Amphophil türkçesi Amphophil nedir

Amphophil ingilizcede ne demek, Amphophil nerede nasıl kullanılır?

Amphophile : Amfofilik. Amfofil.

Amphophilic : Amfofilik. Hem asit hem de bazik boyaları alabilen, amfofil, amfofilöz.

Amphophylos : Amfofilik. Amfofilöz.

Amphocyte : Hem asit hem de alkali boyalarla aynı biçimde boyanabilen herhangi bir hücre. Amfosit.

Ampholyte : Asit veya alkali gibi görev yapabilen bir madde. Amfolit. Amfoter elektrolit. Belirli iyonik özellikleri olan (kimya).

Amphoter : Amfoter. Asitli-bazlı. Dönek. Asitli ortamda baz, bazlı ortamda asit özelliği gösteren kimyasal bileşikler. örn. aminoasitler.

Amphorae : Amfor. Amfora. Çift kulplu eski testi.

Ampholytoid : Amfoliloit. Amfolitoit. Amibter koloit.

Amphora : Amfor. Amfora testi. Mürekkep balığı avcılığında kullanılan ağız açıklığı 10-15 cm çapında ve boyu 25-30 cm olan kırmızı topraktan pişirilerek yapılan kulplu veya kulpsuz küp. Amfora. İki kulplu eski bir tür testi. İki kulplu küp. Çift kulplu eski testi.

Amphoric : Amforik. İnandırıcı gelmemek.

İngilizce Amphophil Türkçe anlamı, Amphophil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amphophil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

 

Amphophilic : Hem asit hem de bazik boyaları alabilen, amfofil, amfofilöz.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

 

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

Amphophil synonyms : amphophile, abaxial, a c syndrom, abdominal palpation, a c deformity, a dna, abdomen, amphophylos, abdominal distention.