Alan eşlemesi nedir, Alan eşlemesi ne demek
Alan eşlemesi; Televizyon alanında kullanılan bir kelimedir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Alan eşleme imiyle gerçekleştirilen ve alıcı ile almaçta tarayıcı demetin, alanları aynı anda oluşturmasını sağlayan işlem.
Alan eşlemesi tanımı, anlamı
Eşleme : Eşlemek işi, bağlaşım. ve TV Görüntü ve ses kuşakları arasındaki bağ, senkronizasyon. Aynı anda ortaya çıkarma; zamanca uyuşturma. Bir oyun çalışmasının son evresinde oyunculuk, dekor, giysi, ışıklama, ses ve görüntü etmenleri gibi tüm öğelerin uyum içinde geliştirilmesi için yapılan çok yönlü bireşim çalışması. Görüntü ile ses kuşakları arasında gerekli bağı anlatır genel terim. Ses ile resmin ya film üzerindeki yerleri ya da bunların görüntülük üzerinde işitilme ve görülme zamanlarıyla ilgili durum. Bir sesin, ilgili olduğu resimle uyuşumunu sağlama; görüntü ile sesin birlikte, düzgün olarak gitmesi durumu. Eşleme imleri yardımıyla alıcı ışıtacındaki tarama ile almaç ışıtacındaki tarama arasında tam bir uyuşum sağlama. [Bakınız: senkronizasyon]. Bir sözcüğü, bir kavramı eşdeğerleriyle açıklama: Atatürk, yurdumuzun kurtarıcısı, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmıştı
Alan : Düz, açık ve geniş yer, meydan, saha. Eski Roma'da açık hava gösterisi yapılmış olan geniş yer. Yarışmaların, karşılaşmaların ve oyunların yapıldığı yer, saha. Orman içinde düz ve ağaçsız yer, düzlük, kayran. Yüz ölçümü. Bir çalışma çevresi. Bir alıcı merceğinin net bir görüntü sağlayabildiği derinlik ve genişliğin bütünü. İçinde birtakım kuvvet çizgilerinin yayılmış bulunduğu varsayılan uzay parçası.
Eşlem : Kopya.
Alan eşleme imi : Alan eşlemesini sağlamak için, alan boşluğu süresinde verilen im.
Tarayıcı demet : Alıcı ya da almaçta elektron topundan çıkan ve saptırma sarmaları yardımıyla ereği ya da görüntülüğü tarayan demet; tarama işini gören elektron demeti.
Eşleme imi : Görüntü ile ses aynı zamanda alındığında, çekim tahtasının görüntü kuşağındaki resmi ile şakşağın gürültüsünün ses kuşağında ses yolundaki iminden oluşan im. Eşleyicide ve kurgu sırasında kuşak üzerine, görüntü ile ses arasındaki eşlemeyi sağlamak için elle çizilen çeşitli imler.
Oluşturma : Oluşturmak işi.
Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.
Tarayıcı : Kâğıt üzerindeki resim, yazı vb. simgeleri tanıyıp bilgisayar ortamına aktaran araç. Derleme ve araştırma yapmak için bir yayını dikkatle gözden geçiren veya gerekli kelime, cümle ve yazıları tespit eden kimse.
Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan. Doğruluk. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Gerçeklik.
İşlem : Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Alıcı : Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.
Almaç : Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.
Demet : Bağlanarak oluşturulmuş deste, bağlam. Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. Bitki ya da çiçek destesi. Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı veya lifli kordon.
Gerç : Eğlenme, alay.
İşle : Nakış: İşle ipliğini aldım.
Tara : 1.Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak. 2.Ağaç kökü çıkarmaya yarayan bir araç. Süpürge sapı. Odun keskisi, satır.
Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.
Diğer dillerde Alan eşlemesi anlamı nedir?
İngilizce'de Alan eşlemesi ne demek ? : field synchronism, field scan synchronization

Bu kısımda Alan eşlemesi nedir? Alan eşlemesi ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Alan eşlemesi tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Alan eşlemesi hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.