Alkalen fosfataz nedir, Alkalen fosfataz ne demek

Alkalen fosfataz; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Alkali pH’da monofosfat esterlerinden inorganik fosfatın salınımını katalize eden, karaciğer-safra yolu ve kemik hastalıklarında serumda artış gösteren hücre içinde ve hücre zarında bulunan hidrolaz sınıfından bir enzim, ALP.

Alkalen fosfataz hakkında bilgiler

Alkalen fosfataz veya ALP (EC numarası:3.1.3.1) bir hidrolaz enzimi. Nükleotidler, proteinler ve alkaloidler dahil olmak üzere çeşitli moleküllerden fosfat gruplarının koparılmasını sağlar. Fosfat gruplarının koparılması sürecine defosfarilasyon denir. Adından da anlaşılacağı üzere, alkalen fosfataz en etkili alkali ortamlarda işlev görür. Bu enzim kemik, karaciğer, bağırsak ve plasenta tarafından oluşturulan enzim, safra yoluyla itrah edilir. Serumda alkalin fosfataz aktivitesi; kemik, karaciğer ve safra yolları hastalıklarında anlamlı olarak değiştiğinden klinikte bu enzimin değeri önem taşır. Kemik tümörleri, karaciğer hasarı, safra yollarının tıkanıklığı gibi patolojilerde bu enzimin seviyeleri artar. Alkalen fosfataz, farklılaşmamış pluripotent kök hücrelerin hücre zarında yüksek miktarda bulunur. Embriyonik kök ve embriyonal karsinom hücreleri gibi pluripotent hücreler alkalen fosfataz boyaması ile tespit edilebilmektedir .

 

Alkalen fosfataz tanımı, anlamı

Alka : Çember, halka. Halka

Fosfataz : Bir substrattan hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim grubu. Bir molekülden hidrolizle fosfat grubunu ayıran enzim. Bir molekülden fosfat esterlerini hidrolizle ayıran enzim grubu.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Alkalin fosfataz : PH 8.5-10'da çalışan ve fosfat gruplarını ayıran, safra asitleri yapımı bozukluğunda, kemik hastalıklarında, kalp krizinde serumda artış gösteren, hücre içinde ve hücre zarında bulunan enzim.

İnorganik fosfat : Ortofosforik asitten (H3PO4) türemiş bir anyon ya da anyonların karışımı. Ortofosfat. Ortofosforik asitten (H3PO4) türemiş bir anyon veya anyonların karışımı, ortofosfat.

Edilebilmek : Edilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Farklılaşma : Farklılaşmak işi, ayrımlaşma. Ayrımlaşma.

Edilebilme : Edilebilmek işi.

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.

 

Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].

Karaciğer : Karın boşluğunun sağ üst bölgesinde bulunan, öd salgılayan, şeker depolayan, iri, açık kahverengi organ.

Koparılma : Koparılmak işi.

Kök hücre : İnsan vücudunu oluşturan, sınırsız bölünme, her türlü vücut hücresine dönüşme ve yeni görevler üstlenme imkânına sahip ana hücre.

İnorganik : Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık. Hücrelerin cansız bölümleri.

Esterler : Bir asidin bir alkolle birleşerek aralarından bir su molekülü çıkarması ile olan bileşikler. Alkollerin, organik ya da anorganik asitlerle oluşturdukları bileşikler. Bir asidin alkolle birleşerek aralarında bir molekül su çıkarmasıyla oluşan bileşikler.

Hidrolaz : Hidrolizi katalizleyen herhangi bir enzim. Kimi bağların hidrolitik koparılmasını katalize eden enzim.

Embriyon : Yumurtadan meydana gelen, yumurta zarı, yumurta kabuğu ya da vücudu içinde bulunan ve gelişmesinin erken evrelerinde olan genç bir organizma.

Plasenta : Döl eşi.

Patoloji : Hastalıkla ilgili hücrelerdeki, dokulardaki ve organlardaki yapısal ve işlevsel değişikliklerin tanınması, araştırılması ve incelenmesiyle ilgilenen bilim dalı.

Diğer dillerde Alkalen fosfataz anlamı nedir?

İngilizce'de Alkalen fosfataz ne demek ? : alkaline phosphatase