Air türkçesi Air nedir

  • Eda.
  • Fiyaka.
  • Soluduğumuz hava.
  • Teneklendirerek kurutmak.
  • Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi.
  • Kurutmak.
  • Gökyüzü.
  • Tenek atmak.
  • Havalandırmak.
  • Yayına sokmak.
  • Oylumca % 78 azot, % 21 oksijen, % 0.94 soy gazlarla karbon dioksit vb. gazlardan oluşmuş, yeryuvarı çevreleyen ve içinde canlıların yaşayabileceği gaz karışımı.
  • Yayınlamak.
  • Nağme.
  • Tavır.
  • Arya.
  • Herkese söylemek.
  • Hafif rüzgar.
  • Söylemek.
  • Genel durum.
  • Yeryuvarını saran uçun ve uçuk katmanın oluşturduğu akışkan ortam.
  • Açılmak.
  • Teneklendirmek.
  • Esinti.
  • Melodi.
  • Ortaya dökmek.
  • Caka.
  • Yayına girmek.
  • Gösteriş yapmak.
  • Tenek.
  • Caka satmak.
  • Çalım.
  • Hava.
  • Yayın.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

Air ile ilgili cümleler

English: A bird can glide through the air without moving its wings.
Turkish: Bir kuş kanatlarını oynatmadan havada süzülebilir.

English: After it rains the air is fresh.
Turkish: Yağmur yağdıktan sonra hava temizdir.

English: A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Turkish: Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.

English: After flying above the safe zone, the airplane went into unidentified air space.
Turkish: Güvenli bölgenin üzerinde uçtuktan sonra, uçak belirlenemeyen bir hava sahasına girdi.

English: A change of air will do you a lot of good.
Turkish: Bir hava değişikliği size çok iyi gelecektir.

 

Air ingilizcede ne demek, Air nerede nasıl kullanılır?

Air a grievance : Sıkıntıyı dile getirmek. Yaraya neşter vurmak. Öfkesini belirtmek. Şikayet etmek.

Air accumulator : Hava akümülatörü.

Air adjusting screw : Rölanti ayar vidası.

Air admission : Tenek girişi. Hava girişi.

Air admission hole : Hava giriş deliği.

Air attache : Hava ataşesi.

Air battle : Hava savaşı. Havada gerçekleşen mücadele (uçaklar, helikopterler, vs. arasında).

Air arm : Hava kuvvetleri (ingiliz ingilizcesi).

Air bag : Pnömatik yastık. Hava yastığı. Otomobillerde kullanılan emniyet mekanizması (çarpışma sırasında hava ile dolan ve yolcuları cam ve gösterge panosuna çarpmaktan koruyan plastik torba). Hava torbası.

Air base : Hava ussu. Askeri uçuş pisti. Hava kuvvetleri üssü. Tenek üssü. Hava üssü.

İngilizce Air Türkçe anlamı, Air eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Air ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give oneself airs : Beylik satmak. Hava atmak. Çalım satmak. Poz takınmak. Fiyaka yapmak. Kendine bir hava vermek. Havalara girmek. Burnu havada olmak. Olduğundan büyük görünmeye çabalamak. Kasılmak.

Swank : Kurumlanmak. Kasıntı. Horozlanmak. Şıklık. Hava atmak. Kurum satmak.

Alleges : Bahane etmek. Mazeret olarak göstermek. İtham etmek. Kanıt olarak göstermek. İddia etmek. (kanıt olmadan) iddia etmek. İleri sürmek.

N : Besin maddeleri yoğunluğu. Herhangi bir bileşiğin bir molü içindeki moleküllerin sayısı, 6, 02 x 1023, n. Avagadro sayısı. Kırılma indeksi. Nötronun simgesi. Belirsiz bir sayı. Sı kuvvet birimi. (1 kg'lık bir kütleye, her saniye 1 m'lik ivme kazandırmak için gerekli kuvvete eşittir). Newton. Rasyon içerisindeki sindirilebilir organik madde miktarının kuru madde içerisindeki yoğunluğu. Nano.

 

Blights : Kötü izlenim bırakmak. Küf. Kavurmak. Boşa çıkarmak. Soldurmak. Felaket. Keşmekeş (argo terim). Kötü etkilemek. Suya düşürmek. Karmaşa.

Swaggers : Racon kesmek. Horozlanmak. Kasılarak yürümek. Kasıla kasıla yürümek. Palavra atmak. Kasılmak. Kasım kasım kasılmak. Dayılanmak.

Apprized : (eski kullanım) tahmin etmek. Fiyat saptamak. Değer biçmek. Değer vermek. Haber vermek. Bildirmek. Haberdar etmek. Bilgi vermek. Değerini yükseltmek.

Aspect : Açı. Maruziyet. Tek yanı. Görünüş. Veçhe. Açı oluşturmak. Cephesi. Hal. Cephe.

Liquid air : Soğutucu olarak kullanılan sıvı hava. Sıvı hava. Sıvılaştırılmış hava.

Aspects : Görünüş. Görünüm. Bakım. Görüş. Hal. Çehre. Cephe. Bakış açıları. Yön.

Air synonyms : atomic number 18, atomic number 7, atomic number 10, atomic number 54, atomic number 36, atomic number 8, music, affirming, tunes, carriage, loftiness, published, blossomed, behaviours, wind, articulates, divulge, expression, ether, sky, issue, aerate, o, spruceness, uncloaked, zephyrs, clear the air, argon, aired, whiffs, fanning, breezed, give forth.

Air zıt anlamlı kelimeler, Air kelime anlamı

Wet : Islak. -e işemek. Yağmurlu. Yaş. Islatmak. İçki yasağı karşıtı. Nem. Kurumamış boya. Islanmak. İşemek.

Air ingilizce tanımı, definition of Air

Air kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To expose to the air for the purpose of cooling, refreshing, or purifying. The fluid which we breathe, and which surrounds the earth. The atmosphere. It is invisible, inodorous, insipid, transparent, compressible, elastic, and ponderable. To ventilate. As, to air a room.