Aktarma nedir, Aktarma ne demek

  • Aktarmak işi.
  • Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması.
  • Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer.
  • Alıntı
  • Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.
  • Bir taşıttan başka bir taşıta geçme.
  • Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme.
  • Para aktarımı.
  • Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

Yerel Türkçe anlamı:

Tavla ve domino gibi oyunlarda kullanılan bir söz: Oyun iki parti, birde aktarma olur.

Kepenek: Dükkânın aktarmasını indir.

Ekin kaldırılan tarlayı ilkbaharda sürme zamanı: Aktarmada bir öküz daha alacağız.

Çalma.

Ganimet.

Havale etme, baştan savma.

Bilişim alanındaki terim anlamı:

Kaynak verilerde hiçbir değişiklik yapmadan, verileri bir veri ortamından okuyup, değişik de olabilen bir fiziksel biçimde, başka bir ortama yazma. örn. bir deste delikli kartı mıknatıslı kuşağa aktarma. Sonuç, aktarmanın yapıldığı koşullara bağlı olarak, özgün kaynaktan belli ölçülerde değişik görünümlere de dönüştürülebilir. Veri kaynağına ve sonucun amacına göre türlü bağlamlarda "aktarma" sözcüğünün çizelgede gösterilen eşanlamlıları kullanılır: aktarma türleri: ..tablo..

Gümrük alanında kullanılan anlamı:

 

Gümrüğün deneti altında, yabancı bir ülkeden getirilen malları, getiren taşıttan bir deniz taşıtına koyarak yabancı ya da ulusal limana gönderme.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Giriş vergileri ödenmeksizin veya bağışık tutulma işlemi yapılmaksızın limana çıkarılan bir eşyanın başka bir limana gönderilmesi.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir sesi, üzerinde saptandığı araçtan başka bir araca (plaktan kuşağa, kuşaktan plağa...) geçirme.

Bir ses kuşağının basım yoluyla başka bir kuşağa geçirilmesi.

Mıknatıslı sesi optik sese çevirme.

Tarih'teki anlamı:

Düşmandan alınıp yedekte getirilen gemi.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Ekin biçildikten sonra tarlanın pullukla sürülmesi. (Yenikent *Aksaray -Niğde)

Düvenle sürülen sapın altını üstüne çevirme. (Taşpınar, Apsarı *Aksaray; Beyağıl *Ulukışla -Niğde)

Bilimsel terim anlamı:

Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi.

Bir bulguyu ya da markayı karşılıkla ya da karşılıksız olarak başkasına verme.

Bir yapıtın bir bölümünü ya da tümünü bir başka yapıta değiştirmeden alma.

Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması.

 

Bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılmış olan işlem.

Hastanın, ana babası, karısı ya da kocası gibi yakınlık duyduğu kişilere ilişkin duygularını sağaltımcıya yöneltmesi.

(Ruhsal çözümleme) Bir varlığa karşı olan duyguları başka bir varlığa yöneltme.

Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi.

İngilizce'de Aktarma ne demek? Aktarma ingilizcesi nedir?:

pass, copy, transhipment, trans-shipment, assignment, excerpt, transfer, clearing, transference, sound transfer, re-recording

Gezilecek görülecek bir yer, şehir olarak tanımı:

Balıkesir kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Aktarma anlamı, tanımı:

Aktarma yapmak : Bütçede bir bölümden başka bir bölüme ödenek geçirmek. bir taşıttan ötekine geçmek.

Dam aktarma : Damın kiremitlerini elden geçirip kırıklarını değiştirme.

Damar aktarma : Köprüleme.

Ad aktarması : Mecazımürsel.

Şeker aktarması : İşaretlerle iletişim kurma, gizlice haberleşme.

Aktar : İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân. Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân.

Aktarmacı : Aktarma işini yapan kimse.

Aktarmacılık : Aktarmacının yaptığı iş.

Aktarmak : Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Alıntılamak. İletmek, bildirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Tür değişikliği yapmak. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek.

Aktarmalı : Aktarma yaparak. Aktarma gerektiren.

Aktarmasız : Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.

Çatı aktarmak : Çatının kırık kiremitlerini sağlamlarıyla değiştirmek.

Kiremit aktarmak : Çatı aktarmak.

Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.

Geçme : Geçmek işi, mürur. Birbirinin içine geçirilerek tutturulan iki şeyden birinde bulunan çıkıntılı parça. Çakılmış, yapıştırılmış veya lehimlenmiş olmayıp gereğinde sökülebilecek biçimde parçaları birbirine takılıp kenetlenmiş olan.

