Ambuscading türkçesi Ambuscading nedir

  • Tuzağa düşürmek.
  • Pusuya düşürmek.
  • Tuzak.
  • Tuzak kurmak.
  • Pusu kurmak.
  • Pusuya yatmak.
  • Pusuya yerleştirmek.
  • Pusuda beklemek.
  • Pusu.
  • Pusu yeri.

Ambuscading ingilizcede ne demek, Ambuscading nerede nasıl kullanılır?

Ambuscade : Tuzağa düşürmek. Pusuya yatmak. Pusu kurmak. Pusuya düşürmek. Pusu yeri. Pusu. Pusuya yerleştirmek. Tuzak kurmak. Tuzak. Pusuda beklemek.

Ambuscaded : Pusu. Tuzak. Tuzağa düşürmek. Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Pusuya yatmak. Pusu yeri. Tuzak kurmak. Pusuda beklemek. Pusuya yerleştirmek.

Ambuscader : Pusu kuran. Saldırgan kişi. Baskın yapmak için saklanıp bekleyen kimse. Tuzak kuran.

Ambuscades : Tuzak. Pusuya yatmak. Tuzak kurmak. Pusu yeri. Pusuya yerleştirmek. Pusuya düşürmek. Pusu kurmak. Tuzağa düşürmek. Pusu. Pusuda beklemek.

İngilizce Ambuscading Türkçe anlamı, Ambuscading eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ambuscading ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Colludes : Tezgah hazırlamak. Dolap çevirmek. Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. Dolap çevirmek (argo terim). Gizlice anlaşmak. İştirak etmek. Göz yummak.

Ambushed : Pusuya düşürülmüş. Pusuya düşmüş.

Set a trap : Kapan kurmak.

Couch : Yatmak. İninde uyumak. Sedir. Bildirmek. Kataraktı tedavi etmek. Divan. Kanepe. Söylemek. Muayene sediri.

 

Trap : Kapan kurmak. Tongaya bastırmak. Pissu döşemindeki kokuların binaya yayılmasını önleyen araç. Fiziksel kimya aygıtlarında, kimi gazları yoğunlaştırarak alıkoyan ya da asıltı taneciklerini tutan kap. Bir alıcıdaki istenmeyen ünlemleri eleyen ya da yok eden soğurum süzgeci. boşluk oluşturan emmeçlerde, yayınan yağ ya da cıva uçuklarını soğutup yoğuşturarak tutan düzenek. Ağına düşürmek. Yakalamak. Set çekmek. Yer kapağı.

Bait : Fabrikasyon, rafinerasyon gibi yöntemlerle işlenip balık avı için kullanıma hazır halde sunulan cansız organik yemler. Yapay olta yemi. İstek uyandıran şey. Yem. Eziyet etmek. Kandırmak. Oltaya ya da tuzağa yem koymak. Mola. Taciz etmek. Kandırma.

Circumventing : Yan çizmek. Alt etmek. Çevresini sarmak. Etrafından gitme. Yanından geçme. Yana kaçmak. Bozmak. Kurtulmak. Tekerine çomak sokmak. Dolambaçlı bir yoldan gitme.

Circumvents : Çevresini sarmak. Bozmak. Açığını yakalamak. Önlemek. Tekerine çomak sokmak. Alt etmek. Üstün gelmek. Kurtulmak. Yan çizmek. Atlatmak.

Colluding : Dolap çevirmek (argo terim). Dolandırma amacıyla üçüncü bir şahısla gizli anlaşma yapmak. Gizlice anlaşmak. Tezgah hazırlamak. Göz yummak. Dolap çevirmek. İştirak etmek.

Ambuscading synonyms : ambuscade, bushwhacking, ambushing, birdlime, ambush, decoys, enmesh, decoyed, lurks, circumvent, enmeshing, forestall, decoying, enmeshed, ambushment, ambuscaded, ambushes, bushwhacked, blind, set a snare, couched, couching, be in ambush for somebody, lurk, baited, wait, lie in wait, bushwhack, decoy, colluded, lay an ambush, a warm corner, cobweb.