Anlama nedir, Anlama ne demek

  • Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf.
  • Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme

"Anlama" ile ilgili cümleler

  • "Lavabonun aynasında yorgun bir suratla kendini anlamaya çalışan bu adama bakıyorum." - A. Ümit

Felsefi anlamı:

(Dilthey'de) Başkalarının ya da başka çağların yaşantılarını, ruh durumlarını, edimlerini onlarla birlikte duyma ve sonradan yineleyerek benimseme. // Doğa bilimlerinin açıklama yönteminin karşısına Dilthey, tinsel bilimlerin anlama yöntemini koymuştur". Dilthey'e göre tinsel bilimler yaşantılarla ilgilidir, yaşantılar da ancak anlama ile aydınlatılabilir.

Bir olay ya da önermenin daha önce bilinen bir yasanın ya da formülün sonucu olduğunu görme.

Anlaşılan bir şeyin başka türlü olamıyacağını görme.

(Genel olarak) Bir şeyi yalnızca dıştan değil, kendi içinden kavrama; bir şeyin özünü, bir bağlam bütünü olarak anlamını tanıma.

Bilimsel terim anlamı:

Olay ve varlıkların anlamını kavrayabilme.

Canlının herhangi bir nesnenin bilincine varmasını ya da onunla ilgili bilgileri edinmesini sağlayan süreç.

Bir kavramın öğelerini birleştirerek anlamlı bir bütün oluşturma ya da bir simge, söz ya da anlatımın anlamını kavrama.

 

İngilizce'de Anlama ne demek? Anlama ingilizcesi nedir?:

understanding

Anlama anlamı, kısaca tanımı:

Tam anlamıyla : Bütünüyle kapsayıcı bir biçimde, tam manasıyla.

Anlamak : Sorup öğrenmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

Anlamamazlık : Anlamazlık.

Anlamazlık : Bir şeyi anlamamış, kavrayamamış gibi davranma.

Anlamazlıktan gelmek : Bir şeyi anladığı hâlde anlamamış gibi davranmak.

Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az : "anlayışlı kimseleri en küçük bir söz bile etkiler oysa anlayışsız kimselere ne söylense yararsızdır" anlamında kullanılan bir söz.

Bayram haftasını mangal tahtası anlamak : Sözü, konu ile hiçbir ilgisi olmayacak bir biçimde ters anlamak.

Bir şey anlamamak : Yiyeceğin tadına varamamak. içeriğini tam olarak çözememek.

Dilinden anlamak : Söz konusu olan şeyin özelliğini bilmek. bir canlının çıkardığı seslerden veya onun davranışlarından ne anlatmak istediğini anlamak.

Dünyayı anlamak : Dünyada neler olduğunu öğrenmek, deneyimi artmak.

 

İşi anlamak : Gizli bir şeyi, bir sorunu anlamak.

Kadrini anlamak : Değerinin farkına varmak.

Karine ile anlamak : Sözün gelişinden çıkarmak.

Kazı koz anlamak : Söylenen şeyi çok yanlış anlamak.

Laf anlamaz : Söz dinlemeyip kendi bildiğinde inat eden. kaba, aptal (kimse).

Lafı kıçından anlamak : Konuşulan konuyu yanlış, ters anlamak.

Laftan anlamak : Söyleneni dinleyip uymak veya uygulamak.

Söz anlamaz : Laf anlamaz.

Sözden anlamak : Laftan anlamak.

Ters anlamak : Yanlış yorumlamak, doğru anlam vermemek.

Fehim : Anlama, kavrama.

İntikal : Bir yerden başka bir yere geçme, geçiş. Anlama, kavrama. Miras olarak babadan çocuğuna kalma. Öteleme. Geçişim.

Tefehhüm : Anlama.

Vukuf : Biliş. Anlama, bilme, bilgi.

Olay : Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka. Önemli tarihsel olgu, fenomen.

