Anlık nedir, Anlık ne demek

Anlık; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kısa süren, bir an içinde olan, enstantane.
  • Bir anda oluşan, gelişen, spontane
  • Anlama gücü, usa vurma, yargılama, müdrike, entelekt.
  • Duyu ve iradeden ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

"Anlık" ile ilgili cümleler

  • "Beni hatırlatıyor, benimle olmayı anlık bir duygu hâlinde olsa da istiyor muydu?" - T. Buğra

Yerel Türkçe anlamı:

Yağan yağmurun bir ara durması.

[Bakınız: anlak]

Süpürge yapılmış olan bir çeşit ot.

Bahçe, bağ kapısı.

Düzgün odun yığını: İki anlık odun sattım.

[Bakınız: an]

İki tarla arasındaki sınır, set şeklindeki ayrıntı.

At, eşek, tavuk, keklik gibi hayvanların yatıp yuvarlandıkları tozlu yer.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Kavrayış gücüyle ilgili görevlerin tümü.

Bir kimsenin yaşayışı boyunca edindiği anlayışların toplamı.

Usavurma, yargılama ve anlama gücü.

Duyu ve istençten ayrı olarak düşünülen bilme yetisi.

Felsefi anlamı:

Kant usun ve anlığın skolastikteki anlamlarını tersine çevirmiş, kavram kurmayı anlığa, ideler bilgisini de usa bağlamıştır.

(Skolastik felsefede) -> Duyum (sensatio), -> us (ratio), anlık (intellectus) basamaklanmasında en yüksek yere konulan düşünme ve bilme yetisi. // Usun duyumlarla alınan gereçleri kavramsal olarak işlemesine karşılık, anlık her türlü duyarlıktan bağımsız olan idelerin bilgisine vardırır.

 

(Skolastikten sonra) Usla bir tutulan, biçimleri, bağlantıları kavrama ve böylece bilgi ve görüş kazanma yetisi.

Anlamaktan türetilmiş olarak: a. Anlam bağlamlarını kavrama yeteneği, b. Anlayış.

Anlama, düşünme gücü; bilme yetisi; kavramlarla düşünme yetisi.

(Aydınlanmadan beri) Bilgi yetileri basamaklamasında ustan bir alttaki basamağa konulan düşünme ve bilme yetisi. // Bu yeti: a. kavramlar, kurallar, kategoriler, açık, somut düşünceler yetisi olarak; b. ayırma, çözümleme, soyut düşünme yetisi olarak; c. kılgılı yönden planlar yapan yeti olarak düşünülür.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Küçük ya da sonsuz küçük bir sürede olan.

Bilimsel terim anlamı:

Duyu ve istençten ayrı olarak düşünülen bilme yetisi; usavurma, yargılama ve anlama gücü.

İngilizce'de Anlık ne demek? Anlık ingilizcesi nedir?:

adhoc, intellect, understanding, instantaneous

Anlık anlamı, tanımı:

Bir anlık : Kısa bir süre içinde.

Anlıkçılık : Duyu ve irade karşısında anlığın üstünlüğünü ileri süren öğreti, zihniye, entelektüalizm.

Enstantane : Işıklama süresi saniyenin 1/25'i veya daha kısa olan hızlı bir hareketi çekme yöntemi. Bu yöntemle çekilen fotoğraf. Anlık.

 

Geliş : Gelme işi.

Spontane : Kendiliğinden. Anlık.

İrade : İstek, dilek. Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç. İstenç. Buyruk.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Bilme : Bir şeyin ne olduğunun bilincine varma. Bilmek işi. Bilgi edinmenin gaye ve sonucu.

Anlama : Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.

Bir : Beraber. Sadece. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan. Tek. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.

Anlık akım : Zamanla değişen akımın anlık değeri.

Anlık enlem : Bir yerin herhangi bir andaki enlemi.

Anlık ölüm oranı : Bir popülasyonda belli bir zamanda ölen balıkların oranı.

Anlık taşı : İki tarlayı birbirinden ayıran sınır taşı.

Anlıkçı : Anlıkçılık yanlısı olan.

Anlıksal dengesizlik : Türlü anlıksal yetenekler arasında büyük ve önemli ayrılıkların bulunması durumu.

Anlıksal olgunluk : Kişinin anlıksal gelişim yönünden ulaştığı, yaşına uygun ya da yetişkinlere özgü gelişim düzeyi.

Anlık ile ilgili Cümleler

  • Gece yarısı aperatifi için anlık erişte yedim.
  • Bu anlık bir başarıydı.
  • Cesaret ettim fakat anlık bir hata sonsuza kadar sürecek vahameti getirebilirdi.
  • Ali kesinlikle anlık kararlar vermede iyidir.
  • Bir anlık sessizlik vardı.
  • Tren geçerken Mustafa sürücünün bir anlık bakışını yakaladı.
  • Bir anlık tereddüt, bir pilotun hayatına mal olabilir.
  • Ali bir anlık Mary'yi gördü.
  • Tek çözüm şu anlık bu.
  • Anlık şehriyeler üniversite öğrencileri arasında temel bir yemektir.

Diğer dillerde Anlık anlamı nedir?

İngilizce'de Anlık ne demek? : adj. snap, done or made suddenly; instant, momentary

Fransızca'da Anlık : intellect [le]

Almanca'da Anlık : n. Intellekt

Rusça'da Anlık : n. интеллект (M), разум (M), мгновенность (F), моментальность (F)

adj. интеллектуальный