All right türkçesi All right nedir
- Zarar görmemiş.
- Sağlam.
- Kuşkusuz ki.
- Fena değil.
- Olur tamam.
- Olur.
- İyi.
- İyi durumda.
- İdare eder.
- Elbette ki.
- Eh işte.
- Hayhay.
- Tamam.
- Peki.
All right ile ilgili cümleler
English: Ali'll be all right soon.
Turkish: Ali yakında iyi olacak.
English: Ali will be all right in a few minutes.
Turkish: Ali birkaç dakika içinde iyi olacak.
English: Are you all right now?
Turkish: Şimdi iyi misin?
English: Are you all right in there?
Turkish: Orada iyi misin?
English: Ali's all right now.
Turkish: Ali şimdi iyi.
All right ingilizcede ne demek, All right nerede nasıl kullanılır?
All : Tamamen. Her. Ne var ne yoksa. Hepsi. Katışıksız. Berabere. Büsbütün. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Tümü. Tümünü.
Right : Doğru. Sağda. Düzelmek. Doğrulmak. Sağ. Hak. Telafi etmek. Cidden. Sağa. Dosdoğru.
All right reserved : Her hakkı saklıdır. Bütün hakların saklı tutulduğunu göstermek üzere yayımlanan yapıtların üzerine konulan deyim.
All rights reserved : Her hakkı mahfuzdur. Tüm hakları saklıdır. Her hakkı saklıdır. Genellikle içkapağın "b" yüzünde yer alan ve kitabın izin alınmadan başka bir dile çevrilmesi, tümünün ya da bir bölümünün yeniden basılması vb. gibi davranışların yasaca suç sayılacağını ve bu gibi davranışlarda bulunanlar için kovuşturma açılabileceğini belirleyen anlatım. Her hakkı saklı. Tüm hakları korunmuştur. Bütün hakları korunmuştur.
Be all right : Zarara uğramamış olmak. Uygun olmak. İyi olmak. Fena olmamak.
All aboard : Herkes gemiye!.
Feel all right : İyi hissetmek. Tamam olmak. İyi olmak.
İngilizce All right Türkçe anlamı, All right eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak All right ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
As a matter of course : İşin doğası gereği. İşin gereği. Tabii olarak. Kendiliğinden. Görev gereği. Görev icabı. Gayet tabii. Gayet tabii olarak. Doğal olarak.
Well conditioned : Uygun. Yaraşır. Yakışık. Yakışır.
Unhurt : İncinmemiş. Sağ salim. Yarasız.
Bon : Sevecen (fransızca). Elverişli. Güzel.
Able bodied : Yarayan. Yararlı. Güçlü. Vücudu sağlam. Sağlam bedenli. Sağ. Muhkem bedenli. Askerliğe uygun. Yaraklı.
Entire : Bütün. Bütünlüklü. Katışıksız. Tutuş. Hepsi. Tam. Yekpare. Saf. İğdiş edilmemiş. Tüm.
In good condition : Uygun durumda. İyi bir halde. İyi bir biçimde. İyi bir durumda. Bozulmamış olarak. Ele alınır. Bozulmamış. Sağlıklı ve gürbüz bir halde.
Beneficent : Hayırsever. Hayır sahibi. İyilikçi. İyiliksever. Hayırlı. Cömert. Yardımsever.
In good nick : Sağlıklı.
Entires : Tüm. Katışıksız. Yekpare. Bütünlüklü. Bütün. Hepsi. Tam.
All right synonyms : bona, ok, well and good, k, braw, up to scratch, mature, bonny, possible, as hard as iron, unscathed, okay, undamaged, doughty, buckra, rather good, so so, as hard as nails, exactly, dyed in grain, no doubt, complete, okeydoke, agreed, tolerable, according to hoyle, intact, scatheless, possibles, in shape, well, hale and hearty, fastened.

Bu kısımda All right kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede All right ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce All right anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz All right ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.