Önerme : Önermek işi. Kabul edilmesi için öne sürülen düşünce, teklif. Bir savı öne süren veya bir durumu dile getiren cümle, belli bir yorumda belli bir doğruluk değeri kazanan düzgün deyim, kaziye.

Bilinen : Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

Anlama ruhbilimi : Ruhsal süreçlerin betimleme yoluyla değil, sezgisel biçimde anlaşılması gerektiğini savunan Alman ruhbilim akımı.

Anlamaduk : Anlamaz, anlayışsız.

Anlamah : Telâkki etmek.

Anlamaklık : Anlama, kavrama.

Anlamaklu : Anlayışlı.

Anlamayu bakmak : Sezdirmiyerek bakmak, göz uciyle tetkik etmek.

Anlamazlıktan gelmek : bir şeyi anladığı hâlde anlamamış gibi davranmak. İlgili cümle: "“Anlamazlığa vuruyorum, teşekkür ederek ayrılıyorum daireden.”" A. Ümit.

Anlama ile ilgili Cümleler

  • Uzun zaman diliminde herkes öleceği için savaşların ve suikastlerin dünyayı çok fazla değiştirmediğini anlamak zor olmasa gerek.
  • Bir kelime başka dilden ödünç alındığı zaman, sık sık aynı anlama sahip olarak başlar; ancak her iki dilde de sürekli kullanımı ile, şimdi ayrı kelimeler farklı çağrışımları artırabilir.
  • İnsanın gerçekten yapmak istemediği bir sürü istekleri vardır, ve aksini düşünmek bir yanlış anlama olurdu.O onların istekler kalmasını ister, onların sadece onun hayalinde değeri vardır; Onların yapılması ona karşı daha şiddetli bir hayal kırıklığı olurdu. Böyle bir istek sonsuz hayat için istektir.Eğer onlar yerine getirilse, insan sonsuza kadar yaşamaktan tamamen usanırdı ve ölümü isterdi.
  • Sen karma şirkette söylediklerin konusunda daha dikkatli olmalısın. Ben sadece senin şaka yaptığını biliyorum, ama herkes anlamayacaktır.
  • İki kişiden biri dışarıdan yeni gelmişse ve içerideki ile konuşmadan evet anlamında kafasını sallarsa bu ne anlama gelir?
  • Ancak Japonya hâlâ diğer ülkeler tarafından yeterince anlaşılamamıştır, ve Japonlar, aynı şekilde, yabancıları anlamayı zor bulmuştur.
  • Bir kelimenin nasıl kullanıldığını tam olarak anlamak için, onun birçok farklı içeriklerde kullanılması gerekir.
  • Tatoeba ilkeleri altında, üyelerin sadece kendi anadillerinde cümleler eklemeleri ve/veya anlayabilecekleri bir dilden anadillerine tercüme yapmaları önerilir. Bunun sebebi de kişinin, anadilinde doğal olan cümle kurmasının çok daha kolay olmasıdır. Anadilimiz dışında bir dilde yazdığımızda ise kulağa tuhaf gelen cümleler oluşturmamız çok kolaydır. Lütfen cümleyi sadece ne anlama geldiğini bildiğinizden eminken tercüme ettiğinizden emin olunuz.
  • Siyahın ne anlama geldiği hakkında bir fikri olmayan birisi gerçekten de beyaz hakkında söz sahibi olabilir mi?
  • Zorbalık ciddi bir problemdir fakat onu saf dışı bırakmaya çalışmanın tamamen gerçekçi bir teklif olmadığını anlamak zorundayız.

Diğer dillerde Anlama anlamı nedir?

İngilizce'de Anlama ne demek? : n. understanding, knowledge, comprehension, apprehension, appreciation, drift, fathom, grasp, grip, insight, intelligence, prehension, realization, sense, uptake

Fransızca'da Anlama : compréhension [la], déchiffrage [le]

Almanca'da Anlama : n. Auffassung, Einsicht, Erkenntnis, Realisation, Realisierung

Rusça'da Anlama : n. понимание (N), постижение (N), усвоение (N), соображение (N), угадывание (N)