Ampütasyon nedir, Ampütasyon ne demek

Ampütasyon; bir tıp terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Kol, bacak, kulak gibi organların tedavi amacıyla kısmen veya tamamen kesilip çıkartılması
  • Herhangi bir bütünden bir parça kesme veya koparma.

"Ampütasyon" ile ilgili cümle

  • "Londra sulh muahedesiyle Türk milletinin bünyesinde yapılmış olan acıklı ampütasyonun canhıraş ızdırabını avutmak için burada halka bir avuç afyon hazırlamakla meşguldürler." - Y. K. Karaosmanoğlu

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir organın veya çıkıntı biçiminde bir oluşumun kesilip çıkarılması.

İngilizce'de Ampütasyon ne demek? Ampütasyon ingilizcesi nedir?:

amputation

Ampütasyon hakkında bilgiler

Ampütasyon, vücudun çıkıntı biçimindeki herhangi bir organının, özellikle de kol ve bacakların tamamen ya da kısmen cerrahi yöntemlerle kesilip alınması. Kol ya da bacakların biri ya da her ikisi doğuştan eksik olan kişiler için de doğuştan gelme (konjenital) ampütasyon terimi kullanılır.

Ampütasyon kelimesi Latince keserek çıkarmak anlamına gelen amputare kelimesinden türemiştir. 17. yy'ın sonlarından itibaren tıp terminolojisinde baskın hale gelmiştir. Ampütasyon kelimesi Fransızca Amputation kelimesinden Türkçe'ye geçmiştir.

Genellikle yaralanma, enfeksiyon, tümör, şeker hastalığı ya da bir organa yeterince kan gitmemesi gibi durumlarda ampütasyonlara başvurulur; bazen işlev görmeyen ya da aşırı derecede biçim bozukluğu olan kol ya da bacaklara da ampütasyon uygulandığı olur. Kan kaybı ve enfeksiyon görülen yaralılarda şeker hastalığına ya da damar tıkanıklığına bağlı, yayılma tehlikesi gösteren gangren olaylarında, kötü huylu (habis) kemik ya da yumuşak doku tümörleri olan kişilerde ampütasyon hayat kurtarıcı bir önlem olabilir.

 

Bugünün cerrahisi, ağır hasar görmüş organların ampütasyona başvurmadan tedavi edilmesini olanaklı kılmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında, özellikle kan ve plazma kullanarak ağır yaralanmaların tedavisinde kazanılan deneyimler, pek çok kişiyi kolsuz ya da bacaksız kalmaktan kurtarmıştır. Özellikle bacak ampütasyonlarından sonra takılan modern protezler de (yapay organlar) hastanın sorunlarını bir ölçüde azaltmaktadır. Kol ya da bacakları doğuştan eksik kişilerde cerrahi onarım pek gerekmediğinden daha çok yapay organlar kullanılır. Doğuştan gelme ampütasyonların nedeni bilinmemekle birlikte, bu eksikliğin kalıtımsal bir yapı bozukluğu olmadığı sanılmaktadır.

Ampütasyon anlamı, tanımı:

Bacak : İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü.

Organ : Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş. Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv.

 

Tedavi : Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi.

Tamam : Tamamlanmış, bitmiş. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz. Bütün, tüm. Eksiksiz. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Evet.

Kulak : Duvar, baca, şömine vb. yerlerde kulağa benzer çıkıntı. Varlıklı Rus köylüsü. Balıklarda başın iki yanında bulunan ve ağızdan alıp solungaçlardan geçirdiği suyu dışarıya vermeye yarayan yarıklardan her biri. Bu organın, sesleri toplayıp içeriye almaya yarayan dış bölümü. Telli çalgılarda tel germeye yarayan burgu. Başın her iki yanında bulunan işitme organı. Saban kulağı. Seslerin uygunluğunu seçebilme ve değerlendirebilme yeteneği. Akarsuların ve özellikle göllerin karaya giren ve durgunlaşan yerleri.

Parça : Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Müzik eseri. Pasaj. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Nesne.

Kesme : Kıyılarımızda yaygın olarak bulunan, yuvarlak tepeli, 5 metre kadar boylu, her dem yeşil, yaprakları küçük ve kenarları testere dişli, çiçekleri yeşilimsi beyaz renkli olan bir süs ağacı, akçakesme (Phillyrea latifolia). Lokum. Kesmek işi. İki çekimin birbirine doğrudan doğruya bağlanmasından, iki ayrı çekimin birbirini izlemesinden doğan durum. Kesme işareti. Çizgisel iki doğru parçası ve bir eğri yayı ile sınırlanan düzlem yüzeyi. Kesin, değişmez, maktu. Teneke, sac vb.ni kesmek için kullanılan makas. Küp biçiminde veya köşeli olarak kesilmiş olan. Nazımda veya nesirde, bir cümleyi sonu anlaşılacak biçimde yarım bırakma sanatı, kat.

Koparma : Halterde ayakları açarak halteri bir çırpıda baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi. Koparmak işi.

Çıkıntı : Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm. Kambur. Her şeye itiraz eden, huzursuzluk çıkaran (kimse).

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Biçme işi. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Tarz. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Cerrahi : Cerrahlıkla ilgili. Ameliyatı gerektiren hastalıklarla ilgilenen hekimlik kolu, hariciye.

Ampütasyon nöromu : Çoğunlukla operasyonla kesilen veya travma sonucunda kopan sinirlerde rejenerasyonun başarılı olamaması sonucu, zedelenme alanında yoğun kollajen, rejenere akson parçaları ve Schwann hücrelerinin düzensiz çoğalması sonucu oluşan anormal doku kitlesi, travmatik nörom.

Diğer dillerde Ampütasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Ampütasyon ne demek? : amputation

Almanca'da Ampütasyon : n. Amputation

Rusça'da Ampütasyon : n. ампутация (F)