Altında nedir, Altında ne demek

Altında; Gösteri alanında kullanılan bir terimdir.

Teknik terim anlamı:

Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.

Altında ile ilgili Cümleler

  • Biletler yetişkinler için 30 dolar ve 12 yaş ve altındaki çocuklar için 15 dolardır.
  • “Amcam öfkesini kontrol altında tutmaya çalışarak derin bir soluk alıyor.”
  • “Böyle horoz gibi her lafın altından kalkarsan kocan tuttuğu gibi geri yollar seni.”
  • Son zamanlarda çok büyük baskı altında kaldım.
  • “Onu uzun müddet nüfuzu altında tuttuğuna bir misal olarak...”
  • Altından kalkamayacağı suçlamalar ileri sürdüler.
  • “Bütün belgelerin elimin altında olduğunu söylüyordum.”
  • “Babasından kalan servetin altından girip üstünden çıkmıştı.”
  • Bu bitki kritik tehlike altında.
  • “Hiçbir doktor her an intihar etmeye hazır bir psikopatın töhmeti altında kalmak istemez.”
  • “Bir şey değil, karşıdan bir otomobil filan gelir de altında kalırım diye korktum.”
  • “Oğlunu savunmasını bilir, hiçbir sözün altında kalmazdı.”
  • “Hay, dedi, o arabacı amcanın boynu altında kalsın.”
  • Bir Rus'u çizersen altında bir Tatar çıkar.
  • “Onu kolla, gözetim altında tut ama bunu ona hiç belli etme.”
  • Europa ve Enceladus'un, yüzeylerinin altında sıvı sudan oluşan bir okyanusa sahip oldukları düşünülmektedir.
  • Gerçekten paranı yatağın altında mı saklıyorsun?
  • Biletler 3 dolardır. 3 yaş ve altındaki çocuklar ücretsiz olarak kabul edilir.
  • “Saman altından su yürüten, ürkek, kaypak görünüşlü insanoğlunu tanımışlığı var.”
  • Harap kale şimdi restorasyon altında.
  • Bu işin altından kolay kolay kalkamaz.
  • “Yakın zamanlarda bizim parlamentomuz da bu gibi şaibeler altında tutuldu.”
  • “Elinin altındaki asker pek azdı.”
  • Biletler yetişkinler için 30 dolar ve 16 yaş ve altındaki çocuklar için 15 dolardır.
  • Altından tut.
  • Biletler 30 dolar, park etmek ücretsiz ve on yaşın altındaki çocuklara ücretsiz giriş.
  • “Başını alıp kaçar da bir belaya uğrarsa vebal altında kalırsın.”
 

Altında ile ilgili Atasözü veya Deyim

aba altında zumur yatar : .

abluka altında tutmak : kuşatmayı sürdürmek.

altında kalmamak : karşılığını vermek, gördüğü iyilik veya kötülüğü karşılıksız bırakmamak.

altından çapanoğlu çıkmak : Bir işin gizli kalmış kötü ve aksak yanıyla, kuşkulu durumuyla karşılaşmak. “Kısa kesmekten yanaydı ama paraları uzatsa altından bir çapanoğlu çıkar mıydı?” -O. Kemal Bir işte gizli niyet, hile bulunmak.

altından girip üstünden çıkmak : malı, parayı düşüncesizce harcayıp tüketmek ne yapıp edip istediğini yaptırmak halletmek karıştırmak.

altından kalkamamak : bir işi başaramamak, becerememek, üstesinden gelememek Mecaz anlamı kendini savunamamak.

(bir şeyin) altında kalmak : ezilmek Mecaz anlamı karşılığını verememek.

(birine) aba altından sopa (veya değnek) göstermek : imalı bir biçimde tehdit etmek.

boynu altında kalsın : “ölsün, gebersin!” anlamında kullanılan bir ilenme sözü.

 

dağ ardında olsun da yer altında olmasın : “yaşasın da uzakta olsun” anlamında kullanılan bir söz.

değirmen taşının altından diri çıkar : “en ağır şartlarda bütün güçlükleri yener” anlamında kullanılan bir söz.

eli altında olmak : bir şey buyruğunda olmak, istediği anda o şeyden yararlanabilmek.

elinin altında olmak : her zaman kolayca alınıp yararlanılabilecek yerde ve yakınlıkta (olmak) hazırda bulundurmak.

fırsat sakal altından geçer : “fırsatı yakalayabilmek için uygun zamanı kollamak gerekir” anlamında kullanılan bir söz.

gözetim altında tutmak : göz önünden ayırmamak.

güneşin alnında (veya altında) : güneşin yakıcı ışınları altında.

hangi taşı kaldırsan altından çıkar : “her işten anlar veya anladığı iddiasında bulunur” anlamında kullanılan bir söz “her işe karışır” anlamında kullanılan bir söz.

