Akantozis nedir, Akantozis ne demek

Akantozis; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Epidermisin dikensi tabakasının hücrelerinin hacim veya sayıca artışı sonucu oluşan deri kalınlaşması, hiperakantozis.

Akantozis tanımı, anlamı

Akan : [Bakınız: akar]. Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar

Akant : Dikensi çıkıntı. Dürüst, güvenilir yemin.

Akanto : İğneli, dikensi.

Akantoz : Epidermisin dikenli hücre tabakasının kalınlaşması.

Akantozis nigrikans : Deride bakışımlı, 1.8 santimetre çapında, kötü kokulu, yama tarzında, siyah kadife görünümündeki kalınlaşmalarla ve seboreyle belirgin evcil hayvanlardan sadece köpeklerde görülen, deri lezyonu. İnsanlarda genellikle karaciğer tümörleriyle birlikte veya iç salgı bezlerindeki bozukluklar ve sistem hastalıklarının seyri sırasında oluşmakla birlikte, benzer ilişki köpeklerde çoğu olguda ortaya konamamıştır. Birincil akantozis nigrikans. İkincil akantozis nigrikans.

Birincil akantozis nigrikans : Esas olarak bir yaşından küçük Dachshund ırkı köpeklerde kesin olarak bilinmeyen sebeplerle biçimlenen, kalıtsal olduğu kabul edilen akantozis nigrikans, idiopatik akantozis nigrikans.

 

İdiopatik akantozis nigrikans : Birincil akantozis nigrikans.

İkincil akantozis nigrikans : Şişman köpeklerde, vücut kıvrımlarının sürtünmesi ve hipotiroidizm gibi nedenlerden veya hormonal bozukluklardan kaynaklanan akantozis nigrikans.

Hiperakantozis : Akantozis.

Dikensi tabaka : Derinin epidemisinde, bazal tabakanın üzerinde, çok köşeli, kübik ya da biraz yassılaşmış hücreleri olan, sitoplâzmalarında çok fazla filament bulunan, filament dolu sitoplâzmik dikensi çıkıntılarla ve dezmozomlarla birbirine iyice bağlanan hücreleri olan, bazal tabaka (stratum basale) ile birlikte Malpighi tabakasını oluşturan, mitoz bölünme kabiliyeti yüksek hücre tabakası.

Kalınlaşma : Kalınlaşmak işi.

Epidermis : [Bakınız: üst deri]. Üst deri. Derinin yüzeyinde ektoderm kökenli, içten dışa doğru; bazal katman, spinozum katmanı, granulozum katmanı, lusidum katmanı ve korneum katmanı olmak üzere beş katmandan oluşan çok katlı yassı katman. Keratinleşme gösteren bu katmanlarda derinin ince ve kalın oluşuna bağlı olarak stratum lusidum bulunmayabilir. [Bakınız: üst-deri].

Dikensi : Dikene benzer, dikeni andıran, diken gibi, dikenimsi.

 

Epiderm : Üst deri.

Tabaka : Katman. Baskı ve yazıda kullanılan, değişik boyutlarda kesilmiş kâğıt. Derece. Cepte taşınan tütün veya sigara kutusu.

Sonucu : Sonunda, sonra. Netice, nihayet, en son, âkıbet, en sonra, sonunda.

Sayıca : Sayı bakımından, adetçe, adedî.

Tabak : Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap. Sepici. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Hiper : Hiperoksitde olduğu gibi “aşırı”yı belirten Latince bir ön ek.

Diğer dillerde Akantozis anlamı nedir?

İngilizce'de Akantozis ne demek ? : acanthosis