Ankastre nedir, Ankastre ne demek

Ankastre; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat)

"Ankastre" ile ilgili cümleler

  • "Ankastre telefon tesisatı. Ankastre ocak."

Ankastre hakkında bilgiler

Ankastre, kökeni İtalyanca incastro (incastrare) olup gömülü, entegre olmuş, bir noktaya sabitlenmiş, iç içe geçmiş anlamındadır.

Günümüzde ise çeşitli aletlerin duvarın içine yerleştirilmiş, bir oyukta entegre bulunan çeşitlerine adını vermektedir. Binaların telefon tesisatını içeren kutulara ankastre denmekte olup, beyaz eşya çeşitlerinin mutfak dolabının içine gömülü çeşitleri de ankastre beyaz eşya olarak isimlendirilmiştir. Mimaride ise ankastre mesnet, duvara sabitlenmiş taşıyıcı olarak kullanılır.

Ankastre beyaz eşyalar genel olarak dekorasyon için kullanılır ve duvar içi ayrı bir tesisat gerektirdiği için maliyeti artırır. Ayrıca bu eşyaların taşınması da kolay değildir.

Ankastre anlamı, tanımı:

Yuva : Genellikle ailenin oturduğu ev. Bir şeyin çok bulunduğu yer. Kuşların ve başka hayvanların barınmak, yumurtlamak, kuluçkaya yatmak, yavrularını büyütmek veya yavrulamak için türlü şeylerden yaptıkları ve türlü biçimlerde hazırladıkları barınak. Bazı kötü nitelikli kimselerin çok bulunduğu, toplandığı yer. Bir şeyin içinde yerleşmiş olduğu veya yerleştirildiği oyuk. Kimsesizlere veya yoksullara yardım etmek ve onları barındırmak amacıyla açılan yer. İki buçukla dört yaş arası çocukların bakıldığı, okul öncesi eğitim kurumu. Bir şeyin öğretildiği yer.

 

Köken : Soy, asıl. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.

İtalyanca : Hint-Avrupa dil ailesinden İtalya'da konuşulan dil. Bu dille yazılmış olan.

Gömülü : Gömülmüş olan, toprak altında saklanmış olan, metfun. Batmış, kaybolmuş.

Nokta : Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Sınır, derece, radde. Orta nokta. Nöbetçi bulunan yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi.

Sabit : Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.

 

Geçmiş : Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Geçme işini yapmış. Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Zaman bakımından geride kalmış, esbak. Çürümeye yüz tutmuş. Arkada kalan hayat.

Bir : Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Sadece. Ancak, yalnız. Beraber. Tek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Bu sayı kadar olan. Bir kez. Aynı, benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Eş, aynı, bir boyda. Sayıların ilki.

Diğer dillerde Ankastre anlamı nedir?

İngilizce'de Ankastre ne demek? : adj. inlaid, flush

Fransızca'da Ankastre : encastré/e