her lafın altından kalkmak : genellikle yerme veya hakaret sözlerinin altında kalmayıp cevap verebilmek.

huy canın altındadır : “doğuştan gelen özellikler değiştirilemez” anlamında kullanılan bir söz.

ipotek altında tutmak : tutuda tutmak baskı altına almak.

kaşının altında gözün var dememek : gözünün üstünde kaşın var dememek.

kepenek altında er yatar : “insanları giydiğine bakarak değerlendirmek yanlışlara yol açar, değerli kişiler de bazen eski giymiş olabilir” anlamında kullanılan bir söz.

kontrol altında olmak : denetlenmek.

kontrol altında tutmak : denetlemek.

köprünün (veya köprülerin) altından çok su (veya sular) aktı (veya geçti) : “zamanla şartlar çok değişti, eski durum kalmadı” anlamında kullanılan bir söz.

laf altında kalmamak : söz altında kalmamak.

minnet altında kalmamak : birinin iyiliğine karşı kendini borçlu durumdan kurtarmak için karşılık olarak bir iyilikte bulunmak.

nüfuzu altında tutmak : söz geçirme gücünü üstün kılmak, egemenliği altında bulundurmak.

öküzün altında buzağı aramak : olmayacak sebeplerle suç ve suçlu bulma çabasında olmak.

saman altından su yürütmek : belli etmeden iş çevirmek, ortalığı karıştırmak.

söz altında kalmamak : bir kimsenin kendisine dokunan sözüne gereken cevabı vermek kendisini inciten, itham eden veya rahatsız bir duruma düşüren söze gereken karşılığı verip durumu düzeltmek.

şaibe altında kalmak (veya tutulmak) : kusurlu, ayıplı, lekeli sayılmak.

töhmet altında kalmak : suçu işlediği düşünülmek.

vebal altında kalmak : manevi sorumluluk yüklenmek.

zan altında bulunmak : bir şeyle suçlanmak, sanık durumunda olmak.

Altında anlamı, tanımı

Altı : Beşten sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 6 ve VI rakamlarının adı. Beşten bir artık

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış.

Altındal : Üstün nitelikli, değerli kadın.

Altındalık hali : Bazı dillerde bir şeyin "altında" fikrini anlatan isim hali.

Altındamla : Şanlıurfa şehri, Kabahaydar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Altından su çıkmak : Rahatsız olmak, yerinde duramamak.

Başabaşın altında : Pay ve borç belgitleri satış değerlerinin, bilinen değerlerinden düşük olması.

Belirsizlik altında karar : Olayların gerçekleşme olasılığının bilinmediği ancak karar matrisinin bilindiği durumda karar birimlerinin davranış biçimi. karşılığı risk altında karar.

Deniz altında çevirim : Deniz altında gerçekleştirilen çevirim.

Eğri altındaki alan : Plazma ilaç yoğunluğu-zaman eğrisinde, eğri altında kalan alanın hesaplanmasıyla ortaya çıkan farmakokinetik parametre.

El altındağı : El altındaki, tebaa, maiyyet.

Eli taş altında kalmak : Zarurete düşmek, ihtiyaç içinde kalmak.

Gümrük kontrolü altında işleme : Gümrük kontrolü altında işleme rejimi çerçevesinde işlenecek eşyanın vergilendirilmesine ilişkin her türlü işlem.

Gümrük kontrolü altında işleme rejimi : Serbest dolaşıma girmemiş eşyanın, dışalım vergilerine veya ticaret politikası önlemlerine tabi tutulmaksızın, niteliğini değiştiren işlemlerden geçirilerek elde edilen ürünlerin önceki değerleri üzerinden vergilendirilerek serbest dolaşıma girmelerinde uygulanan rejim.

Risk altında karar : Olayların gerçekleşme olasılıklarını bilindiği, ancak hangi olayın gerçekleşeceğinin bilinmediği durumda karar birimlerinin davranış biçimi. karşılığı belirsizlik altında karar.

Söz altında galmamak : Aşağılayıcı söze karşılık vermek, kendini savunmak.

Sözün altında kalmak : Verdiği sözü yerine getirememek.

Tam işlendirme altındaki denge : Reel gayrisafi yurtiçi hasılanın potansiyel gayrisafi yurtiçi hasılanın altında, diğer bir deyişle deflasyonist gediğin oluştuğu milli gelir düzeyi.

Ut altında kalmak : Minnet duymak, iyiliğin karşılığını yapamamak.

Yer ve su altında çalıştırma yasağı : 18 yaşını doldurmamış kişilerin yasasına göre yer ve su altı işlerinde çalıştırılmaları yasağı.

Altındağ : Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

El altında : Kolayca alınabilecek yerde, hazırda.

El altından : Gizlice.

Diğer dillerde Altında anlamı nedir?

İngilizce'de Altında ne demek ? : below