Aksiyon nedir, Aksiyon ne demek

Aksiyon; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması.
  • Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi.
  • Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim.
  • Sermayenin belirli bir bölümü.
  • Hisse senedi.
  • Hareket, iş
  • İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: hisse senedi]

Tiyatro'daki terim anlamı:

Sıra olaylar: Bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar.

Konuşma aksiyonu: Oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. Oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç.

iç aksiyon: Oyunun havasını kuran gelişim.

Davranış: Bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket.

Eylem: Bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak.

Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim.

Dış aksiyon: Oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi.

Baş olgu: Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim.

İngilizce'de Aksiyon ne demek? Aksiyon ingilizcesi nedir?:

action

Osmanlıca Aksiyon ne demek? Aksiyon Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

esham

Aksiyon tanımı, anlamı:

Aksiyon potansiyeli : Etkinleşebilir gizil güç.

Aksi : Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz. Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi.

 

Aksiyoner : Hisse sahibi, hissedar.

Kuvvet : Durgunluğu harekete veya hareketi durgun bir duruma çeviren etken, direnci kıran veya direnç doğuran özellik. Dayanıklı olma durumu. Yetke, erk, nüfuz. Fiziksel güç, takat. Bir niceliğin kendisi ile çarpılarak yükseltildiği derecelerden her biri: 2x2x2=23 denkleminde, 3 sayısı 2'nin kuvvetini gösterir. Güç. Şiddet, zor, cebir. Bir ülkenin silahlı gücü.

Maddi : Madde ile ilgili, maddesel, özdeksel, manevi karşıtı. Maddeden oluşan. Maddesel. Mal, para, varlıkla ilgili olan.

Etken : Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir. Etki eden şey, faktör. Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı.

Düşünce : Tasa, kaygı, sıkıntı. Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Çıkma : Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Çıkmış. Eski, kullanılmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Çıkmak işi.

İnsan : Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse).

 

Hareket : Yola çıkma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Deprem. Davranış, tutum.

İş : Sürme. Yakıtın tam yanmamasından oluşan, dumanla yükselen kömürleşmiş tanecikler. Dumanın değdiği yerde bıraktığı kara leke.

Belirli : Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan, muayyen.

Bir : Beraber. Sayıların ilki. Tek. Bu sayı kadar olan. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Ancak, yalnız. Sadece. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bir kez. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Hisse senedi : Ortaklık sermayesinin belirli bir parçasını değerlendiren belge, belgit, aksiyon. Anonim veya komandit ortaklıklarda, ortaklık sermayesinin birbirine eşit bölümlere ayrılmış parçasından her birinin karşılığı olmak üzere, yasada gösterilen özelliklere uygun olarak düzenlenmiş değerli belge, belgit, aksiyon.

Hisse : Bir olaydan çıkarılan ders. Pay. Tutam.

Sahne : Tanık olunan, gözlenen olay. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Görüntü.

Aksiyona dayanan oyun : Karakter oyununun tam tersi olan, kişilerin yaratılışından değil, durumların gerektirdiği ya da istem dışı davranışlardan, eylemlerden gelişen oyun. Bunlarda karakter çizilişinden çok, eylem birinci plandadır.

Aksiyon ile ilgili Cümleler

  • Işıklar, kamera, aksiyon!
  • Aksiyon filmlerini nereden bedava indirebilirim?
  • Film bol aksiyonlu bir filmdi.
  • En heyecanlı aksiyon filmlerini aratmayan gelişmeler oluyor.
  • Favori aksiyon filmin nedir?
  • Bu bir aksiyon filmi mi?
  • Çok fazla aksiyon içermeyen filmlerde hep sıkılırım.
  • Ağlamaktan daha çok aksiyon almalısın.
  • En sevdiğin aksiyon filmi nedir?

Diğer dillerde Aksiyon anlamı nedir?

İngilizce'de Aksiyon ne demek? : n. action, energetic or vigorous activity

Almanca'da Aksiyon : Aktie