temel çıkarlarını sağlamak için iş birliği yapan insanların tümü, cemiyet.

Küçük : Niteliği aşağı olan, bayağı. Geri aşamada. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Küçük abdest. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses).

Aile adı : Soyadı.

Aile bahçesi : Ailece gidilen, çay vb. şeyler içip zaman geçirilen yer.

Aile bütçesi : Belirlenmiş bir süre için çalışanın hayat seviyesinde meydana gelen değişmeleri belirlemek amacıyla yapılmış olan istatistik çalışması.

Aile doktoru : Bir ailenin bireylerinin sağlık işleriyle özel olarak ilgilenen doktor, aile hekimi.

Aile dostu : Ailece tanışılan ve yakın ilişki içinde olunan ahbap.

Aile fotoğrafı : Aile bireylerinin bir arada bulunduğu fotoğraf. Belli bir konuda iş birliği yapan güçlü kişilerin ortaya koyduğu görüntü.

Aile gazinosu : Sadece evlilerin girebildiği ve birlikte eğlendikleri yer.

Aile hayatı : Aile düzeni içerisinde sürdürülen hayat, aile olarak yaşama.

Aile hekimi : Aile doktoru.

Aile hukuku : Aileyi oluşturan kişilerin karşılıklı hak ve görevlerini düzenleyen hukuk dalı.

Aile ismi : Soyadı.

Aile mahkemesi : Her ilde ve merkez nüfusu yüz binin üzerindeki her ilçede, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde olmak üzere aile hukukundan doğan dava ve işlere bakan mahkeme.

Aile matinesi : Tiyatro, sinema vb. eğlence yerlerinin sadece kadın ve çocuklar için düzenledikleri gösteri.

Aile meclisi : Aile bireylerinin ortak görüşlerini belirleyen ve yerine getiren heyet.

Aile ocağı : Aile bireylerinin karşılıklı dayanışma, sevgi ve saygı içinde birlikte yaşayıp büyüdüğü ortam.

Aile planlaması : Ailenin geçim koşullarını göz önüne alarak çocuk sahibi olmayı düzenlemesi.

Aile reisi : Kanunlara göre aile yükümlülüğünü taşıyan kimse.

Aile saadeti : Genellikle karı, koca bazen de büyükler ve çocuklar arasındaki uyum, anlaşma, sevgi ve hoşgörü.

Büyük aile : Büyükbaba, büyükanne ile bunların evli oğullarından, gelinlerinden ve çocuklarından oluşan aile.

Çekirdek aile : Anne, baba ve henüz evlenmemiş çocuklardan oluşan aile.

Koruyucu aile : Kimsesiz veya bakıma muhtaç bir çocuğun belli bir süre içinde ilgili yasaya göre her türlü bakımını ve sorumluluğunu üstlenen gönüllü aile.

Köklü aile : Eskiden beri bilinen ve iyi tanınan aile.

Aile hekimliği : Ailenin sağlık sorunlarını genel olarak ele alan hekimlik dalı.

Ailece : Bütün aile ile, ailecek.

Ailecek : Ailece.

Ailelik : Aile ile ilgili, aileye özgü olan.

Ailesiz : Ailesi olmadan. Ailesi olmayan.

Ailevi : Aileye dayalı. Aile ile ilgili.

Kardeş : Yaşça küçük olan çocuk. Aralarında değer verilen ortak bir bağ bulunanlardan her biri. Aynı anne babadan doğmuş veya anne babalarından biri aynı olan çocukların birbirine göre adı. Adı bilinmeyen kimselere söylenen bir seslenme sözü.

Birlik : Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir arada olma durumu, vahdet. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük.

Aynı : Eski durumunda kalmış, değişmemiş. Başkası değil, yine o. Benzer. Aralarında ayrım olmayan.

Akrabalık : Akraba olma durumu.

Kimse : Herhangi bir kişi, kim olduğu bilinmeyen kişi.

Hısım : Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler.

Yakın : Uzak olmayan yer. Az bir ara ile ayrılmış olan (zaman veya yer), uzak karşıtı. Benzeyen, andıran, yaklaşan. Aralarında sıkı ilgi bulunan. Küçük, önemsiz değişikliklerle birbirinden ayrılan. Uzak olmadan. Erişmesi, olması zaman bakımından yaklaşmış olan. Aralarında sıkı ilişki olan arkadaş, dost veya akraba.

Birim : Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Bir kümenin her elemanı. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit.

: Notada duraklama zamanı ve bunu gösteren işaretin adı. Aynştaynyum elementinin simgesi.

Karı : Yaşlı, ihtiyar. Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce. Kadın.

Aile altı : Canlıların sınıflandırılmasında aileden daha küçük gruplar topluluğu, alt aile.

Aile bilgisi : Öğrencilere günlük ev işlerini yapmanın yollarını öğretmek; mutlu bir aile düzeni için gereken bilgi, beceri ve alışkanlıkları kazandırmak ve onların aileye bağlılık duygularını güçlendirmek amacıyla ilk ve ortaokullarda okutulan ders.

Aile dizisi : Ailenin tüm bireylerinin sakıncasızca izleyebilecekleri nitelikteki dizi.

Aile eğitimi : Aile kurmuş olan kadın ve erkeklere, aile mutluluğunu gerçekleştirmek ve arttırmak için gerekli bilgi, beceri ve davranışları kazandırmak üzere verilen eğitim. Aile kurmaya aday genç ve yetişkinlere onların iyi birer ana ya da baba olmalarını sağlamak amacıyla okullarda ve okul dışındaki kuruluşlarda verilen eğitim.

Aile filmi : Kişilerin kendi aile yaşamlarıyla ilgili olarak çevirdikleri özenci filmi (Türk sinema tüzesinde bu çeşit filmler denetleme dışıdır).

Aile izlencesi : Ailenin tüm bireylerine seslenebilen nitelikteki izlence.

Aile malları ortaklığı : âile şirket -i emvâli.

Aile ödencesi : Gereksemeye göre ücret ilkesinden gidilerek işçinin geçindirmekle yükümlü bulunduğu kişilerden her biri için ücretinin belirli bir bölümünün artırılmış olarak ödenmesi.

Aile sagası : Bir ailenin, bir ya da birkaç kuşak süresince geçirdiği yaşantıyı konu alan saga türü. bk. karşıt saga, tarihsel saga.

Aile salkımı : Aile üyelerinin sayı, yaş, cinsellik, kişilik özellikleri ile bireyler arasındaki bağların durumunu gösteren salkım biçiminde yapılmış şema.