Aldatma nedir, Aldatma ne demek
- Aldatmak işi, deside, al, hıyanet

Güreş terimi olarak anlamı:
Karşısındakine bilerek oyun verip açığını yakalama.
Hukuki terim anlamı:
hîle.
Bilimsel terim anlamı:
Savutun namlusu, özellikle yanıltma ve bir karşı eylemi bekleme amacıyla uzatıldığında, karşı yarışmacının bunu kendi namlusu ile yakalamak istemesi üzerine, namluyu bir başka doğrultuya kaçırarak dürtüş ya da vuruşa geçme.
Bir oyuncunun karşı takım oyuncusunu şaşırtmak ve kendi hareketini gizlemek için yaptığı değişik hareket.
İngilizce'de Aldatma ne demek? Aldatma ingilizcesi nedir?:
trompement, fake, dol
Aldatma hakkında bilgiler
Aldatma veya sadakatsizlik; evli ya da duygusal veya cinsel bir ilişki içerisindeki taraflardan birinin -eşinin haberi veya rızası olmadan- bir başka kişi ile ilişkiye girmesi. Aldatma sadece duygusal düzeyde, sadece cinsel ilişki düzeyinde veya hem duygusal hem cinsel ilişki şeklinde olabilir. Aldatmanın tanımı kültürden kültüre veya çiftler arasındaki anlaşmalara göre farklılık gösterebilir.
Duygusal aldatma; kişinin romantizm, zaman ve ilgi gibi duygusal kaynaklarını ilişki dışındaki bir kimseye yöneltmesidir. Yeni ilişkinin boyutu yüz yüze görüşme ile internet, mektup veya telefon aracılığıyla uzaktan görüşme arasında değişebilir.
İslam kültüründe din gereği nikâhlı olmayan iki kişinin cinsel ilişkiye girmesi zinâ olarak adlandırılır. Ancak zinânın gerçekleşmesi için taraflardan birinin eşini aldatıyor olması gerekmez; yani iki bekar kişinin ilişkiye girmesi de zina sayılır. İslam'da zinâ haramdır.
Aldatma ile ilgili Cümleler
- Lütfen hepiniz kendinize gelin ve aldatmaya çalışmayın beni olur mu?
- Bazı kadınlar ve bazı erkekler eşlerini aldatmaya eğilimli oluyor, değil mi?
- Mühendisin beni aldatıp aldatmayacağını test ettiniz, değil mi?
- Onu aldattınız beni aldatmaya çalıştınız acı çekmemi sağladınız şimdi mutlu musunuz?
- Ya kardeşler gibi birbirimizi aldatmadan paylaşmasını öğreneceğiz ya da daha büyük sorunlar çıkabilir.
- Aldanmak istemem insanlar tarafından ve aldatmak istemem insanları.
- Olay şu ki beynen de aldatmamak ayıplamamak ve başkalarına göre olan eksikliklerimizi hoş görmek.
- Büyük olmak için kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın, ülke için gerçek amaç ne ise onu görecek ve o hedefe yürüyeceksin. Herkes senin aleyhinde bulunacaktır, herkes seni yolundan çevirmeye çalışacaktır. Fakat sen buna karşı direneceksin, önüne sonsuz engeller de yığacaklardır; kendini büyük değil küçük, zayıf, araçsız, hiç sayarak, kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana büyük derlerse, bunu söyleyenlere güleceksin. - Mustafa Kemal Atatürk
- Beni bir daha aldatmayacağına yemin etmelisin ve biz böylece kardeş olabiliriz.
- Ben o sevgilimle beraberken kimseye bakmamaya özen gösterdim ve eğer beni aldatmasaydı büyük ihtimalle evlenebilirdim.
Aldatma kısaca anlamı, tanımı:
Aldatmaca : Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
Aldatmak : Oyalamak, avutmak. Birine verilen sözü tutmamak. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Yalan söylemek. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek.
Şeytan aldatmak : Bazı davranışlarda iradeli, güçlü davranamamak, nefsine uymak. uyku hâlindeyken meni boşalmak, düş azmak.
Hıyanet : Kutsal sayılan şeylere el uzatma, kötülük etme veya karşı davranma, hainlik, ihanet. Güveni kötüye kullanma, aldatma, vefasızlık.
Evli : Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer). Evi olan. Evlenmiş olan (kadın veya erkek).
Duygusal : Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan). Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî.
Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.
İlişki : Bağlantı, temas. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas.
Taraf : Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yön, yan, doğrultu. Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.
Haber : Yüklem. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. Bilgi.
Al : Bu renkte olan. Yüze sürülen pembe düzgün, allık. Alüminyum elementinin simgesi. Dorunun açığı, kızıla çalan at donu. Bu renkte olan (at). Kanın rengi, kızıl, kırmızı. Aldatma, düzen, tuzak, hile.
Aldatmalı anlaşma : Yarışçıların, yönetmeliklere aykırı olarak, kötü ve hileli yollarla anlaşmaları.
Aldatmasız oyun : (Oyunlar kuramı) Denemeler dizisinden oluşan bir oyunda, her bir denemedeki giderin, o deneme için beklenen kazanca eşit olması durumu.
Diğer dillerde Aldatma anlamı nedir?
İngilizce'de Aldatma ne demek? : n. deception, deceit, cheat, chicanery, dupery, illusion, imposition, infidelity, inveiglement, mystification, shave, spoof
Fransızca'da Aldatma : tromperie [la], déception [la], fraude [la], duperie [la]
Almanca'da Aldatma : n. Augenwischerei, Beschiss, Betrug, Durchsteherei, Mystifikation, Täuschung, Treubruch, Trug, Übertölpelung, Übervorteilung, Verstellung
Rusça'da Aldatma : n. мистификация (F), надувание (N), обман (M)

Bu kısımda Aldatma nedir? Aldatma ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Aldatma tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Aldatma hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.