Alıştırma nedir, Alıştırma ne demek

  • Alıştırmak işi.
  • Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman.
  • Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz
  • Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

Yerel Türkçe anlamı:

Çabuk yanan çalı çırpı, yonga ve benzeri: Alıştırma getir de sobayı yakayım.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Öğrencilerin, öğrendiklerini yeni durumlara uygulamalarına olanak sağlayacak biçimde düzenlenen çalışmalara ve yinelemelere verilen ad.

Üzerinde çalışılmış bir konunun daha iyi anlaşılması amacıyla düzenlenen, karşılığının verilmesi ya da uygulamaya konulması istenilen ödev.

Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:

Bale sanatçılarının gerekli düzeyi elde edebilmek için sürekli olarak yaptıkları çalışma.

Güreş terimi olarak anlamı:

Güreş karşılaşmalarında başarılı olabilmek için yapılmış olan hazırlık çalışmaları.

Bilimsel terim anlamı:

Vücudun, biyolojik yönden gelişimini sağlayan devinim çalışması.

Motor parçaları yeniyken, yüzey pürüzlerini gidermek ve boyutsal uyum sağlamak için yapılmış olan ön çalıştırma.

 

Herhangi bir tepki ya da davranışı daha iyi duruma getirip kökleştirmek için yapılmış olan yineleme çalışması.

genel uygulayım: Yeni bir motor, makine, aygıt ve benzeri ilk evrede yavaş yavaş, zorlanmadan çalıştırılması.

Bir alan gözlemcisine uygun gözlemler yapacak biçimde deneyim ve beceri kazandırma.

İngilizce'de Alıştırma ne demek? Alıştırma ingilizcesi nedir?:

exercise, break-in, practice, drill

Osmanlıca Alıştırma ne demek? Alıştırma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

idman, mümarese, rodaj

Alıştırma tanımı, anlamı:

Yer alıştırmaları : El ve bütün vücut bölümleri için, yeri bir dayanak yüzeyi veya bir tür araç gibi kullanarak düzenlenen hareketler.

Alıştırmak : Uyar duruma getirmek. Alışmasına yol açmak.

Kanat alıştırmak : Bir işe alışmaya çalışmak.

Ter alıştırmak : Terinin biraz kurumasını beklemek.

Beceri : Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

Bilgi : İnsan aklının erebileceği olgu, gerçek ve ilkelerin bütünü, bili, malumat. Bilim. Genel olarak ve ilk sezi durumunda zihnin kavradığı temel düşünceler. Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile elde edilen gerçek, malumat, vukuf. Kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. İnsan zekâsının çalışması sonucu ortaya çıkan düşünce ürünü, malumat, vukuf.

 

Kazanmak : Edinmek, sahip olmak. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Tutulmak, yakalanmak. Yenmek, galip gelmek. Kazanç sağlamak. Kendinden yana çekmek. Çıkmak, isabet etmek.

Temrin : Alıştırma.

Talim : Uygulamalı olarak yapılmış olan askerlik eğitimi. Öğretim. Alıştırma.

Egzersiz : Alıştırma.

Araç : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt. Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta.

Alıştırma etkisi : Önceden uygulanan bir testle ilgili olarak edinilen deneyin, daha sonra uygulanan aynı ya da benzeri test sonuçları üzerindeki etkisi.

Alıştırma kitabı : Ders kitaplarına eşlik edecek biçimde hazırlanan, öğrencilerin ders kitaplarının yardımıyla edinmiş oldukları birtakım bilgileri uygulamalarına olanak sağlayan kitap.

Alıştırma sınırı : Alıştırmanın öğretilmek isteneni öğrenmeye ya da kökleştirmeye yaramayacak duruma geldiği sınır.

Alıştırma testeresi : İnce parçalarla, alıştırılması gereken ek yerlerini kesmede kullanılan ince dişli testere.

Alıştırma yasası : Öteki değişkenler eşit tutulursa, belirli bir iş üzerindeki uğraşının aynı iş üzerinde daha sonraki uğraşıyı kolaylaştıracağı yolundaki bir genelleme.

Alıştırmah : Alevlemek, yakmak, tutuşturmak, ateşe vermek.

Alıştırma ile ilgili Cümleler

  • O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.
  • Ali gözlerini karanlığa alıştırmak için bir süre bekledi.
  • Bizim alıştırmaları öğretmen düzeltir.
  • Hâlâ alıştırmaya ihtiyaçları var.
  • Biraz alıştırma yapsan iyi olur.
  • Alıştırma mükemmel yapar.
  • Bu Fransızca alıştırmalar kolay değil.
  • Matematik alıştırmaları için kız kardeşime yardım ediyorum.
  • Nicolas bu alıştırmayı yapmadı.
  • Bütün alıştırmaları yarım saatten kısa bir sürede çözdüm.

Diğer dillerde Alıştırma anlamı nedir?

İngilizce'de Alıştırma ne demek? : n. exercise, practice, training, breaking in, familiarization

Fransızca'da Alıştırma : exercice [le]; (makinemotor) rodage [le]; entraînement [le]

Almanca'da Alıştırma : n. Einpassung, Übung

Rusça'da Alıştırma : n. тренировка (F), упражнение (N), регулировка (F), пригонка (F), обкатка (F)