Anaç nedir, Anaç ne demek

Anaç; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Anaç" ile ilgili cümleler

  • "Bir yıllanmış ağaca anaç derler, babaç demezler." - B. Felek

Anaç kısaca anlamı, tanımı:

Anaçlaşma : Anaçlaşmak durumu.

Anaçlaşmak : Anaç duruma gelmek.

Anaçlık : Anaç olma durumu.

Şefkatli : Sevecen bir biçimde. Sevecen.

Anne : Yavrusu olan dişi hayvan. Çocuğu olan kadın, ana, valide, kocakarı, mader, nene, aba.

Yavru : Yeni doğmuş hayvan veya insan. Güzel, alımlı genç kız. Bir şeyin küçüğü. Çocuk, evlat.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.

Hayvan : Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse). At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz.

Yemiş : Meyve. İncir.

Verecek : Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı.

 

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. -e yakışır biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından.

Ağaç : Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste. Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki.

İri : Olağandan daha hacimli, olağanı aşan büyüklüğü olan, ince karşıtı.

Kart : Düzgün kesilmiş ince karton parçası. Bazı yerlere girmek veya bazı şeylerden yararlanmak için verilen, kimliği belirten belge. Gençliği ve körpeliği kalmamış, körpe karşıtı. Oyun kâğıdı. Genellikle parasal işlemlerde çok amaçlı olarak kullanılan manyetik özelliği olan plastik nesne. Telefonlara takılan, iletişimi sağlamak için gerekli bilgilerin yüklendiği parçacık. Fotoğrafçılıkta 9x12 santimetre boyutlarındaki resim. Bir kimsenin kimliğini gösteren, kutlamalarda veya kendini tanıtmada kullanılan, çoğunlukla beyaz, küçük, ince karton parçası, kartvizit. Kartpostal.

Kurnaz : Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.

Deneyimli : Deneyim kazanmış olan, tecrübeli, anaç.

Bilgili : Bilgiye dayalı bir biçimde. Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli.

Başına buyruk : Kimseden izin almaksızın dilediği gibi davranan (kimse), failimuhtar.

Buyruk : Egemenlik. Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman.

Diğer dillerde Anaç anlamı nedir?

İngilizce'de Anaç ne demek? : [Automatic number announcement circuit] adj. full-grown, totally developed or grown, mature

Almanca'da Anaç : alt, gewachsen, reif