Alaturka nedir, Alaturka ne demek

Alaturka; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

"Alaturka" ile ilgili cümle

  • "Biz alaturka 10 sularında mektepten çıkardık." - F. R. Atay
  • "Alaturka çalışma."
  • "Alaturka, eski tahta kapısının dışarıdan da içeriden de çengelleri var." - A. Kutlu

Alaturka kısaca anlamı, tanımı:

Alaturka müzik : Geleneksel Türk müziği.

Alaturka saat : Güneşin batışında 12'yi gösterecek bir biçimde ayarlanmış saat, ezani saat.

Alaturka tuvalet : Çömelerek kullanılan tuvalet.

Alaturkacı : Alaturka müziği seven kimse. Alaturka müziği seslendiren veya çalan kimse. Alaturka yanlısı kimse.

Alaturkacılık : Alaturkacı olma durumu.

Alaturkalaşma : Alaturkalaşmak durumu.

Alaturkalaşmak : Alaturka olmak.

Alaturkalaştırma : Alaturkalaştırmak işi.

Alaturkalaştırmak : Alaturkalaşmasını sağlamak.

Alaturkalık : Alaturka olma durumu.

Türk : Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse.

Gelenek : Bir toplumda, bir toplulukta eskiden kalmış olmaları dolayısıyla saygın tutulup kuşaktan kuşağa iletilen, yaptırım gücü olan kültürel kalıntılar, alışkanlıklar, bilgi, töre ve davranışlar, anane, tradisyon.

 

Görenek : Bir şeyi eskiden beri görüldüğü gibi yapma alışkanlığı, âdet.

Töre : Bir toplumdaki ahlaki davranış biçimleri, adap. Bir toplulukta benimsenmiş, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, görenek ve geleneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünü, âdet.

Hayat : Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Avlu. Balkon. Meslek. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Yaşam. Yazgı. Canlı, sağ olma durumu. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Sundurma. Geçim şartlarının bütünü.

Uygun : Orantılı, oranlı. Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip. Elverişli, yarar, müsait, muvafık.

Alafranga : Avrupa kültürüne özgü olan. Frenklerin töre, âdet ve hayatına uygun, Frenklerle ilgili, Batılıca, alaturka karşıtı. Avrupa uygarlığını benimsemiş, Avrupa eğitimiyle yetişmiş (kimse).

 

Alaturka : Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse). Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz.

Saat : Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası. Sayaç. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet. Bir işin yapıldığı belli bir zaman. Vakit, zaman.

Düzensiz : Sistemsiz. Düzeni olmayan veya düzeni bozuk, karışık, tertipsiz, intizamsız, gayrimuntazam, aritmik.

Yöntemsiz : Bir yönteme dayanmayan, düzensiz, uygunsuz, metotsuz.

Diğer dillerde Alaturka anlamı nedir?

İngilizce'de Alaturka ne demek? : in the Ottoman/Turkish style

Fransızca'da Alaturka : à la turque

Almanca'da Alaturka : türkisch, orientalisch