Alışkanlık nedir, Alışkanlık ne demek

  • Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam
  • İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış.
  • Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

"Alışkanlık" ile ilgili cümle

  • "Yılların verdiği alışkanlıkla, kendimden emin konuşuyorum." - A. Ümit

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Bir şeyin sık sık yinelenmesi sonunda oluşan huy ve alışkı.

Bir edim ya da etki karşısında canlı bir varlığın kazanmış olduğu değişmez tutum.

Felsefi anlamı:

İç ve dış etkilerle eylem ve davranışların yinelenmesi, hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren, koşullanmış davranış ya da tepki biçimleri. Alışkanlıkların toplamı, insanın bir tür "ikinci doğası"nı oluşturur. Alışkanlık, bir yalınlaştırma olduğu, özel bir dikkat çabasını gereksiz kıldığı için düşünsel yükü azaltır; ancak düşünce ve davranışlarda bir katılaşma yarattığından bunların gelişimini engelleyici etkisi de vardır.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir ilacın tekrarlanarak kullanılması sonucunda oluşan psişik bağımlılık durumu.

Bilimsel terim anlamı:

Düzenli ve sürekli olarak kendini gösteren, öğrenilerek edinilmiş yalın davranışlar.

 

İngilizce'de Alışkanlık ne demek? Alışkanlık ingilizcesi nedir?:

habit, habituation

Fransızca'da Alışkanlık ne demek?:

accoutumence

Alışkanlık kısaca anlamı, tanımı:

Alışkanlık edinmek : Bir şeyi sürekli yapar olmak, itiyat edinmek.

Alışkanlık haline getirmek : Bir şeyi sürekli yapar olmak.

Alışkanlığında olmak : İyice alışık bulunmak, huy hâline getirmek.

Alışkanlıktan kopamamak : Belli bir huydan vazgeçememek, alışıklığı bırakamamak.

Ağız alışkanlığı : Bir sözü istem dışı olarak sürekli tekrar etme. Bir sözü sık sık kullanma durumu.

El alışkanlığı : Bir iş veya hareketin birçok kez yapılması ile kazanılan özellik, ustalık, maharet.

Alışkan : Alışkın.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Alışkınlık : Alışkanlık.

Alışkı : Alışkanlık.

İtiyat : Alışkanlık.

Meleke : Yeti. Tekrarlama sonucu kazanılan yatkınlık, alışkanlık. Yelken makarası.

Ünsiyet : Alışkanlık.

Yordam : Yatkınlık, alışkanlık, yeti, meleke. Kılavuz, yardımcı. Çalım. Yöntem. Çeviklik, çabukluk.

 

Yakınlık : Yakın olma durumu. Duygusal bağ veya akrabalık ilişkisi.

Arkadaşlık : Arkadaş olma durumu, arkadaşa yakışır davranış, omuzdaşlık, ünsiyet.

Alışkanlık çöküntüsü : Erken bunamalılarda rastlanan ve kişinin düzgülü yaşayışının belirtileri olan, temizlik, büyük ve küçük aptestin tutulması, görgü kuralları gibi alışkanlıkların yerini daha düşük düzeyde alışkanlıklarla hayvanca davranışların alması.

Alışkanlık edinme : Birtakım yalın davranışları, düzenli ve sürekli olarak yineleyecek biçimde öğrenme.

Alışkanlık fiilleri : Fiil kök ve gövdelerine geniş zaman sıfat-fiili ve ol- yardımcı fiili getirilerek kurulan karmaşık fiil türü. Bu fiiller bir oluşun geçmişte, şimdiki zamanda veya gelecekte alışkanlık hâlinde sürdüğünü veya süreceğini gösterirler: anlar ol-, bilir ol-, gider ol-, görmez ol-, tanımaz ol- gibi. Eskiden yanımıza hiç uğramayan bir dost, son günlerde sık sık arar ve hatırımızı sorar oldu. Hey’etten çokları bir şey anlamıyorlardı ama, reisin aldığı bu ciddî tavra bakarak, anlıyor gibi görünmeğe gayret eder oldular (T. Buğra, Küçük Ağa). Zil vurmaktan parmaklarım tutmaz oldu (R.H. Karay, Sürgün s. 110). Eğer böyle hareketsiz yaşarsa, birkaç yıl sonra yerinden kalkamaz ve dışarı çıkamaz olacaktır. bk. karmaşık fiil(ler)

Alışkanlık sıfatı : Adlardan +Cl, fiillerden -GAn ekleri ile kurularak bir kimsenin bir şeye alışkanlığını veya bir niteliğin kendisinde sürekli olarak bulunduğunu gösteren sıfatlar: akşamcı, nişancı, dedikoducu, inatçı, dalgacı, doğrucu, yalancı, uykucu; alıngan, çekingen, somurtkan, doğurgan, girişken vb.

Alışkanlıklar : Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar.

Alışkanlık ile ilgili Cümleler

  • Birçok kötü alışkanlıklarım var ama hamburger türü yiyecek onlardan biri değil.
  • Jale, Tom'un davranış ve iş alışkanlıklarındaki belirgin değişimi farketmişti.
  • Dört sene önce senin ayarladığın sevgilim varken kötü alışkanlıklarımı sevgilim sayesinde bırakmak üzereydim.
  • Bu kadar kötülük pompalanınca insan ister istemez kötü alışkanlıklara sahip olabiliyor değil mi?
  • Madem para ile sen ilgileniyorsun bana hibe versene bizde geleneksel alışkanlıktır hibe almak, bir dünya turuna çıkıp geri geleyim.
  • Kötü alışkanlıklarımdan kurtulmam ve hayata bağlanmam onun sevgisine kalan bir durum.
  • Çalışanların alışkanlıklarından biri sarhoş olmak ve ertesi güne kadar sefil hayatlarını unutmak için iş gününün sonunda bir barda ya da restoranda toplanmaktır.
  • Ben denemiyor muyum kendimi değiştirmeye, çabalamıyor muyum alışkanlıklarımdan kurtulmaya?
  • Zamanın gerisinde kalmayayım diye her gün gazete okumayı bir alışkanlık haline getirdim.
  • "Benimle Fransızca da konuş, sadece Almanca değil!" "Hayır, çünkü bir kez başlarsam bu bir alışkanlık olacak ve ben nasıl Almancamı geliştireceğim?"

Diğer dillerde Alışkanlık anlamı nedir?

İngilizce'de Alışkanlık ne demek? : n. habit, routine, custom, consuetude, habitude, practice, praxis, use, wont

Fransızca'da Alışkanlık : habitude [la], accoutumance [la], pratique [la], routine [la]

Almanca'da Alışkanlık : n. Angewohnheit, Fertigkeit, Gewohnheit, Gewöhnung

Rusça'da Alışkanlık : n. привычка (F), сноровка (F), навык (M)