Aligner türkçesi Aligner nedir
- Ayar gönyesi.
- Adil ve dürüst bir şekilde hareket etmek için tekneleri sıralayan görevli.
- Ayar aleti.
Aligner ingilizcede ne demek, Aligner nerede nasıl kullanılır?
Aligners : Ayar aleti. Adil ve dürüst bir şekilde hareket etmek için tekneleri sıralayan görevli. Ayar gönyesi.
Maligner : On parmağında on kara. İftiracı. İftiracı kimse.
Maligners : İftiracı. On parmağında on kara.
Aligned : Laynına getirilmiş. Hizalanmış. Organize edilmiş. Kusursuz olarak ayarlanmış. Düzenlenmiş. Hizalı. Sıraya konmuş.
Decimal aligned : Ondalık ayırıcı hizalı. Ondalık ayırıcısına hizalı. Ondalık hizalı.
Non aligned countries : Üçüncü dünya ülkeleri. Bağlantısız ülkeler.
Maligned : Çamur atmak. Dil uzatmak. İftira edilmiş. İftira atılmış. İftira etmek.
Right aligned : Sağa hizalı. Sağdan hizalı.
Non aligned movement : Bağlantısızlar hareketi. Askeri bir ittifak oluşturmadan problemlerin çözümü için ortam sağlamak amacı ile 100'den fazla ülkenin katılımı ile kurulan organizasyon (nato'ya, varşova paktı'na, vb. üye olmayan devletler).
Nonaligned : Bağlantısız. Ayarlanmamış. Müttefik olmayan. Hizasız. Hiçbir düşünceyi paylaşmayan. Herhangi bir ufak gruba partiye veya davaya bağlı olmayan. Tarafsız. Hiçbir düşünceyi tutmayan. Hizalı olmayan. Yansız.
İngilizce Aligner Türkçe anlamı, Aligner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aligner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Concenter : -e doğru yöneltmek. Ortak merkeze yönlendirmek ya da bir araya gelmek (matematik). Merkezileştirmek.
Collimate : Işının kendi içinde koşut duruma getirilmesi. Görüş hattını ayarlamak (teleskop veya dürbün). Paralel yapma. Hizalamak. Bir hizaya getirmek. Ayarlamak. Paralelleştirmek.
True up : Doğrultmak. Yerine uydurmak.
Adjust : Parlamak. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uydurmak. Uymak. Alıştırmak. Hizaya getirmek. Ayar çekmek. Uyarlamak. Ayarlamak. Adapte olmak.
Side : Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Kenar. İkinci derecede. Çalım. Yan. Yanındaki. Bilgisayar, jeoloji alanlarında kullanılır. Taraf. Desteklemek. Taraf tutmak.
Synchronize : Eşzamanlı olmak. Eşzamanlı kılmak. Senkronize etmek. Aynı zamana ayarlamak. Eşzamanlı bir hale getirmek. Aynı zamanda vaki olma, birlikte hareket etme ve işleme, aynı tarihe ve saate tesadüf ettirme. Eşzamanlamak. Senkronize olmak. Aynı anda olmak.
True : Geçerli. Düzeltmek. Doğrultmak. Düzgün. Eksiksiz. Meşru. Samimi. Katışıksız. Safi.
Concentre : Odaklamak. Ortak merkeze yakınsayan.
Address : Konuşma yapmak. Söylev vermek. Birincil ya da ikincil bellekte, bir verinin bulunduğu yeri ve bu yere nasıl erişilebileceğini tanımlayan veri. genellikle, özdeş türden öğelerden oluşan bir küme içerisinde belli bir öğeyi seçme olanağı sağlayan veri. erişki sözcüğü de kullanılabilir. Söz yöneltmek. Nutuk çekmek. Adres. Göndermek. Kendini bir işe adamak. Söylev.
Aligner synonyms : fall in line, realine, aline, array, aligners, line up, synchronise, focalize, reorient, stand, focus, realign, focalise.
Aligner zıt anlamlı kelimeler, Aligner kelime anlamı
Skew : Çarpıtmak. Çarpık. Eğriltmek. Eğri. Eğri yapmak. Çarpıtmak (bir şeyin anlamını). Eğiklik. Yamukluk. Eğri çarpık.
Disagree : Aynı düşüncede olmamak. Sürtüşmek. Uymamak. Uyuşmamak. Bozuşmak. Aynı fikirde olmamak. Karşıt görüşte olmak. Yaramamak. Çelişmek. Dokunmak.

Bu kısımda Aligner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aligner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aligner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aligner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.