Yolcu : İşten çıkarılması beklenen kimse. Yolculuğa çıkmış kimse. İyileşmesi umutsuz hasta. Yolculuğa çıkmaya hazırlanan kimse. Doğması beklenen çocuk.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Değiş : Değme işi. Değişim.

Ulaşma : Ulaşmak işi.

Sürülme : Sürülmek işi. Piyasaya çıkarılma.

Bir : Tek. Sadece. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sayıların ilki. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Beraber. Eş, aynı, bir boyda. Ancak, yalnız. Bir kez. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Geçirme : Geçirmek işi.

Alıntı : Başka bir dilden alınmış kelime. Bir yazıya başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma, iktibas.

Para aktarımı : Banka hesabındaki birikimin belli bir miktarının başka bir hesaba aktarılması, aktarma, virman. Bir işletme veya kişinin hesabındaki paranın bir bölümünün başka bir hesaba aktarılması için bankaya verdiği ödeme emri.

Para : Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç. Kuruşun kırkta biri.

Aktarma alanı : Bayrak koşularında yarışan takımdaşların, bayrak sopasını, kendi koşaklarında birbirlerine aktardıkları koşu alanı.

Aktarma bildirgesi : Aktarma eşyasına ilişkin gümrük işlemleri için kullanılan özel bildirge, a. bk. bildirge

Aktarma dingili : Hız kutusunu ayıraca bağlayan değişmez hız eklemli dingil.

Aktarma direnci : (Ruhsal çözümleme) Aktarma konusu olan duygulardan kimilerini baskı altına alma.

Aktarma dişlileri : Hız kutusu içindeki dişlilerin oluşturduğu dizge.

Aktarma düzeneği : Para politikasındaki değişmelerin makro büyüklükleri (fiyatlar genel düzeyi, reel gayrisafî yurtiçi hasıla, işlendirme vb.) hangi yollarla ve nasıl etkilediğini gösteren düzenek.

Aktarma gümrük işlemleri : Aktarma yönteminde uygulanan gümrük işlemleri.

Aktarma rejimi : Bir limandan başka bir limana aktarılan eşyaya uygulanan gümrük rejimi.

Aktarma şimdikiliği : Geçmişlik değerinde kullanılan şimdikilik; "Falanca dedi ki" yerine kullanılan "Falanca diyor ki" gibi.

Aktarma yayın : Başka bir ülkeden, başka bir televizyon ağından alınarak gerçekleştirilen yayın. televizyon: Başka bir ülkeden, başka bir televizyon ağından alınarak gerçekleştirilen yayın.

Aktarma ile ilgili Cümleler

  • Shinjuku'ya gitmek için nerede aktarma yapmam gerekiyor?
  • Bütün ülkelerin sınırları dahilinde her insan gurubuyla ilgili tarihi eserleri korumak ve bunları gelecek nesillere aktarmak için bir sorumluluğu vardır.
  • Boston'a bir aktarmalı uçuş almak istiyorum.
  • Osaka'dan Los Angeles'a aktarmasız uçtuk.
  • New York'a aktarmasız bir uçuş istiyorum.
  • Telefona kulaklık taktığımızda onun radyo kanallarını çekmesi ve sesi kulaklığa aktarması gerekmez mi?
  • Aktarma noktası var mı?
  • Bütün ülkeler, tüm sınırları içindeki insan grupların ecdat yadigar eserlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma sorumluluğu var.
  • Otobüsten metroya aktarma yaptı.
  • Bir sonraki durakta aktarma yapmalısınız.

Diğer dillerde Aktarma anlamı nedir?

İngilizce'de Aktarma ne demek? : n. transfer, connection, quotation, transmission, transposition; transshipment, movement of cargo from one vehicle or means of transportation to another for further shipment; adaptation

Fransızca'da Aktarma : changement [le], correspondance [la], transbordement [le], transfert [le], transmission [la]

Almanca'da Aktarma : n. Transfer, Umladung, Weitergabe

Rusça'da Aktarma : n. перемещение (N), перенесение (N), перегрузка (F), перекладывание (N), перенос (M), передача (F), переливание (N), заимствование (N), ссылка (F), пересадка (F), трансплантация (F), выписка (F), переброска (F), передислокация (F), слив (M)